ramazan-devecinin-annesi-haci-ayse-deveci-vefat-ettid6602b6ca529107d60e9

İslahiye’ nin ender mütefekkirlerinden ve yazarımız Ramazan Deveci’nin Annesi Hacı Ayşe Deveci Vefat etti.

Bir insan sevdiklerini nasıl nefsine tercih eder ve kendi ihtiyacı varken onu başkaları ile nasıl paylaşır. Onu da annemin yaşamında gördüm. Onun anneliği Fatıma annemizin fedakarlığından izler taşıyor bizlere fedakarlığı yaşayarak öğretiyordu.

Diyaliz Hastası Olan Ayşe Deveci 26.03.2014 Tarihinde Gaziantep 25 Aralık Hatenesinde Katertel Taktırmak için ameliyat olurken Kalb krizi geçirerek vefat etti.

Ayşe Deveci 27. 03.2014 Perşembe günü İslahiye Mezarlığına defnedildi.

Merhuma Rabbimizden Rahmet. Genel yayın yönetmenimiz Ramazan Deveci’ye ve merhumun ailesine Rabbimizden sabırı cemil diliyoruz.

 

Ramazan Deveci Daha önce yayınladığı bir yazısınde Annesini Şöyle anlatmıştı.

 

Annem hep şükreden, rabbine kul olarak dua eden ve rabbini zikir eden bir kul oldu. Ve hep şöyle dedi; Allah’a gereği gibi ibadet edemiyoruz, acaba ibadetlerimizi kabul eder mi? Yeteri kadar ilmi yok belki ama öğrendiği her şeyi yaşamaya çalışan bir yüreği, bir gayreti vardı.

 

Tasvvufta nefsi terbiye ederek öldürmek diye bir tabir vardır. Nefsi öldürmek ne kadar mümkündür bilmiyorum ama annem kadar nefsini egosunu öldürmüş ikinci bir insan bilmiyorum.

 

Bir insan sevdiklerini nasıl nefsine tercih eder ve kendi ihtiyacı varken onu başkaları  ile nasıl paylaşır. Onu da annemin yaşamında gördüm. Onun anneliği Fatıma annemizin fedakarlığından izler taşıyor bizlere fedakarlığı yaşayarak öğretiyordu.

 

Her zaman mazlumların savunucusudur benim annem. Yanında birileri için aleyhte bir şeyler söylense hemen savunmaya geçer. Koruyucu bir melek gibi, bu yönü ile de Hz Fatıma’ya benzer. Annemin kucağına sığınmak bana müthiş bir rahatlık verir. Sanıyorum kaç yaşında olursak  olalım hepimiz sığınacak bir anne kucağını her zaman ararız.

 

Annem infak etmeyi çok sever. Önceliği yakınlarına vermekle birlikte her mazlumu gözetmek her fakire bir lokma ekmek götürmek ister. Biriktirdiği parasından nefsi için bir şeyler aldığı görülmemiştir. Onu ya hayrına verir yada evlatlarına, torunlarına yada yakınlarına harcar. Sahip olmadıklarına tamah etmez, sahip olduklarına her daim şükreder.

 

Akrabalarına da çok düşkündür. Öyle ki bazen bu düşkünlüğü milliyetçilik noktasına kadar gidebilir. Bu yönü ile Hz. Aişe’ye benzetirim. Ama ismi benzese de Aişe’nin kıskançlığının zerresi yoktur annemde. Dedim ama şayet rahmetli babam ikinci evliliği yapmış olsaydı tavrı ne olurdu bilemem. Çünkü Hz. Aişe’nin bize ulaşan kıskançlıkları Hz. Hatice annemize olan kıskançlıklarıdır.

 

Annemi gördükçe Peygamberimizin  “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisini daha iyi anlıyorum. Gerçekten annelerimizin ayaklarının altına paspas olsak yine onların haklarını fedakarlıklarını ödeyemeyiz. Onarlın haklarını ödeyemeyecek olsak da rahatızdır niye; Çünkü anneler evlatları ne kadar vefasız da olsa hep haklarını helal edici, hep evlatları için koruyucudurlar. Fedakarlığın ufuk noktasıdır annelik. Onun için Peygamberimiz “Annenin hakkı üç babanın hakkı birdir” demiştir. Bu bir anlamda babalara becere bilirseniz anne yüreği ile babalık yapın tavsiyesidir.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here