Resim_1391465542ANTEPPRESS-ÖZEL HABER

Ömer Özmimar İmam Hatip Lisesinde görev yapan ve aynı zamanda Küçük Sanayi Sitesi Cami’sinde Müftülüğün izni ile gönüllü olarak vaaz veren Muzaffer Ceylan ile ilgili haberin düzmece olduğu ortaya çıktı. Kendisi ile ilgili düzmece haber yapan ve medyada yer almasını sağlayan Gaziantep’teki yerel gazeteye avukatı aracılığıyla tekzip metni gönderdi.
Tekzipte; hakkında yazılanların tamamen asılsız ve iftira olduğu, kendisinin Gazetenin iddia etmiş olduğu “Kızları Okula Gönderelim de fahişe mi olsunlar?” sözünü söylemediğini ve bunun kasıtlı bir çarpıtma olduğunu ifade etti.
Ceylan, tekzip metninde, haberin kötü niyetle servis edildiğini, düzmece olduğunu, hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadığını, bu düzmece haber ile ilgili hukuk önünde ve kamu vicdanında haber yapanlarla hesaplaşacağını ifade etti.
Avukat Ali İhsan ALKIŞ tarafından gönderilen tekzip metninde:
“Müvekkilim Muzaffer CEYLAN, uzun yıllardır eğitim camiasına emek vermiş saygın bir eğitimci olarak Ömer Özmimar İmam Hatip Lisesinde öğretmen olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda müftülüğün onayı ile Cuma günleri Küçük Sanayi Sitesi Cami’sinde gönüllü olarak vaaz etmektedir. 17 Ocak 2014 tarihinde kendisi hakkında yapılan haber çarpıtmalarla dolu olup gerçekleri yansıtmamaktadır.
Hiçbir şekilde kendisinin üslup ve ilmiyle bağdaştırılamayacak sözler ve düşünceler müvekkilime aitmiş gibi gösterilerek toplum nezdinde saygınlığının yitirilmesi amaçlanmıştır. Dinin temel referansları olan Kuran ve Sünneti öne çıkararak, toplumun doğru bilgilendirilmesini amaçlayan ve yaşamıyla örnek bir şahsiyet olarak gösterilen müvekkilimin bu tarz ucuz bir söylemle ilişkilendirilmesi, kişilik haklarına kasıtlı bir saldırı niteliği taşımaktadır. Herhangi bir kaynak veya belge gösterilmeden ve hiçbir dayanak belirtilmeden yapılmış olması, haberin maksatlı oluşuna dair kuvvetli bir delildir.
Hiçbir doğru bilgiye dayanmayan ve herhangi bir kaynağı bulunmayan böyle bir haberin hangi gazetecilik ahlakı ve ilkesiyle örtüşeceği hususu da kamuoyunun takdirine sunulmaktadır. Çamur at, tutmazsa izi kalır mantığıyla girişilen bu tarz haberlerin 28 Şubat’tan kalma bir alışkanlıkla yapıldığı ve aynı amaçları taşıdığı malumun ilanıdır.
Haberin hiçbir şekilde araştırma zahmetine girilmeden yapılmış olması, siyasi amaçlar taşıdığı ve toplumu kutuplaştırmayı hedeflediği şüphesini güçlendirmektedir. Gazetecilik ve genel ahlak ilkeleri ile bağdaşmayan bu tavrından dolayı Gazeteyi, sorumlu davranmaya davet ederken tekzip ve düzeltme metnimizi saygıyla kamuoyuna arz ederiz” denildi.

Yapılan tekzipten; bu asılsız haberi yapan ve sayfalarına taşıyan gazetelerin, köşelerine konu edinen yazarların ve TBMM’de Başbakan’a Muzaffer Ceylan ile ilgili soru önergesi veren CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker’in aynı komplonun parçaları olduğu, aynı hedefi paylaştıkları ve bunun için ortak hareket ettikleri anlaşılmaktadır. İçinde bulunduğumuz seçim dönemini ve gelişen olayları dikkate aldığımızda bunun siyasi amaçlar taşıdığı son derece açıktır.
Din Hizmetleri ile ilgili görevini yerine getiren bir kamu görevlisi üzerinden karanlık bir komplo ve kirli bir siyaset üretmeye yeltenmişlerdir.
Gaziantep CHP Milletvekili Mehmet Şeker; doğruluğu teyit edilmemiş, birçok bilgi yanlışı taşıyan, kaynağı olmayan bir haber üzerinden, ilgililerinden bilgi almadan ve adı geçenin onur ve kişiliğini çiğneyerek, düşmanca bir tavırla hazırladığı soru önergesini TBMM ve kamuoyunun gündemine taşımıştır:
Söylenmemiş olduğu halde “Kızları okula gönderelim de fahişe mi olsunlar?” sözünü bahane ederek görevini yerine getiren ilahiyatçı bir öğretmeni rencide etmiş ve hedef haline getirerek itibarsızlaştırma çabasına girmiştir.
Hiçbir kanıtı olmadığı halde hayatını eğitime adamış ve saygınlığıyla bilinen bir eğitimciyi kız çocuklarının eğitimine karşıymış gibi göstererek haksız ve asılsız bir ithamda bulunmuştur.
Kız öğrencilerle ilgili söylenmemiş yakışıksız sözleri doğruymuş gibi dile getirerek adı geçen kişinin şahsında bir Din’i ve dindarları karalamaya teşebbüs etmiştir.
İlahiyat Fakültesi mezunu ve İmam yetiştiren bir kurumda öğretmen olduğu halde Muzaffer Ceylan’ın yetkisiz ve yetersiz olduğuna hükmederek aslında kendi bilgisizliğini ve ard niyetini açığa vurmuştur.
Milletvekili Şeker; “Gaziantep Müftülüğü’nün açıklamasına göre adı geçen şahıs söz konusu camideki vaazlarını izinsiz olarak vermiştir.” İfadesini dile getirerek yapılması mümkün olmayan bir açıklamadan söz etmiştir. Zira Muzaffer Ceylan, Müftülüğün izni ve onayı ile söz konusu camide görev yapmaktadır. Milletvekili, yalan beyanda bulunarak hem TBMM’yi, hem kamuoyunu yanıltma girişiminde bulunmuştur.
İlgili Müftülükten bilgi almış gibi davranmasına karşılık Caminin görevlisi olup olmadığını bile bilmemesi doğruları söylemediğinin bir başka kanıtıdır.
Gaziantep CHP Milletvekili Mehmet Şeker’in bu ciddiyetsiz, haksız, ilkesiz ve ahlaki kaygıdan uzak tavır ve davranışı kamuoyunu şaşkınlık ve hayrete düşürmüş, kaygı ve tepkiye yol açmıştır. Ucuz siyaset peşinde koşması, bilgisizliği, olmamışları olmuş gibi göstermesi, Din’i ve dindar vatandaşları rencide etmeye kalkması, kamu vicdanını yaralamış ve siyasetçiye olan güveni bir kez daha sarsmıştır. Aynı zamanda; “CHP, Din Düşmanlığı politikasına geri mi dönüyor?” sorusunun gündeme gelmesine yol açmıştır.
CHP ve adı geçen milletvekili ile ortak hareket eden gazeteciler onurlu davranarak toplumu yanılttıkları için özür mü dileyecekler, yoksa yaptıkları yanlışı sürdürecekler mi? Başta Gaziantep olmak üzere tüm Kamuoyu bu sorunun cevabını merakla bekleyecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here