Resim_1321626815Kurban Bayramı`nda Libya`ya giden Gaziantep İHH Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Eğitimci Remzi YILMAZ, Libya izlenimlerini izlenimlerini okuyucularımızla paylaştı:
 

Anteppress – Makale

KURBAN İZLENİMLERİ
İHH-LİBYA-2011

 

Yaklaşık son 9 ayını çatışmalar ve iç savaş ile geçirmiş, Kuzey Afrika ülkesi Libya’ya İHH ekibi olarak hareket etmek üzere uçağa bindiğimizde ilk izlenimlerim çok iç açıcı değildi. Yolcuların büyük bir bölümü Libya vatandaşlarından oluşuyordu. Uçak içerisinde alıştığımız düzen ve sessizlik yerini düzensizlik ve kural tanımamazlığa bırakmıştı. Kalkışımızdan yaklaşık iki saat sonra Bingazi havaalanına inişe geçtik. Bingazi Libya’nın ikinci büyük şehri, aynı zamanda bir liman şehri ve nüfusu yaklaşık bir milyon civarında. Libya ise yaklaşık yedi  milyonluk küçük bir ülke. Şehir kuş bakışı çöl renginde gözüküyordu. Geniş boş araziler yani hiçbir bitki örtüsünün olmadığı çöl arazileri. Uçağın tekerleri yere değdiğinde içeride tekbir sesleri yükselmişti. Uçaktan indiğimizde bizleri tamamen amatör görünümlü havaalanı görevlileri karşıladı. Uçağın yerini yönlendiren görevliden, pasaport kontrolünü yapanlara kadar tüm görevlilerdeki ortak noktalar ağızda  sigara, kıyafetler pejmurde, saçlar bol  jöleli, güneş gözlükleri tam takım hatta içeride bile gözlüklü görevliler. Tam bir üçüncü dünya görüntüsü ile daha havaalanında karşılaşmıştık. Aslında iç savaştan yeni çıkmış, otoritenin hala sağlanamadığı bir ülkeden söz ediyoruz ve bu görüntüler kısmen de olsa normal karşılanabilir.

Kalacağımız otele doğru bir taksiye binerek yola koyulduk. Yol boyunca harap ve köhne yapıları, çöp yığınları, yer yer çatışma izleri taşıyan yanmış yapıları, duvarları süsleyen birbirinden ilginç sprey grafik çizimleri, hepsi Kaddafi’yi küçümseyen, hakaret içerikli, orijinal çizimlerdi, ve solganlar ve tamamına yakını hurda görüntüsü veren otomobiller…

``

Yol boyunca en çok karşılaştığımız slogan ise baltalı ve tüfekli bir Trablus’lu vatandaşın fotoğrafının altında İngilizce yazan şu ifadeydi. “We have a dream” (Bir hayalimiz var) ve akabinde “Free Libya” (Özgür Libya)  Yine istisnasız tüm slogan ve şehit fotoğraflarının bir köşesinde Ömer Muhtarın o bildiğimiz heybetli resmi. Yani Senusi Krallığı ve Kaddafi diktatörlüğünün unutturmak istediği Ömer Muhtar Libya halkının yüreğinde yaşamış ve özgürlük mücadelelerinin ilk günlerinden itibaren adeta devrimin görünmeyen lideri olmuştur. Halk onu yaklaşık 90 yıldır sakladığı yüreğinden çıkarıp duvarlara, afişlere, otomobil camlarına v.b. yerlere taşımış.

Libya da bir kez daha  şu gerçekle yüz yüze geldim ki oda eğer haklı bir dava için, özgürlük ve adalet adına onurlu bir mücadele verirseniz düşmanlarınız bedeninizi yok ede bilir, mezarınızı gizleyebilir ve hatta ülkenin en ücra bir yerine taşıyabilirler. Ama sizin özgürlük ve hak mücadelenizin ruhu, fikri, idealleri, halkın yüreğinde ölümsüzleşir. Özgürlük ve hak mücadelesinin Libya’daki sembolü Ömer MUHTAR öyle görünüyor ki bundan sonra hem yüreklerde hem de sokaklarda yaşayacaktır.

Ancak burada şu noktanın da altı çizilmelidir bir lidere yönelik aşırı sevgi ve saygı onu kusursuz, hatasız algılama yanılgısını da her zaman beraberınde taşıyan bir risktir.
İHH adına kurban organızasyonu çerçevesinde üçü medya temsilcisi üçü de İHH yardım koordinatörü olmak üzere altı kişilik bir ekiple Bingazi’ye geldik ekip başı İzmir İHH derneğinden Harun AKTÜRK İstanbul İHH dan M. Salih BULGAN ve Gaziantep İHH derneğinden ben Remzi YILMAZ.

