Resim_1388700522ANTEPPRESS-GAZİANTEP

Gaziantep İHH İnsani Yardım Derneği’nin sohbet kuşağının bu haftaki konusu, Devlet-STK ilişkileriydi. İlahiyatçı – Yazar Mustafa YILDIZ’ın sunumunda gerçekleşen etkinliğe yoğun ilgi gösterildi.

Meâl, şiir, yazı, kitap ve STK’lardeki çalışmalarıyla tanınan Mustafa YILDIZ, aile-cemaat-devlet kavramlarının insanlık tarihinin en eski kavramları olduğunu ifade ederek devlet kavramının Arapçadaki tedavül kelimesiyle anlam bağının olduğunu ifade edek kelimenin el değiştiren, el elden geçen anlamlarına vurgu yaparak sohbete başladı.

YILDIZ sohbetinde şöyle konuştu: “Modern devlet, toplumun tüm damarlarına nüfuz eden bir nitelikte. Eskiden aileye, eğitime karışmazdı.Kadim devlet insana bu denli müdahale etmezdi, edemezdi. Zira hem anlayışı hem de imkânı buna elverişli değildi. Bunlar sivil alana bırakılmıştı. “Sivil”i kullanırken -takdir edersiniz ki- elbette “askerî”nin karşılığı anlamında kullanmıyorum. Burada resmî olmayan anlamında…”

“Günümüzde devlet; aile, sağlık, eğitim, mimari… hepsinekarışıyor, kendi anlayışını dayatıyor.Modern devlet, hayatın her alanına nüfuz ediyor. Oysaki klasik toplumun iki sığınağı vardı” diyen Mustafa YILDIZ, bunları “Aşiret” ve “Cemaat” olarak niteledikten sonra modern devletin her ikisini de tasfiye ettiğini belirtti.

 

Günümüzdeki tartışmalar

YILDIZ konuşmasını şöyle sürdürdü:

“STK`ların modern bir örgütlenme biçimidir. Yani modern devlete ait örgütlenme biçimleridir. BBu yüzden ihtiyatla ele alınması gereken kavramlardır. izim geleneğimizde bugün STK`ların ifa etttiği görevleri daha çok Cemaatler ve vakıflar ifa ediyordu. STK’lar aslında sivil devlet kurumlarıdır. Bu ifadeyi, dini maksatlı STÖ’leri zan altında bırakmak için kullanmıyorum. Bunu, devletin güç temerküzü için söylüyorum, devletin beklentisi için ifade ediyorum.”

Türkiye`de -bazı klasik Cemaat ve tarikat yapılarını saymazsak – Cumhuriyet ile birlikte kıırılmaya uğrayan Cemaat anlayışı dolayısıyla yeni Cemaat oluşumları bir örgüt gibi yapılandı. Sadece son yıllarda Türkiye’nin biraz sivilleşmesi ile birlikte bu modern örgütler (cemaatler) kısmen STK’ya dönüştü. Yahut STK ağırlıklı çalışmaları yoğunlaştırdılar.”

“ Cemaatlere baktığımızda bu yapıların başı sonu belli olan, sınırları bilinen, illegal olmayan, herkesin tanıdığı, bildiği yapılar olduğu görülüyor. Oysa günümüzde her ne kadar bir kısmı STK`lar (vakıf/dernek) ile desteklenseler de  modern örgütler haline gelmekten kurtulamadılar.”

“O, demişse doğrudur” anlayışı, sivil örgütlerinde olmaz

“O, demişse doğrudur” anlayışı, sivil örgütlerinde olmaz. Bu, kabul edilebilir bir şey değil. Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi’nde müritlerine yaptığı telkinlerin izdüşümleridir günümüzdeki modern örgütlerin (cemaat) kimi tutumları. Bunu, ahlâkî anlamda söylemiyorum, hiyerarşik yapı, emir-komuta zinciri, aynı şeylerin hissedilmesi, aynı düşünme, aynı tepki anlamında ifade ediyorum…” diyen Mustafa YILDIZ şöyle konuştu:

 

“42 yıllık bir arkadaşım bir dostum  var. 40 mesele açılsa, tartışılsa 30’unda ihtilaf ederiz, farklı farklı tezler ortaya atarız. Ancak birbirimizi üzmeden, kırmadan…Oysa bazı Cemaatlerde biri Hakkari`den öbürü Edirne`den iki genç bir Cemaat`in evinde yahut yurdunda 2 ay birlikte kalıyor. Akabinde 40 meselenin 48 tanesinde aynı düşünüyorlar! Bu tip yapılar, modern STK ile kamufle edilmiş modern örgütlerdir. Cemaatlerde temel noktalarda birlikte düşünme elbette olur! Ancak bu kadarı tahayyül bile edilemez.”

“Modern bir örgüte dönüşen cemaatler insan unsurunu “devşirme usûlü” ile temin eder. Çocuğun geçmişteki bütün aile, aşiret ve arkadaş çevresiyle bağı minumum düzeye indirilir. Ona, bu dünyadaki ikbalinin de ahiretteki kurtuluşunun da Cemaat`e girip itaat etmesine bağlı gibi telkinedilir sürekli. Bu durum aynı zamanda “mistik anlatılarla” ve  “rüyalar“la desteklenir.”

YILDIZ sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’de ve başka birçok ülkede yapılar, belli bir güce ulaştığında küresel danışmanlar gelip onlarla görüşür. Vasat yapıların bir kısmı bakarsınız bir anda ulusal ölçeğe ulaşmış, yahut ülke dışına taşmış! O zaman mensuplar, tüm dünyayı ıslah etme fonksiyonunu kendi uhdelerinde görmeye başlarlar.”

Program sonunda katılımcılar birçok soru yönelterek,gündeme ilişkin fikir teatisinde bulundular.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here