Nevzat_OZKAYA_2İnsan olarak nasıl yaşayacağımızı da unuttuk alimallah.

İSMEK’ in Yavuzelim Osmanlıca Kurusu olarak Millet Yazma Eserler Kütüphane’sine girmek istiyoruz. Telefonla bilgi alıyorum, 19.45’ e kadar açık olduğu söyleniyor. Kütüphanede Çanakkale Savaşı ile ilgili sergi de bunuyor.

İsmek Osmanlıca Kurusu hocamız Murat Albayrak’la birlikte yaklaşık 15 kişilik grupla kütüphaneye geliyoruz. Hem bu eşsiz yazma eserler kütüphanesini yakından tanıyacak hem de Çanakkale sergisini gezeceğiz.

 

Yazının devamını http://www.anteppress.com/kutuphaneleri-nasil-sevecegiz/ linkinden okuyabilirsiniz.

1 YORUM

  1. Sayın yazarımız Kütüphane ve kitap sevginizi serdettiğiniz yazınızı okudum.keşke ülkemin tüm gazetecileri ve yazarları kitabı ve özellikle kütüphaneyi sevse ve bu muhabbeti yaysa diye düşünürüm.
    Millet Yazma Eser Kütüphanesini bir gurupla gezdiğinizi ve izlenimlerinizi yazmışsınız, burada yazdıklarınız keşke bir anlık kızgınlığınızın sönmesinden sonra yazsa idiniz size yakışan bir yazı olurdu diye düşündüm. Millet Yazma Eser kütüphanesi gibi Türkiye genelnde 16 yazma eser kütüphanesi var. bunların içinde ilk üçe girebilen kalite ve özellikte bir kütüphanedir, bilirsiniz. burada bahsettiğiniz 8 bin civarı eser nadir eserdir. içlerinde tabiiki ilk sırada Divan-ı lügat-ü Türk gelir, fatih divanı nın orjinali de bu kütüphanede muhafaza ediliyor. sadece kaşgarlının eseri maddi değeri ölçülemez durumdadır. bir binayı bir işletmeyi korumak için bile güvenlik açısından hem teknolojik hem insan olarak büyük bir çalışma yapıldığı günümüzde böyle bir müssesenin güvenlikli bir şekilde korunduğunu gördüğünüzde sevinmeniz gerekirken siz bundan şekva ediyorsunuz ve güvenliği sağlıyan yöneticileride mücrimlikle suçluyorsunuz, bu garibime gitti ve size yakıştıramadım. Dünyanın her tarafını ve önemli kütüphanelerini müzelerini gezen gören biri olarak söylemeliyim. nadir eser kütüphanelerinde dünyanın hiçbir kurumunda fotoğraf çekemezsiniz! hatta gurup olarak ancak resmi yazı ile ve sınırlı sayıda ziyaretçi ile girebilirsiniz, bunları yaşayan biri olarak söylüyorum. geçen sene 2014 Nisan ayında Kazan da 70 akademisyen arkadaşımızla sempozyum gerçekleştirdik (Dersaadet Kültür Platformu olarak) resmi yazı ile Kazan Üniversitesinde Yazma Eserler Kütüphanesini Ziyaret etmek istedik, bize randevu saati verdiler ve sayımızı yarıya indirdiler. saatinde gittik girişte tektek gümrük kapısı gibi kontrol yaptılar ve içeriye fotoğraf makinası almadılar. kütüphane müdürünün gösterdiği ve anlattıkları ile yetindik. bazı arkadaşlar alışkanlıkları nedeni ile cep telefonları ile fotoğraf çekmek istediler, güvenlik el ile müdahele etti. bu davranışlar kaba bir davranış değil, aslında olması gereken davranışlardır bizler bu kültüre alışmamışız,elimizdeki değerleri nasıl korunması gerektiği ve nasıl yaşatılması gerektiği konusunda yeni yeni kendimizi alıştırmaya çalışıyoruz. Bunları size niye