İHH bu yıl yaklaşık 95 ülkede kurban organizasyonu düzenledi. İHH halk ayaklanmasının başladığı 15 şubat 2011 tarihinden bir hafta sonra Libya’ya ulaşmış ve o günden beri sürekli olarak başta Bingazi, Mısrata, Sirt’ te ,El Beydaa,  Tropoli(Trablus) ve Ejdebiye olmak üzere her bölgede öncelikle acil yardım faaliyetleri yürütmüş yaralıları İzmir ve İstanbul’da tedavi ettirmiş, Türk vatandaşlarının Libya’dan tahliyesinde  yardımcı olmuş ayni yardımları Libya halkına ulaştırmıştır.

``

İHH Libya Bingazi’de Türkiye’den yardım faaliyetlerinde bulunan tek sivil kuruluştur, Türk kızıl ayıda sağlık hizmetlerine devam etmektedir. Burada İHH Libya kordinatorü Rafet AYDOĞDU abiden söz etmeden geçmek haksızlık olur, Rafet ağabey yaklaşık 25 yıldır Tropolı’de ikamet eden ve bir özel holdingin personel müdürlüğünü yapan ayaklanmalar başlayınca İHH görevlisi olarak Bingazi’ye yerleşen son 8 aydır İHH nın Libya’daki yardım faaliyetlerini koordine eden , vefakar bir insan. Rafet ağabeyimizin Libya ve Türkiye halkları arasındaki kardeşliğin pekişmesindeki ve Türkiye Libya Hükümetleri arasındaki iletişimin sağlanmasında üstlendiği rolü ve başardıklarını anacak Bingazi sokaklarını dolaştığınızda ,şehrin yöneticileriyle görüştüğünüzde ve özellikle Şuheda meydanını gezdiğinizde açıkca görebiliyorsunuz. Şuheda meydanında Libya’nın yeni bayrağının dışında dalgalanan tek yabancı ülke bayrağı Türk bayrağıydı, Yine Ömer MUHTAR’ın kurmuş olduğu ve dolayısıyla halkın büyük bır saygı duyduğu Nadi el Ehli spor kulübü şehitler sergisinde İHH nın özel bır sergisinin olması meydanın hemen yanı başında İHH tabelasının asılı olduğu irtibat bürosunun olması , Geçici  Ulusal Konseyi Başkanı Sayın Mustafa Abdulcelil ile olan görüşmemizi organize etmesi, Türkiye baş konsolosu Sayın Ali DAVUTOĞLU ile eş güdümlü çalışmaları, Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımızın  Bingazi ziyaretlerinde organizasyona ortak olması vb tüm bunları çok az sayıdaki bir ekiple yapması onun bu satırlar aracılığıyla ifade edilmesini gerekli kılmıştır.
Cuma günü Cuma namazını Bingazi’deki Şüheda meydanında kıldık.  Akabinde kurbanlıkları almak üzere hayvan  pazarına doğru yola koyulduk. Hayvan pazarı doğal olarak çok kalabalıktı. Orada hayvan satıcıları ile pazarlıkları yapıp kurbanları almak üzere anlaştık. Ancak üzerimizdeki İHH giysilerindeki Türk bayrağı amblemini gören bazı Libya vatandaşları bizlere yarı Türkçe  yarı İngilizce ile selam veriyorlar, Erdoğan very gut, Tayyip kuveys , miya miya v.b. ifadelerle selamlıyorlar.  Ya  da yanımıza gelen bir petrol mühendisi olan Muhammed gibi bizimle Türkiye ile ilgili, Libya’nın geleceği ile ilgili ayak üstü konuştuğumuzda oluyordu. Orada gözlemlediğimiz bir çok Afrika ve Ortadoğu ülkesinde olduğu gibi Türkiye’ye ve Başbakana yönelik bir sempati ve sevgi var. Ancak hükümetin ilk 1-2 haftalık tavrını eleştiriyorlar ama daha sonra halkın yanında olması bizleri sevindirdi diyorlar.  Bu kısa ayak üstü sohbetlerden sonra oradan ayrılıyoruz.

