Kimi zaman günleri uzunken; kimi zaman da geceleri, soğukları, yalnızlıkları uzundur.
Güneşin gözlerimize, yüreğimize ve yalnızlıklarımıza vurduğu zamanlarda gölgemizin uzunluğu bile yanımızda sırdaş, kardeş, yoldaş olurken; gökyüzünü gri bulutlar, geceyi soğuk ayazlar kapladığında bir başınalığımız gelip de oturur içimizin yalnız kalmışlığına. Esen her yel bir yanımızı düşürüp, eksik yanlarımızı çoğaltır hep durmadan.
Sendeleyen düşmelerimiz bu soğuk, bu karanlık halimize müsrifçe dokundururken yalnızlığımızı, içimizden dilimize dökülemeyen sözleri duyar yüreklerimiz:
– Birileri olmalı hayatımızda…
Gökyüzündeki yıldızlar gibi karanlık zamanlarımızı aydınlatan, bir başınalığımıza yol, işaret, inşirah olan birileri olmalı..
En güzel rehberin yıllar sonrasına bile tavsiyesi olmuş, “Onlar göklerdeki yıldızlar gibidir” kelamını kuşatan birileri olmalı hayatımızda.

Hikâye gibi, şiir gibi, roman gibi
Biraz Ebu Zer, biraz Mus’ab, biraz Hatice
Yağmur gibi, damla gibi, deniz gibi
Uzaklardan ışıkları görülen loş şehir evleri
Yıldız, gece, ay …
Aniden önümüze çıkıp dalgınlıklarımızı şaşırtan bir şafak
Gün gibi, Güneş gibi
Altından geçmek için can atılan gökkuşağı
Yok gibi, zor gibi, var gibi
Durup dinlenilecek bir yudum sığınak
Can gibi birileri olmalı hayatımızda..

İşte tüm bunlara vesile olması niyetiyle yazılan BİZİMKİLER isimli kitabımız, okur yürekleriyle buluşmaya hazır.

Onlar “Bizimkiler”
Bizimkilerden Ebu Zer, Mus’ab, Bilal, Hatice, Rumeysa ve diğerleri…
Bizlerin göremediği âlemlerin Sultanını gören, onun ellerinden tutup ayak izlerinden yürüyen yarenler.
O’nu tanımadan önce bir hayatları olan, O’nu tanıdıktan sonrada önce yüreklerini ardından hayatlarındaki birçok şeyi değiştirip günlük yaşamlarına devam eden, yaşam içerisinde karşılaştıkları sorunları efendilerine danışıp, çözüm bulmaya çalışan yarenler.
Sanki bizden önce yaşayıp, deneyip, sıkıntı çekip, yaşamlarını güzel ömürler ile süsleyip bizlere örnek olarak sunan öncüler.
Hayatın her penceresinden bir yüz çıkıyor karşımıza, her yaştan bir ömür, her geceden bir yıldız… Ve “haydi!” diyorlar bizlere asırlar öncesinden, “haydi tut elimizden, safımıza sen de gel, aramıza sende katıl. Sen de söyle: Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın Resulü diye, sen de gözlerinin buğulu bakışlarının ardından gelen muştulu kelamları dinle bizim gibi, sen de al yüreğine, sen de yaşart gözlerini… Sana da söylüyor çünkü sana da müjde veriyor, sana da nasihat…”
Onları yakından tanıdıkça aramızdaki bağlar daha da kuvvetlenecek ve onları daha çok seveceğiz. Sonuçta onları tanıyıp sevmek hem dünyamıza hem de ahiretimize fayda verecek.
Onların Rablerine olan adanmışlıklarını ve Resulüne olan sevgilerini gördükçe yüreklerimizdeki eksikleri görüp, yaşamlarımıza çeki düzen vereceğiz. Hepsinden önemlisi onlar gibi ve onlar kadar sevmenin yollarını arayacağız.
Sevmek, gönüllerin antlaşmasıdır.
Nitekim Efendimiz bir gün yarenleriyle birlikte bir seferdeydi. Uzaklardan ağır adımlarla gelen bir bedevi, gür sesiyle “Muhammed!” diye seslendi. Resulullah sesin geldiği yöne tüm bedeniyle döndü ve usulca “buyur” dedi. Efendimizin etrafındaki sahabeler hemen o adama sesini alçaltması yönünde çıkıştılar.
Adam “ Vallahi ben sesimi alçaltmam” dedi ve Efendimize bakarak seslenmeye devam etti:
“Bir kişi bir topluluğu sevse ama o topluluğa yetişemese, bu kişi hakkında ne dersin?”
Ve Efendimiz ona şöyle buyurdu: “ Kişi kıyamet günü sevdikleriyle beraberdir.”

Evet, onları sevmeye ihtiyacımız var ve bunun için sebebimiz çok.
İstedik ki, bir sebep de elinizdeki bu kitap olsun. Okuduğunuz kelimeler, gördüğünüz yaşamlar, hissettiğiniz duygular onları sevmenize vesile olsun.
Ve bununla da kalmasın, yaşamlarınızda, gündüz ve gecelerinizde yolunu takip edeceğiniz yıldızınız, güneşiniz olsun.

İşte tüm bunlara vesile olması temennisiyle.
Kitaba kitapyurdu.com gibi internet üzerinden satış yapan kitap sitelerinden, herhangi bir kitabevine sipariş vererek getirterek, ya da yayınevini arayıp adresinize teslim şeklinde de temin edebilirsiniz. (Yayınevi tel: 0 212 635 99 19)
Okumak yüreğinize iyi gelip halsizliğinizin elinizden tutacak..
22.10.2013