Resim_1355705460ANTEP PRESS – Gaziantep

 

Abdurrahim Çelik tarafından hazırlanan “Kur`an`ın Gölgesinde” programının bu haftakı konuğu İlahiyatçı – Yazar Mustafa Yıldız idi.

Programda, “Modern Türkiye`de Ulemanın Tükenişi” konusu ele alındı. Ulemanın İslam toplumundaki rolünü ve Cumhuriyetle birlikte tasfiye edilişini anlatan Mustafa Yıldız, Türkiye Müslümanları için Ulemanın tükenişinin yol açtığı ve ileride yol açacağı telikelere dikkat çekti.

Alimler Peygamberlerin Varisleridir

``Mustafa`Ulemanın Peygamberin hem ilmi, hem ahlaki ve hem de siyasi varisi olduğunu ifade eden Mustafa Yıldız şunları söyledi: “Ulema bir yandan belli bir ilmi gelenek ve referans sistemi içerisinde dini hayatın sürdürülmesini sağlarken, öte yandan toplumsal ihtiyaçları dikkate alarak dini bilgilerin güncellenmesini sağlamıştır. Bunu yaparken Din`in referans sistemi içerisinde hareket etmeye özenle dikkat etmiştir. Karşılaştığı her tür yeni bilgiyi Din`in temel prensipleriyle çelişip çelişmediği zaviyesinden değerlendirmiş; sahip olduğu her bilgiyi Müslüman toplumun maslahatı doğrultusunda kullanmıştır. Din`in korunmasını öncelikle kendi uhdesinde görmüştür. Bu yüzden Din`e yönelik her tür fikri ve fiili saldırı ve tehdit öncelikli olarak karşısında Ulema`yı bulmuştur. Ulema Din`e yönelik herhangi bir saldırıya sadece fikren değil, gerektiği zaman fiilen de karşı durmuştur. Dolayısıyla toplum, her tür baskı ve zulüm karşısında herkes sussa da Ulema`nın konuşması gerektiğine inanmıştır. Herhangi bir haksızlığa ilk tepkiyi hep Ulema`dan beklemiştir.” 

Ulemanın Tasfiyesi Bir Devlet Politikasıdır

Osmanlı`nın Batı karşısında yenilgisiyle birlikte Ulemanın temsil ettiği değerler sisteminin de yenilgiye uğradığını söyleyen Mustafa Yıldız, “Bir anlamda yenilginin faturası Ulemaya ve Ulemanın temsil ettiği değerler sistemine kesildi, zira yenilen taraftaydı” dedi.

Cumhuriyet, kendi varlığını, yeni bir değerler sistemi üzerinde inşa ettiği için Ulemanın sahip olduğu referans sistemini ihtiyacı kalmadı” diyen Mustafa Yıldız, Cumhuriyet döneminde ulemanın tasfiyesinin bir devlet politikası olduğunu söyledi. Konuşmasında Ulemanın itibarsızlaştırılmasına ve tasfiyesine ilişkin örnekler veren Yıldız, “Bu baskılar yüzünden Ulema kendi varislerini yetiştirip, kendi ilmi geleneğini sürdüremedi” dedi. Mustafa Yıldız, günümüzde Ulemanın yerinin aydınlar, ilahiyatçı – akademisyenler ve kanaat önderleri tarafından doldurulduğunu, ama bunların hiç birisinin Ulemanın gerçek anlamda yerini dolduramayacağını söyledi.

Cemaatler Sorunun Farkında Değil

Günümüzeki müslüman cemaatlerin bu sorunun öneminin farkında olmadıklarını belirten Mustafa Yıldız, günümüzde, hem sayısal ````anlamda, hem siyasal anlamda ve hem de ekonomik anlamda önceki dönemlere göre daha güçlü olan Cemaatlerin Müslüman toplumun ulemasını yetiştirmeye yönelik hiç bir çabası olmadığını söyledi.

Cemaatler tarafından zeki çocukların seküler mesleki alanlara yönlendirildiğini, bu yüzden İslami ilimlerle vasat zekaların ilgilendiğini ifade eden Mustafa Yıldız,  “En zeki çocuklarını seküler mesleki alanlara yönelten Müslüman bir toplum Ulemasını Batı`dan mı ithal edecek?” diye sordu.   

 

 

Anteppress