logo

Müslümanın yürek coğrafyasının sınırı olmaz!

Sokaklarında çırılçıplak yatırılan kızlar gördüm,

askeri birliklerde toplu tecavüz partilerinde heder edilmiş kızlar!

kuyulara atılap üzerilerine benzin dökülerek yakılan bebeler,

mescitlerde başından vurularak şehit edilen erler,

onurları zedelenmiş, hakir görülüp aşağılanmış nineler,

beyaz gelinlikleri kanlarla kirletilmiş gelinler,

gözaltına alınıp bir daha haber alınamayan yiğitler,

dinleri ve kültürleri yok edilmeye çalışılan koca bir coğrafya gördüm!

barış ve huzur içinde hayatlarını sürdüren Pataninin Budist Tayland Ordusunun işgaliyle acı dolu günler yaşanmaya başlandığını gördüm!

Dünyaya iyilik meleği gibi sunulan Budistlerin vahşiliğini,

yapılan yoganın yaydığı huzursuzluğu gördüm.

İster adını “ümmetin unuttuğu coğrafya”,

istersen “Asyanın Gazzesi” koy, ne fark eder ki!

Bir zamanlar reel politik davranmayan dergi ve gazetelerimiz bahsederdi oralardan,

memleketleri uzak, yürekleri yakın olan bu coğrafyalardan,

patani derlerdi, myanmar derlerdi; moro, bruma, arakan, türkistan derlerdi!

şimdikiler gibi politikacıların sadece sevin dediğini seven, ilgilenin dediğiyle ilgilenenler bilmez bu isimleri bilmez tabi!

 

Şimdi çok mu uzak oralar?

reel politik gereği gündeminizden çok mu uzak?

oysa müslümanın yürek coğrafyasının sınırı olmaz,

gözü kulağı her an her yerde olur,

acı çekenle acı çeker, ölenle ölür,

acıkanla acıkır, ezilenle ezilir!

ancak yılmaz, yıkılmaz, pes etmez, umutsuzluğa düşmez…

 

Kıymetli dostlar 25-30 Mayıs tarihlerinde Patani’ de olacağız inşallah.

İHH’ nın sınırları aşan hizmetlerini yerinde görme fırsatı bulacak,

dünyanın dört bir yanındaki iyilik kervanının bir yolcusu da biz olacağız.

dili, teni, havası ve coğrafyası farklı ancak kanımızdan canımızdan olanların evlerine komşu, yaralarına em, yüreklerine yaran olmaya ram olacak,

“insanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturunu katılaşmış kalplere nakşetmeye çalışacak,

körleşmiş gözleri açmak için on bin kilometre uzaklardan gideceğiz.

 

bir an bile olsa yüreğinizdeki iyilik melekelerinizi kaybetmeyin,

fakir ve yoksulu doyurmanın yüce hazzını,

yetimin başını okşamanın sonsuz huzurunu,

sofrasında kuru ekmeği olanın sofrasına çorba eklemenin mutluluğunu,

teni simsiyah olan çocuğa bembeyaz şekerler vermenin tadını hissedin…

Selam ve dua ile.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.