Ramazan ÇETİN Yazdı…

WP_20141006_064

Bir zamanlar bir medrese mollasını öğretmenliğe atarlar. Severek gittiği şehirde mollayı küçük gören ve ayakkabısının eski olduğunu söyleyen bir yetkiliye karşı molla şöyle der: “efendim ayakkabılarım eski olabilir. Ama unutmayın ki bizi öğretmenliği; aklın, kalbin, ruhun vicdanın edebin terbiyenin kanun ve ilkeleriyle yaparız. Ayakkabıyla ve ayak oyunlarıyla değil.

Erdemli bir öğretmen hoş sohbeti ve tatlı diliyle, mütebessim yüzüyle sımsıcak bir diyalog sahibi, içten ve samimi davranışlarıyla daima güven verici, kendisine saygı duyan ve görüntüsü saygı uyandıran, eli açık ve cömert, iyiliksever ve tevazu sahibi, kendine olan güveni hiçbir zaman yitirmeyen, inançlı ve sadık kişiliği olan, erdemli ve onurlu olan, değerini başkasının alçalmasında görmeyen, bilgiye âşık ve sevdalı, sevgi dolu, coşkuyla hareketli, dikkatli ve basiret sahibi, insan olma şeref ve asaletini hiçbir zaman kaybetmeyendir…

İyilik onun yüreğinden fışkırır, o bütün varlığıyla hak ve hakikati haykırır.

Onun vatanı bütün yeryüzüdür, o insanlığın kardeşidir. Yürekleriyle hayata katılan öğretmenler, çok konuşmazlar. Eylemleriyle ve içten davranışlarıyla çevrelerinde pozitif titreşimler meydana getirir, duyguların değişimine, eğitimin ve öğretimin gelişimine, gönüllerin sevgiyle dolmasına sözsüz katkıda bulunurlar. Öğretmenler nazik ve edepli olursa öğrencileri ona saygısızlığa cesaret edemez, öğretmenler, adil ve akıllı olursa öğrencileri, eşkıyalığa yer bulamaz, öğretmenler, emin dürüst ve güvenilir olursa öğrencileri aldatma ve yalana tevessül edemez. Öğretmen temiz bir ayna olursa öğrenciler saklı kalamaz…

Hakkın ve hakikatin şahitleri olan öğretmenlere selam olsun.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here