İslami camianın Sivil toplumculukla (STK) imtihanı yada Kuzular yine sessiz-2

 
 
 
Baştan şunu söyleyeyim de, sonra ele kuzu, gardaşına kurt olan dindaşlarım beni yine silkelemesinler.
      İlk gençlik yıllarım da dahil, hiç gösterici, protestocu biri ol(a)madım. Katıldığım birkaç gösteriye de çok gönülden katılmadığımı itiraf edeyim. Bunda en büyük etken bir örgüt ve cemaat’in mahsus elemanı olmayışım olabilir. Birde gösterisi yapılan ya da protesto edilen konularda aysberg’in altını göremiyor olmaktan kaynaklı şüpheli durum sebep sayılabilir. Yoksa hamdolsun korkaklıkla çok alakam olmadı. Katılmadığım gösteri ve eylemlerden dolayı da devlet babanın hakim’lerine epey hesap verdim.
Böylesi bir giriş yapmama sebep olan asıl olay; Gaziantep’te faaliyet gösteren Merinos Halı fabrikasının, çalışanlarına namaz için izin vermiyor olması. Konu yeni gündeme düşmüş bir konu değil aslında. Çalışanların çok uzun zamandır yaşadığı ama ha çözüldü ha çözülecek umudu ile ötelenip duran bir mesele.
Dünden beri Merinos halıdaki yasağın serüveni haber sitemizde de, birçok yayın organında da değişik yönlerden irdelenmeye devam ediyor ve edecektir. Ama benim takıldığım konu bunların biraz dışında.
       Bu senenin şubat ayında Antep Press’te bir tartışma yaşandı. Tartışmanın konusu Sivil toplum örgütleri genelinde, cemaatler özelinde sosyal konularda yeterince gösterilmeyen tepkiler ve tepki gösterilen konuları kimlerin neye göre tespit ettiğine dair değişik mülazahalardı.
          O günlerde konu, lüzumundan fazla tansiyona sebep olduğu için sağlıklı ve yararlı bir sonuca ulaşmadı. Ama bugün durduğumuz nokta, işte tam da o tartışmanın ne kadar gerekli ve yerinde olduğu gerçeğini bize hatırlatıyor.
          İslami camianın ya da cemaatlerin elinde tuttuğu STK’lar namaz yasağına göstermediği tepkiyi neye gösterecekler Allah aşkına? Yoksa Protestonun muhatapları yerli olunca tadı olmuyor mu bu işlerin?
          Tamda bu noktada şubat ayında yazdığım yazının arkasında durduğumu bir kez daha hatırlatırım. Ve o gün tepki gösteren okuyucu kardeşlerimizi de bir kez daha bu konuyu düşünmeye davet ederim. (Arzu edenler 14.02.2010 tarihli “Kuzular yine sessiz” başlığı ile yayınlanan yazıma bakabilirler )http://www.anteppress.com/Yazar/Osman-Islamoglu/Kuzular-yine-sessiz.php
        Konu Gazze olursa, Çeçenistan olursa tamam, ama konu Milli Eğitim olursa, Belediye olursa, ya da Merinos halı olursa ses yok. Bu hakikaten anlaşılabilir bir şey değil !
        Yazıyı bir hatırlatma ile bitireyim. Sizi herhangi birisi gösteri ya da yürüyüşe çağırırsa, yaşadığımız şehirde ya da ülkede de protesto edilmeyi bin kez hak eden konularda da neden gösteri, yürüyüş ya da protesto yapmadıklarını sorduktan ve cevabını aldıktan sonra o gösteriye gidin.

          İlgilisine not: “Siz ne yapıyorsunuz, çok biliyorsanız bir dernek yada vakıf kurup siz doğrusunu yapın” türü mantık fakiri yorum ve dokundurmalara kapalı olduğumu peşinen söyleyeyim de o kardeşlerim yorulmasın.
09.12.2010

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here