Bittabi söze teessüfle başlamak vacip oldu.
Niye mi?
Elbette şu merinos meselesinden dolayı.
İzah edeyim efendim!
Malum-u âliniz, Merinos Firması Türkiye ölçeğinde dile getirilen “Namaz yasağı uygulamasından vazgeçmezse Merinos’u boykot ederiz, protesto ederiz” tehditlerine aldırmadı.
Antep’teki 20 tane iri kıyım Gayri Resmi Cemaat Teşekkülü’nün (Şimdilerde buna Sivil Toplum Kuruluşu deniliyor) fabrika önünde gerçekleştirdiği 30 kişilik dev gösteriyi ciddiye almadı.
Bunun üzerine hem ANTEP PRESS ve hem de aziz okuyucularım elime ayağıma düştüler, “Medet ya Molla! Sevabına şu işe bir el atıver” diye yalvar yakar oldular.
Molla’nız kırmadı tabi.
Önce derin araştırmaların mahsulü olan bir fetva lütfetti.
Sonra bununla da yetinmedi.
Bir grup merinos koyunuyla uluslararası düzeyde ses getiren sembolik bir eylem gerçekleştirdi.
Bunun üzerine gidişatın vahametini fark eden Merinos Firması apar topar bir basın açıklaması yaptı.
Zira Molla’nız çok ağır konuşmuş, “Merinos Firması bu uygulamayı kaldırmazsa ipliğini pazara çıkarırım, ama şunu bilsin ki namazı yasaklayan bir firmanın ipliği beş para etmez” demiş; sonra da, gelecek seferki eylemde Fabrikanın etrafını merinos koyunlarıyla doldurmakla tehdit etmişti.
Hal böyle olunca Merinos Firmasının geri adım atması gayet tabi idi.
Yani tarafımızdan bekleniyordu.
Nitekim çok geçmeden Merinos yetkilileri, “Biz dine saygılı bir kuruluşuz, namaz yasağı asla söz konusu değildir; Cuma namazlarına servis bile kaldırıyoruz” mealinde bir basın açıklaması yaprak durumu kurtarmaya çalıştılar.
Her ne kadar bu basın açıklaması Türkiye’de ve dahi Antep’te pek ses getirmese de Batılı ajanslara bomba gibi düştü.
Bütün ajanslar ve televizyonlar açıklamayı “Mühim” notuyla geçti.
Zira Batılı haber ajanslarının bildirdiğine göre basın açıklamasının içinde “Molla’mızdan da özür dileriz! Kendisine zahmet verdik. Ellerinden öper, affını istirham ederiz” şeklinde bir cümle de geçiyormuş.
Batı medyası bu haberi “İşte Türkiye’nin eksenini kaydıran Molla” diye verdi.
Gel gör ki, bütün araştırmalarıma rağmen Türkiye medyasında yer alan metinde bu cümleye rastlayamadım.
Neden mi yok?
Sebebini izah edeyim müsaadenizle:
Malumunuz üzere ülkede bir “yandaş”, bir “yoldaş” bir de “Antep Press” diye tesmiye edilen üç tür medya var.
Yandaş medya ülkenin Batıdaki imajını düşünerek bu cümleyi sansürledi muhtemelen. Türkiye’nin ekseninin kaydığının bilinmesini istemediler. Zira kapitalist sermaye bir Molla’nın ellerinden öpüyorsa Türkiye’nin ekseni kaymış demektir.
Yoldaş medya ise “Türkiye şeyhler, dervişler ve mollalar ülkesi olamaz; Atatürk Türkiye’sinde bir mollanın eli asla öpülemez; mollalar İran’a!”, diyerek bu cümleyi sansürlemiştir kesinlikle.
Bunlar gayet anlaşılır şeylerdir.
Amma ve lakin bizim ANTEP PRESS niye “Merinos Molla’dan özür diledi” diye bunu manşete taşımadı, anlayamadım.
Bırak manşete taşımayı yandaş ve yoldaş medya gibi bu cümleleri basın açıklaması metninden bile çıkardı.
Aradım sordum tabi, Genel Yayın Yönetmeni muhterem Osman Efendi’ye…
Pek bir açıklama yapmak istemedi ilkin, lafı eveledi geveledi; belli ki ağır bir baskı altındaydı. Ama ısrar edince çözüldü; “Aziz Molla’m, lütfen aramızda kalsın ama derin bir müdahale var” dedi.
Hımm… Azıcık düşününce çözdüm olayı tabi ki.
Şüpheler sitenin ruhani lideri olduğu söylenilen Mustafa Yıldız’ı gösteriyordu.
Belli ki Molla’nın transfer olması dolayısıyla sitedeki ruhani otoritesinin azalacağını anladı.
Bu yüzen el altından Molla’nıza sansür uygulatıyor.
Belli ki diğer yazarları da yanına almış, kimsenin sesi çıkmıyor.
Şaşırmadım! Molla’nızın karizmasını kıskanmaları gayet tabi.
Bütün bunlar Molla’nızın beklediği şeyler.
Ama şu Antep’in Gayri Remi Cemaat Teşekkülleri (STK’ları) var ya!
İşte onlar beni hayal kırıklığına gark ettiler.
İnsan en azından iki satır bir açıklama yapar da Merinos’un geri adım atmasını sağladığı için Molla’ya teşekkür eder.
Ama nerde o anlayış?
Gel de teessüf etme şimdi!
ANTEP PRESS yazarlarının defterini dürdükten sonra bu STK’lara da bir el atsam hiç fena olmayacak?

 

18.12.2010