İngiliz bakan, Türkiye’nin Suriyeli mültecilere yaptığı yardımı gördü ve tabiri caizse utandı.ingilizler_insafa_geldi_h19876 Gaziantep ve Kilis’e Suriyeli sığınmacıların bulunduğu kamplarda incelemelerde bulunan İngiltere Uluslararası Kalkınma Bakanı Justin Greening, “Türkiye’deki kampları diğer ülkedeki kamplarla karşılaştırdığımız zaman Türkiye’nin çok başarılı bir iş çıkardığını rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.
Dün Gaziantep’e gelen İngiltere Uluslararası Kalkınma Bakanı Justin Greening bugün Kilis’te Suriyeli sığınmacıların bulunduğu kampı ziyaret ettikten sonra Gaziantep Havalimanı’nda bir basın toplantısı düzenledi.
Bakan Greening amacımız bugün Suriye’den gelen sığınmacıların durumunu yerinde görmekti. Türk devleti ve vatandaşların Suriyeli sığınmacılara gösterdiği yakınlık ve cömertliği bugün burada gördük. Bunları yerinde görürken bizlerde yapmamız gereken desteği sağlamak istiyoruz. Şunu da belirtmek istiyorum ki ziyaretimle birlikte Kalkınma Bakanlığı olarak yaptığımız yardımlara ek olarak 46 milyon İngiliz Sterlinlik bir kaynağı buraya gönderiyoruz. Bunu birlikte çalıştığımız sivil toplum örgütleri aracılığıyla sınır ötesi bölgedeki Suriyelilere ulaştırmaya çalışacağız. Yapılacağımız yardımın içinde gıda, barınak, tıbbi malzeme gibi malzemeler bulunuyor. Gördük ki Kilis bu krizden etkilenmiş önemli bir merkez durumunda. Burada gördüklerimiz İngiltere’nin konuya ilişkin yaklaşımında belirli olacak. Biz Suriyelilere yardım konusunda ara vermeden çalışmaya devam edeceğiz. Uluslararası topluma da konuyla ilgilenmesi için gerekli çalışmaları da yapacağız” dedi.
AB ülkelerinden yapılan yardımın yüzde 50’sinin İngiltere’ye ait olduğunu ifade eden Bakan Greening, “Tabi Türkiye’nin yaptığı yardım gerçekten çok büyük. Şuanda bir milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Bugüne kadar yaptığımız yardım 600 milyon İngiliz Sterlininin üzerinde. Bu bakıldığında şuana kadar İngiltere’nin herhangi bir insani kriz için harcadığı en büyük miktar” diye konuştu.
Türkiye’deki kamp şartlarının çok iyi olduğuna da işaret eden Bakan Greening, “Bundan 2 yıl önce Ürdün’da bulunan bir kampı ziyaret etmiştim. Daha sonra Lübnan’daki bir kampı ziyaret etti. Türkiye’deki kampları bunlarla karşılaştırdığımız zaman Türk hükümetinin çok daha bir iş çıkardığını rahatlıkla söyleyebilirim. Türkiye, Suriyelilere çok güvenli bir ortam sağladığı gibi ihtiyaçlarında tamamını gideriyor. En çokta kamptaki eğitim alanlarını çok etkileyici buldum. Tabi şartlar ne kadar iyi olursa olsun arzumuz bu insanların biran önce ülkelerine dönmeleridir. Ancak bu olana kadar bizde Türkiye gibi onlara destek vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Bakan Greening her fırsatta Suriye krizinin unutulan bir kriz olmaması gerektiğini bütün açıklamalarında dile getirdiğini ifade ederek, “Uluslar arası toplum olarak hep birlikte bu sorunun üzerine eğilmeliyiz. Sonuç olarak bu soruna siyasi bir çözüm bulmamız gerektiğine inanıyorum” dedi.
Türkiye’nin her alanda Suriyeli vatandaşlar için önemli katkılar sağladığını da belirten Bakan Greening, “Türkiye Suriyelileri barındırmasının yanı sıra sınır ötesi yardımların yerine ulaştırılması noktasında da sağladığı destekten dolayı Türkiye’ye teşekkür ediyorum. Türkiye bu çalışmayla da çok kritik miktarlarda insani yardımın Suriye’ye geçmesini sağlıyor. Türkiye insani yardımın bölgeye ulaştırılması noktasında da önemli bir rol oynuyor.
Basın toplantısında İŞİD’e katılan İngiltere vatandaşlarının da olduğunun hatırlatılması üzerine Bakan Greening, “İngiltere hükümeti olarak İŞİD’e katılan militanlardan dolayı büyük bir endişe duyuyoruz. Tabi şu da bir gerçek ki, İŞİD militanları sadece İngiltere’den değil bir çok ülkeden gidiyor. Biz şuna inanıyoruz ki Suriye’de krize yardım etmek isteyenler bunu İngiltere’de para toplayarak yardım toplayarak ta yapabilir. Yada çalıştığımız Sivil Toplum Örgütlerine destek olarak Suriye’ye yardım edebilirler. Bunu yapmayarak İŞİD’e katılan ve ülkemize tekrar dönenlere karşı çok sert yargılamalarını yapacağız. Bunu yapabilmemiz konusunda da gerekli kanunlarımızda var zaten. Diğer taraftan buda gösteriyor ki Suriye’deki sorunun sadece komşu ülkelerini değil uluslar arası bütün toplumların sorunudur. Sonuç olarak bu soruna uluslar arası bir çözüm bulmamız gerekiyor” diye konuştu.