yazıyorum diye sorarsanız, biraz gerçekleri size anlatayım , yanlış bir düşünceye kapıldığınızı izah etmeye çalışayım diye yazıyorum. Sizemi düştü diyede sorabilirsiniz. Ben o kütüphanenin dibinde dünyaya geldim 60 senedir aynı yerde otururum. Sultan Fatihin Huzurunda diz çökmüş bir altmış yıl diye düşünün,Ali emiri efendinin nefesini bile hisseder gibiyim yıllardır. Dersaadet KÜltür Platformu derneği olarak yurt içi ve yurt dışı bir çok kültür faaliyetlerimiz var, 3 yıldır Yazma Eser Kurumu Başkanı sayın Prof.Dr.Muhittin Macit bey ile yaptığımız bir protokol ile Millet Kütüphanesinde Her ay 2 kültür konferansı gerçekleştiriyoruz. dolayısıyla fahri olarak Feyzullah efendi Dar-ül Hadis binasının Ali Emiri efendiye dolayısıyla Millet Kütüphanesi oluşunun 99 yılında bir altmış yıllık komşuluk hukukum var. eski dönemlerde bu tür kütüphanelerden maalesef çokça değerli eserlerimiz yok oldu. hamdolsun ki bugün çok sıkı bir koruma ile geleceğin emanetlerini muhafaza ediyoruz. Kütüphanelerimizin 24 saat açık olması için çok mücadele verdim, ancak kütüphane ve okuma salonları için ilk örneği Atatürk Kütüphanesi 24 saat açık hale geldi. Yazma Eser Kütüphaneleri , eser seglenen kısımlar mesai saati içşine kapanır yanı 16.30-17 gibi. saat 20 ye kadar sadece okuma salonları açıktır. o da güvenliğin nezaretinde olmalıdır.büyük sorumlulk taşıdıklarını tahmin edersiniz. Millet kütüphanesinin bugünkü Hafız-ı Kütübesi Melek hanım Süleymaniyede yetişmiş değerli bir kütüphanecimiz, görevi geçen hafta vefat eden emekli müdürümüz Mehmet Serhan Tayşiden devraldı, ve kütüphaneyi gözü gibi koruyan bir insan. Araştırma yapmak isteyen herkese yardımcı olan bir insan, ben buna şahidim. işte bunun için bu yazıyı yazdım, kütüphane ve görevliler için yanlış düşünmenizi istemem. Hiç kimsenin burada görevini gereği gibi yapmaya çalışan kişilere Mücrim görevliler demeye hakkı yoktur diye sözlerinizin çok ağır ve yakışıksız olduğunu ifade etmek isterim. siz anladığım kadarı ile kültürlü ve bilgi sahibi, gazeteciliğiniz olan bir insansınız. Millet Yazma Eser Kütüphanesi Müdiresi Melek hanım’ın bu yazınızdan dolayı bir sıkıntısı olmaz çünkü görevini yapmaktadır.sadece insani olarak üzüldüğünü beyan etmek isterim, bu ülkede maalesef yetişimiş kıymetli kütüphanecilerimiz ve kütüphane yöneticilerimizin sayısı çok azdır. Keşke bütün değerli kütüphanelerimiz ve müzelerimiz çok sıkı korunabilse bütün dünyada korunduğu gibi.
    Dersaadet Kültür, edebiyet, dil,sant ve tanıtım platformu derneği genel başkanıyım, Şehir ve Kültür adlı aylık bir dergi çıkarmaktayız.bu derginin genel yayın yönetmeniyim, Bu fakirin,tarih ve edebiyat üzerine yazı ve konferansları ve özellikle Kırım üzerine uzmanlığı vardır.Kabul ve Lütfedip adresinizi gönderirseniz size aylık şehir ve kültür dergimizi göndeririz. selam ve muhabbetlerimle, hakkınızı helal ediniz.Mehmet Kamil Berse

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here