``

Arefe günü kurbanlıkları alarak bir çiftliğe yerleştirdik. Bayram namazını kılmak için yine Şüheda meydanına gittik, nispeten serin bir havada bayram namazını eda ettik. Namaz çıkışında bir grup Türk vatandaşı yanımıza gelip bizlerle selamlaştı. Tabi  yanımızda İHH Libya koordinatörü Rafet ağabey elinde Türk ve Yeni Libya bayrağı ile meydanda olduğundan onların dikkatini çekmişti. Gemi mürettebatı idiler ve onlar da limana yakın olan bu meydanda namaza gelmişlerdi. Ekibimizi Aspendos isimli gemilerinde kahvaltıya davet ettiler.  Bizler meydanda biraz kalarak oradaki ahali ile bayramlaştık. Kısa değişik ulusal ve uluslararası bazı tv ropörtajları oldu. Daha sonra kahvaltı ve tanışma amacıyla gemiye gittik. Orada  İzmirli olduğunu öğrendiğimiz genç kaptan ve ekibi bizi sıcak bir şekilde karşıladı ve çeşitli ikramların olduğu ama daha çok hoş sohbetlerin yapıldığı bir zaman geçirildi. Mürettebat ülkeden  uzakta ve denizde idiler. Kaptan genellikle bizim bayramlar hüzünlü geçer diyordu. Ama bu defa Türkiye’den bir yardım ekibi ile bayramlaşmak nasip oldu ve mutluyuz diyordu. Gemi mürettebatı ile ekibimiz bayramlaşarak  oradan ayrıldık. Daha sonra kurbanları keseceğimiz Şüheda meydanındaki  Ömer Muhtar’ın kurduğu  spor kulübüne gittik. Kulüp üyeleri ile birlikte tekbirler eşliğinde kurbanları keserek poşetleyip dağıtıma hazır hale getirdik. Kurbanlıkların bir kısmını ikindi sonrası El Beydaa şehrine bir kısmını da Ejdabiya şehrine ekipten arkadaşlar götürdü. Öğleden sonra poşetlenen etleri Türk ve Libya bayrakları ile süslenen araçlar vasıtasıyla yanımızda CNN Türk ve HaberTürk’ten muhabir ve kameraman arkadaşlarla birlikte mahallelere çıkıp ev ev fakir, muhtaç ve şehit ailelerine dağıtımını yaptık.
Bayramın 2. Günü kalan kurbanlıkları kesip poşetleyerek şehrin kenar mahallelerinde bulunan Filistin’li ve Bangladeş’li ailelere yine kapı kapı gezerek dağıtımını yaptık. İkinci gün öğleden sonra Türkiye Başkonsolosu Ali DAVUTOĞLU ile görüşmek üzere konsolosluğa gittik, orada Başkonsolos  DAVUTOĞLU ve  konsolosluk çalışanları ile bayramlaştık. Türkiye- Libya ilişkilerinin geleceği, İHH’nın yaptığı yardım faaliyetleri hakkında konuşuldu. Tabi İHH Libya’da ayaklanmaların başladığı tarihten itibaren bulnduğu için ve çalışmalardan konsolosluk ve Büyükelçilik haberdar oldukları için yakınen  faaliyetlerden haberdardılar.

Başkonsolos İhh’nın Libya’da yaptığı çalışmaların Türkiye ile Libya halkı arasındaki kardeşlik bağının güçlenmesine büyük katkılar sunduğunu  ifade etti. Bu çalışmalardan dolayı bir kez daha teşekkürlerini belirtti. Karşılıklı temenniler ve ortak çalışma dilekleri ile ziyaretimiz sonlandı.

Üçüncü gün saat 10.00  civarında  Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa ABDULCELİL ile bir görüşmemiz oldu. M. ABDULCELİL İHH’nın Libya halkına yönelik yaptığı çalışmalardan ve Türk halkının yaptığı yardımlardan dolayı minnettar olduklarını ve bundan sonrada kardeş Türkiye halkı ile olan güçlü bağların daha da gelişeceğine inandığını ifade etti. Yine Libya’nın yeniden inşaasında Türkiye’nin aslan payını alacak ülkeler arasında olacağını belirtti. Karşılıklı iyi dilek temennileri ile oradan ayrıldık.

``

İHH Libya gibi bu yıl 95  farklı ülkede “ Bir Kurban Kadar Yakın” sloganı altında Kurban kesimleri yaparak o ülkedeki özellikle mağdur insanlara dağıtımını gerçekleştirdi. Tabi İHH İnsani Yardım Derneğinin faaliyetleri sadece kurban organizasyonu ile sınırlı değildir, Bir çok ülkede yetimhaneleri vardır. Özellikle Afrika ülkelerinde 100 TL’lik bir bağışla bir insanın gözünü açan katarakt ameliyatları yaptırmaktadır, su kuyuları açmaktadır, tarımsal faaliyetler için ekipman desteği sunmaktadır, her ülkenin özelliğine göre yapacağı yardımları projelendirip uzun vadeli çalışmalara imza atmaktadır. Ayrıca İHH sadece yardım yapmakla kalmıyor, kalıcı eğitim faaliyetleri için okul yapımı, öğretmen  istihdamı, cami yapımı v.b. çok çeşitli faaliyetlerde bulunmaktadır.  Tüm bu çalışmaların ayrıntıları www.ihh.org.tr adresinden takip edilebilir.

Son söz olarak, İHH aslında dünya ülkeleri ve özellikle halkı Müslüman olan ülkelerle Türkiye halkı arasında çok güçlü, derin bir kardeşlik bağı kurulmasına vesile oluyor. Yine küçük bağışlarla dünyanın çok farklı bir ülkesindeki kardeşlerinize ulaşma imkanı İHH aracılığı ile mümkün oluyor. Örneğin yapacağınız 100 TL’lik bir bağış ile 40 hatta 60 yıl gözleri kapalı bir insanın gözlerinin açılmasına vesile oluyorsunuz ya da her gün 7-8 kilometrelik mesafeden su taşımak zorunda kalan bir çocuğun okula gitmesine vesile olabiliyorsunuz v.b. Yani bu kardeşlik ve insanlık kervanına katkı sunmak her birimizin ihtiyacı olan bir husustur diye düşünüyorum.

 

 

Remzi YILMAZ

Gaziantep İHH Derneği Yön. Kurulu Üyesi

Anteppress