Resim_1363965053Bu dünyada da ahirette de hesabının sorulacağı günlerden geçiyoruz. 21 Mart 2013 Türk ve Kürt Müslümaların amel defterlerine önemli bir gün olarak yazılacaktır.

Bu gün Cumhuriyet`in bir ironisine tanık oluyoruz.
Cumhuriyet kurulurken iki amaç koydu kendine:
1-Osmanlı İmparatorluğunun şahsında İslam Medeniyeti`ni terk ederek Batı Medeniyet dairesine girmek.
2-Osmanlı bakiyesinden Türklere dayanarak seküler, laik bir ulus-devlet inşa etmek.

Bu anlamda kendine iki de düşman edindi: Müslümanlar/İslamcılar ve Kürtler. Cumhuriyetin tarihi bunlarla mücadeleyle geçti. İlk önce ehlileştirmeye çalıştı. Direniş olunca; baskı, kıyım, tenkil her türlü maddi ve manevi tedip yöntemini denedi. Cumhuriyet tarihi bunun örnekleriyle doludur. Ama bütün bu süreçlerde unutulmayan amaç; bu kitleleri Batı değerleri ve amaçları adına EHLİLEŞTİRMEK VE ASİMİLASYON`du.

Kemalist Cumhuriyet, 90 yıldır bu amaçları gerçekleştirmek için mücadelesinden taviz vermeden devem ediyor. Ehlileştirmek, asimile etmek istediği kesimlere bakacak olursak; bu amaçlarını hakkıyla gerçekleştirdiğini görüyoruz. Şöyle ki; Müslüman kitleler hali hazır durumda İslami taleplerinden vazgeçmiş bulunuyorlar. İslam’ın bütüncül bir hayat nizamı olduğu konusunda tereddütler yaşıyorlar. Dini Kemalist ideolojinin sahiplendiği paradigmanın tarif ettiği gibi “religion” olarak görüyorlar. Fizik alemle ilgili tesbit ve talepleri olmayan, metafizik alanla, varsa öte dünyayla ilgilenen, mabede ve vicdanlara hükmeden bir din.

Bu gün Müslüman kitlelere vaziyet eden fikri, siyasi önderler İslam`ı bir referans olarak kabul etmiyorlar, halklarına çağdaş değerleri; demokrasi`yi, batılı anlamda insan hak ve hürriyetlerini, piyasa ekonomisini öneriyorlar. Kitleleri bu değerleri hayata geçirmek için mücadeleye çağırıyorlar. Müslüman halkların artık Tevhid, Ümmet gibi bir amacı kalmadı. Ulus-devletin amaçlarını İslami amaç olarak görebiliyor, bu amaçların peşinden giden kadroları destekliyor, bu kadroların amaçlarına eklemlenebiliyorlar. Bu durumu, Müslümanların sağ iktidarlarla yaşadıkları tecrübe üzerinden takip edebiliriz.

Bence Kemalist Rejim`in tek amacı vardı. O da, Müslüman kavimleri (Türk, Kürt, Arap, Çerkez v.s) İslam kültüründen uzaklaştırmaktı. Bunun böyle olduğu Türk ve Kürt halkının İslami değerler ve taleplerdeki seviyelerine bakılarak rahatça anlaşılabilir. 2013 Nevruzunda Kürtler`in kültürel, siyasi, ahlaki durumuna bakarak karar verebiliriz.

Kemalist rejim ulus-devlet oluşturacağım derken Müslüman Kürtlerden Kemalizmin muadili bir Apoizm türetti. Kürtleri asimile edeceğim derken kendine benzetti. Müslüman Kürtler artık Şeyh Said`in, Said Nursi`nin Halid`i Bağdadi`nin, Selahaddin Eyyubi`nin yolundan değil, Serok Apo`nun yolundan gidiyor, onu önder kabul ediyorlar. Geçenlerde Kürt kökenli bir yazar, (http://www.haberdiyarbakir.com/diyarbakir-ve-kurdistan-gencligi-sigara-alkol-ve-uyusturucu-1932yy/) Kürt gençlerindeki ahlaki yozlaşmadan yakınıyordu. Türklere bile dini öğretmede, tarikat önderliği yapmada örnek olan Kürt halkının geldiği durumu hep birlikte takip ediyoruz.

1985-1990 arası Diyarbakır`da Üniversite okuduğum yıllarda, Şehit Şeyhmus Durgun`un yakın arkadaşı Molla Şefik`in Ofis`teki kitapevinde yaptığımız sohbet aklıma geldi. Kitapevi, Ofis`te İstasyon Caddesi`nin başında bulunuyordu. Kitapevinin önünden Eğitim Fakültesi öğrencileri geçiyordu. Kız öğrencilerin durumunu gündeme getirerek: Erdalcığım, Diyarbakır ve Kürtler çok değişti. Batıdaki Müslümanlara yapılan bize de yapılıyor. Önceden Kürt kadınlarından birinin topuğu görünse halk o kadına “kötü kadın” muamelesi yapardı. Bak, şimdi ne hallere düştük, demişti. Bir de şimdi gidin görün Diyarbakır`ı, sahabeler şehrini.

Kemalizm 90 yıldır bu ülkeye hangi amaçlarla yaklaştıysa; Apoizm de aynı amaçlarla yaklaştı, Kürt halkına. Batıcılar, Sekülerler, Laikler ve onların Muhafazakar dostları sevinebilir, yaptıklarıyla övünebilirler.

Kemalizm ve Apoizm her ideoloji gibi görevlerini yaptılar ve tasfiye ediliyorlar. Artık Türkler de, Kürtler de İslamî amaçlardan uzaklaştılar. Onlar artık seküler amaçlar için, seküler liderlerin peşinden gidiyorlar. Bundan sonra; Demokratik Türkiye, Demokratik Ortadoğu için mücadele verecekler.

Ne ilginç bir ironi değil mi: Müslüman ve Kürtleri düşman ilan eden Kemalist rejim, dönüşen Müslümanlar ve Kürtler eliyle tasfiye ediliyor. Seküler Batılı ruhu mahfuz olmak kaydıyla.

Halklar nasıl irtidat ettirilirmiş, merak edenler T.C`nin, PKK`nin tarihine bakabilirler.

Helal olsun Kemalizme, Apoizme.
Veyl olsun Müslüman olduğunu söyleyenlere!

 

 

Venhar