Gaziantep’te çoğunluğu Üniversite öğrencisi olan bir grup genç idealist arkadaş İMECE adında bir kitap kafe açarak düşünce ve fikir çevresine yeni bir soluk getirdiler.Tamamen gönüllü yardımlar ve paylaşımlara dayanan mekanlarında her türlü fikir münakaşalarının yanında ödünç kitap alışverişinden ders çalışmaya,ödev hazırlamadan haftalık söyleşilere kadar geniş bir portföye sahipler.Bir gün öğrenci harçlıklarıyla birlikte yemek yiyorlar,başka bir gün suriyeli bir çocuk için yardım toplayabiliyorlar.Bütün bunları yaparken de politik hesaplardan,siyasal angajmanlardan da uzak duruyorlar.

Oldukça rahatsızlar.Yılllarca cemaatlerin,tarikatlerin,fanatik unsurların tasallutu altındaki dini alanın sığlığından,sahteliğinden,madde ve menfaat odaklı olmaklığından rahatsızlar.büyük iddialarla yola çıkan,geçmişin burnundan kıl aldırmayan sözde radikallerine,kapital düşkünü neo muhafazakarlarına tepkililer.Ve imkanların çığ gibi büyüdüğü , düşüncenin ise kar gibi eridiği ruhsuz,şuursuz ,işlevsiz yapılara itiraz ediyorlar.

İmece bir kafe.Ama paranın geçmediği bir kafe.Öğrencilerin harçlıkları ve mütevazi desteklerle yürüyor işler.Mekanda çok çeşitli kitaplar,dergiler okuyucusunu bekliyor.Duvarlarda Yılmaz Güney,Çhe Guevera,Ali Şeriati,Seyyid Kutup,Cemil Meriç;Aliya İ.Begoviç resimleri bir ufuk yolculuğuna çıkarıyor gelenleri.

islamcı düşünceyi yeniden aktif kitlelerle,gençlerle buluşturmaya azimliler bu arkadaşlar.Bunun için hemen kolları sıvamışlar.Popüler olmuşlar değil,hayatı bir şekilde islami çabalar içerinde geçmiş mütevazi ağabeylerden yardım ve destek alıyorlar.İmece’nin görece küçük ama anlamca büyük ortamında  İslamcılığın serüveni konuşulurken onlarca genç 3-4 saat soluksuz dinleyici olabiliyor.Bu söyleşiye hasbelkader bende Yusuf Kılıç beyle konuşmacı olarak davet edilmiştim.Kendi aramızda konuşurken en fazla 1 saatlik bir söyleşi tasarlamış ve izleyicilerin çabucak kalkacağını hesaplarken birden kalkmaz bilmeyen,ilgi ve merakla dolu sabırlı bir kitle bulduğumuzda bir hayli şaşırmıştık.

Geçen cumartesi Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Felsefe Hocası Sabri Genç Bey’in ”Kaygı İnsanının Dünya Nöbeti” adlı söyleşisi yapıldı. Sağdan soldan getirilen getirilen sandelyeler gelenlere yetmedi ve onlarca arkadaş -bay bayan-ayakta sabırla ve ilgi ile saatlerce programı izledi,katıldı,soru sordu.Gaziantep gibi Felsefe ve düşün aksiyonlarının sınırlı olduğu bir şehirde saatlerce felsefe sohbeti dinlemek muazzam bir duygu.

Bunu İmece hareketinin fikir mimarlarından Ahmet Şahin kardeşime de ifade ettim;Onlarca yemekli,eğlenceli davetlerin gerçekleştirildiği bu şehirde,saatlerce bir çay,bir su bile içmeden yüzü aşkın insanın pür dikkat ve sıkışık ortamda bir felsefi söyleşiye katılması çok büyük bir olaydır.Çay demişken sakın bu arkadaşlar çay ikramından kaçıyor sanılmasın.aksine imece kültürü ile para alınmadan günün her saatinde çay-kahve içilebiliyor mekanda.Tabii gelip gidenlerin katkı ve desteğine açıklar.

Seksenli yıllarda kitapevleri çevresinde oluşturduğumuz halkalar geldi aklıma.çay muhabbet ve kitap okumalarının sıkça tekrarlandığı bu mekanlarda islami fikirler neşvü nema bulur,sonra bir harekete,bir davaya dönüşürdü.

Bu genç arkadaşlar heyecan,samimiyet ve enerjileri ile eskide kalmış bu idealist hayali diriltirken,yenilikçi,sorgulayıcı,cesur , bağımsızlık,çoğulculuk,barışçılık,birlikte yaşama isteklilikleri  ile daha çağdaş,daha insani,daha realist bir çizgiyi takip ediyorlar.İslamcılığın vandalllar ve bezirganlar dolayımı ile örselendiği böyle bir zaman buudunda bu yeni arayış ve atılımı çok anlamlı ve hayırlı  görüyorum.

Tebrikler İMECE!

 

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here