4605

İnsanca, Özgürce, Kardeşçe Yaşam Umudumuz!

Dünyada ve Türkiye’de sermayenin hanesine daha fazla sömürü ve kar yazan emperyalist-kapitalist sistem, emekçi sınıflar ve ezilen halklar için daha çok yoksulluğa, işsizliğe, açlığa, savaşa ve ölüme neden oluyor. 10 milyon emekli ve 5 milyon asgari ücretl

OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer almaktadır.

 

Onlar Kazandıkça Biz Kaybediyoruz!

 

Kayıt dışılığın, kuralsız, güvencesiz çalışmanın, Taşeron ve İş Cinayetleri Cumhuriyetinin merkez üssü haline getirilen bir ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, tüm ezilenler olarak bu iki dünya arasındaki farkı her gün iliklerimize kadar yaşıyoruz.

Çünkü bizim ekmeğimiz her geçen gün küçülüp haklarımız, özgürlüklerimiz sınırlanırken sermaye büyüyor, bir avuç kapitalistten, rantiyerden, asalaktan oluşan mutlu azınlığın serveti büyüyor. Onların hayali gerçekleştikçe biz kaybediyoruz.

Tüm emek düşmanı sermaye iktidarları gibi AKP de yan yana gelmemizden, birlik olmamızdan korkuyor. Bunun için işçileri-emekçileri sermayeye köle,  halkı diktasına biat eden kul haline getirme hedefinde tüm ‘ustalığını’ göstermeye devam ediyor.

AKP, emek düşmanlığını gizlemenin yolunu; kamu emekçisiyle işçiyi, işçiyle işsizi, esnafla çiftçiyi, kadınları, gençleri karşı karşıya getiren politikalarında,

Anti demokratik baskıcı rejimin sürdürebilmenin yolunu ise aramızdaki, dil, din, etnik kimlik, kültür, mezhep farklılıklarını kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı siyasetini beslemek için kurduğu yeni komplolarda arıyor.

Biz işsizliğin, yoksulluğun pençesinde kıvranırken ülkeyi Trilyonluk KaçAK Saray’ından Anonim Şirket gibi yönetmek, baskı ve zordan beslenen yolsuzluk ve rüşvet düzenini  “Türkiye’ye özgü başkanlık sistemi” ile taçlandırmak için desteğimizi istiyor.

Oysa biz kamu emekçisi,  işçisi, işsizi,  kadını, genci, ezilen, yok sayılan, ötekileştirilen, yoksullaştırılan halklar olarak hepimiz iç içe geçmiş ortak sorunlar yaşıyoruz. Demokrasinin, adaletin, barışın, kardeşliğin, toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığı bir ülkede emeğin haklarından söz etmenin mümkün olmadığını her gün yaşayarak öğreniyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here