14 Şubat 1992 tarihinde, şair, yazar, fikir adamı Mehmet Akif İnan öncülüğünde kurulan Eğitim-Bir-Sen, azim, kararlılık, fedakârlık, sebat, gayret, dua ve başarı manzumesi olan 22 yılı geride bırakmış bulunuyor.

 

Eğitim-Bir-Sen, genelde, insanlık tarihiyle eş hak-batıl mücadelesinde hakkı tahkim ve tavsiye etme görevini yerine getirmek, ait olduğu medeniyetin değerlerini muhafaza ve müdafaa etme amelinin bir unsuru olmak, iyilikleri önermek ve kötülükleri önlemek; özelde ise, eğitim çalışanlarının hak ve menfaatlerini koruyup geliştirmek üzere kurulmuştur. Başka bir ifadeyle, Eğitim-Bir-Sen, üç yüzyıl fiziki olarak geriye çekilen, yüz elli yıl da ruhuna yönelen saldırılar karşısında içine kapanan milletimizin ‘kaybettiğini kaybettiği yerde arama’ gayretiyle eğitim sahasında milli bir duruş meydana getirme, bu milli duruşu ise özündeki ateşi harlandırarak bütün yurt sathına yayma düşüncesinin tezahürüdür. Enerjisini, gücünü, imkânlarını milletten alan ancak milletin tam karşısında konumlanarak milletin ruh kökünü tahrip etmeye yönelen askeri, siyasi, muvazi her türlü yapının çağdaş metotlarla millete kurabileceği tuzaklar karşısında uyanık olmanın ve gerektiğinde saldırıları püskürtmenin zinde gücüdür Eğitim-Bir-Sen.

Milletin safında, milli bir duruşla değerleri savunan, çalışanların hak ve menfaatlerinin korunup geliştirilmesine çalışan Eğitim-Bir-Sen’in geçmişte çalışanlarla kucaklaşmasının önüne çeşitli engeller çıkarılmıştır. Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in, “Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz” dizesinde ifade ettiği vasatta pek çok sıkıntıyla karşı karşıya kalan ama bütün zorlukları aşan Eğitim-Bir-Sen, siyasal ve bürokratik destekle mesafe kat eden, vicdanlara pranga vuran sendikalar karşısında verdiği varlık mücadelesinden başarıyla çıkabilmiş ve Türkiye’nin en büyük sendikası olmayı başarmıştır. Yukarıdan aşağı doğru teşkilatlanan yapıların tersine tabandan tavana doğru teşkilatlanan yapısıyla çalışanların temsilcisi olmayı hak eden Eğitim-Bir-Sen, vicdanların sesi, kazanımların ise adresi olmuştur.

 

Ülkemizin demokratik standartlarının yükseltilmesi, demokratik teneffüs alanlarının artırılması, millete tuzak kuranların oyunlarının bozulması doğrultusunda meydanlara çıkarak “Hâkimiyet milletindir” diye haykıran Eğitim-Bir-Sen, ekmeğin ancak özgürlükle birlikte büyütülebileceği anlayışını benimsemekle kalmamış, özgürlükler konusunda yol açmak ve yol almakla özdeşleşmiştir.

 

“Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim” diyen Mehmet Akif Ersoy’un manevi mirasçısı olduğunu her dem dile getiren Eğitim-Bir-Sen, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil ve ‘Yedi Güzel Adam’ eliyle tevarüs ettiği medeniyet mirasının bir gereği olarak, Türkiye’de ve dünyanın herhangi bir köşesinde ayağına diken batan insanın acısını yüreğinde hissetmenin zaruretine inanmış, depremzedelerin, afetzedelerin, zulme maruz kalanların daima yanında olmayı bir görev kabul etmiştir.

1378012_637450689641151_1756522712_n

 

Eğitimi milletin topyekûn uyanışının manivelası olarak değerlendirerek, mutlu ve müreffeh bir Türkiye idealine yerli fikirlerle katkı sunma mücadelesi olarak değerlendirdiği yolculukta geride bıraktığı 22. yılda kendisinden beklenenleri gerçekleştirmeye devam eden Eğitim-Bir-Sen, 23. yılda da özlük ve özgürlük mücadelesinde yeni kazanımlar ortaya koymaya devam edecektir.

1897016_705845056135047_623414029_n

 

Mehmet Akif İnan’ın, “Türkümüz dünyayı kardeş bilendir/Gökleri insanın ortak tarlası” dizesindeki anlayışın da gereği olarak, alın teri ve gözyaşının renginin aynı olduğu gerçeğinden hareketle tüm çalışanları kucaklamaya devam eden Eğitim-Bir-Sen’i zirveye taşımakla kalmayarak, zirveden yeni ufuklara yol alması için emek, ömür ve gönül verenlere teşekkür ediyoruz

– See more at: http://www.egitimbirsen.org.tr/manset-haberleri/22-yillik-bir-irfan-hareketi-ve-fazilet-mucadelesi-egitim-bir-sen-/2527/#sthash.PMyDrGSH.dpuf