57706_mehmet-devecinin-yeni-kitabi-bizimkiler-cikti1

Siyah bir poşetin içine doldurulmuş toprağın içinde duruyordu. Sahibi onu alıp bir duvar kenarına yasladı. Yere koyduğunda yaprakları sallandı.

Titredi usulca. Ürpermiş gibiydi. Sıkılgan bir hali vardı. Beton zeminde bir emanet, bir yabancı gibiydi. Siyah poşetin içinde de…

Hani bir yolcu telaşı vardı sanki. Bir an önce gitmek istediği yerleri olan yolcu telaşı.  Buralara ait olmadığı zaten belliydi. Uzaktan onu görünce duramadım yerimde.

Yanına gittim. Korktun mu sen? dedim. Sessizdi. Bu sessizliği kendine ne de güzel yakıştırmıştı. Yapraklarında gezdirdim gözlerimi.

Ne güzelsin sen, dedim.

Yeşilin en içli tonunu, yaprakları ikiye bölen damarlarını, incecik gövdesini izledim. Sonra diğer dalına, sonra diğerine.

Nasıl da güzel büyümüşsün sen öyle, dedim. Nasıl da serpilmişsin bu poşet içinde bile. Yaprakların, henüz daha kısacık olan köklerin;  kabul edeceğin, sevip içinde yaşayabileceğine emin olduğun bir belde, bir avuç daha fazla toprak bulduğunda kim bilir nasıl da sevinip, serpilecek, derine daha da derinlere dalıp, mutluluğunu dallarında açan limon çiçekleriyle belli edeceksin dedim.

Utandı mı? Bilmiyorum. Utanmasa daha iyiydi. Neşe temsiliydi açan yaprakları çünkü. Utangaç hali hiç iyi durmazdı suretinde.

Bir tanıdık, bir özlem, bir müjdeli haber gibi baktım ona. Yutkunmak da vardı içinde gülümsemek de.

“Bahçeye dikecem” dedi yaşlı amca. Bahçe, deyince bu özlemin adını hatırladım. Bir bahçem yoktu. Beton dolu şehirde yaşayan herkes gibi benim de bir bahçem yoktu. Bir küçük saksım belki… Ne çok severdim bahçeleri, toprak kokusunu, yine toprağın bağrından yetişen her şeyi…

Sonra onun bahçedeki hali geldi gözlerimin önüne. İstemesem de geldi kendiliğinden.  Uzunca boyluydu yaşlı amca. Ona bakınca bu limon fidanını gördüm sanki onda.  Onun gibi olacaktı o da. Çok uzun olmazlardı limon ağaçları gerçi ama ne de güzel açarlardı meyve dolu kollarını.

Amca da öyle duruyordu eşinin yanında. Limon fidanının yanında.

Sonra teyzeye baktı yaşlı amca.

Gülümsedi de.

Şöyle dedi bir de,

-Teyzen limonu seviyor…

 

Bir Küçük Not:

14 Aralık Pazar saat 12:00’da Adana’da okurlarımızla buluşuyoruz

Söyleşi ve İmza günü

Yer: Ülfet Derneği…

Alsaray iş merkezi. Kat 5

 Büyük Postane karşısı

Seyhan / Adana

 

RADYO PROGRAMI

 

– Barış fm

– 13 Aralık Cumertesi

 – Saat 14

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here