DSC_2942-300x199

Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Ekinci çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ekinci; “Tüm dershanelerin ortak noktası paradır. Bizim eğitim sistemimizde eşitlik olacak. Eğitim de çağ atlamanın eşiğindeyiz. Devlet en yüksek bütçeyi eğitime ayırdı. Önümüzdeki yıl yeni bir kadro ve yeni bir sistemle başlayacağız. Eğitimde tekrar özümüze döneceğiz” dedi.

“GAZİANTEP EĞİTİME DÜŞKÜN BİR ŞEHİR”

Konu ile ilgili sorularımızı cevaplandıran Celalettin Ekinci, “Gaziantep’in potansiyeli çok yüksek bir şehir olduğunu ve eğitim konusunda çok duyarlı bir kent olduğunun altını çizerek şöyle konuştu: Yaklaşık bir ay önce Gaziantep’e atandığımda çok sevindim, çünkü burası eğitime çok düşkün bir şehrimiz. Sanayi gelişimini tamamlamış ve bu alanda bütün Dünyanın saygı duyduğu müteşebbis insanların yaşadığı örnek bir şehrimiz. Gaziantep. İşsizlik asgariye indirilmiş, hemen, hemen yok denecek kadar az, dolayısı ile insanlar eğitim faaliyetlerini sorgulamaya ve geliştirme çabalarına vakit bulabiliyorlar. Gezdiğim ve gittiğim her yerde eğitim ile ilgili sorular alıyorum, şehir sakinleri çocuklarının geleceği ile ilgili çok duyarlılar, bu beni ziyadesi ile mutlu ediyor.

“SON DÖNEMDE 77 OKUL YAPILDI”

Özellikle okul yapımında örnek olması gereken başarılara imza atılmış burada, bilhassa Sayın Vali’mizin başarılı çalışmaları sonucu hayırseverler tarafından şu ana kadar 77 okul yapılmış ve bunlar yapılırken Devlet’ten tek kuruş alınmamış, hepsi hayırsever Gaziantepliler tarafından yapılmış. Öyle küçük okullarda değil bunlar, daha dün bir protokol yaptık 33 dershanelik bir okul yapılacak. Ben bu vesile ile tüm hayırsever işadamlarımıza çok teşekkür ediyorum. Sayın Vali’mizle oturup konuştuk, şimdi sıfırdan başlıyoruz. Sanki bu okullar hiç yapılmamış gibi yeniden bir seferberlik başlatıyoruz ve inşallah görev sürem içerisinde tüm gayretimle yeni okulların açılması için çalışacağım.

“DERSHANELERİN KAPATILMASI EĞİTİMİN HAYRINA OLMUŞTUR”

Sayın Cumhurbaşkanımızın, dershanelerin kapatılması ile ilgili yasayı onaylaması ile birlikte, eğitimde yeni bir çağın kapısı aralanmıştır. Zira dershaneler büyük sorun oluşturuyordu, inanıyorum ki eğitim konusunda önümüzdeki en son eşiktir bu, bana göre eğitimde uluslararası başarıyı asıl şimdi kazanacağız.

Dershaneler aynı zamanda çocuklarımıza büyük bir zulümdü, düşünsenize çocuk okuldan geliyor daha dinlenemeden okuldan verilen ödevler, onlar bitmeden dershane başlıyor, testler sorular. Bütün bunlar öğrencinin beynini hallaç pamuğuna çeviriyor. Bu kesinlikle başarıyı sağlamaz, beyni zorlamak yerine ona bilgiyi özümseterek anlamasını sağlamak gerekir.

Biz öğrencinin kesinlikle ezbercilik yapmasını istemiyoruz, kısa vadede bu çocuğu başarılı gösterebilir ancak uzun vadede hiçbir yarar sağlamaz.

“OKULLAR ADAM YETİŞTİRMELİ”

Öğrenci velileri, çocuklarının Doktor, mühendis veya eczacı gibi çok para getiren veya nüfuz sağlayan bölümleri kazanmalarını istiyorlar. Oysa okullar en başta adam yetiştiren yerler olmalıdır. Bu bağlamda velilerde çocukları için en çok bu kaygıyı duymalılar.

Ülkemizde yıllardır süregelen sistematik bir kültür asimilasyonu vardır. Çocuklarımız kendi kültürlerine yabancılaştırılmaktadırlar. Geçenlerde kreşleri gezdim duvarlarında her türlü resimler var, örümcek adam, Noel baba gibi Batı kültürünü yansıtan resimler, ancak bizim kültürümüzle ilgili hiçbir şey göremedim üzüldüm. Bizim kendi kahramanlarımız var halbuki, Nasreddin hoca, Keloğlan, Dede korkut gibi. Bakın Kreş kelimesi bile Latin kökenli bir kelimedir, ahır anlamına gelir. Belki de bunu birçok kişi bilmiyordur, Hz. İsa’nın doğduğu yeri anlatan bir tasvir ile Kreş yani ahır ismi konmuştur. Batılılar kendi kültürlerini her alanda yansıtırken biz maalesef bu konuda çocuklarımızın algı bilinçlerini koruyamıyoruz.

“SURİYELİ ÇOCUKLARIN EĞİTİME DÂHİL EDİLMESİ GEREKİR”

Suriye’de yaşanılan savaşın faturası maalesef yine en çok çocuklara çıkıyor. Şehrimizde yaşayan elli bin Suriyeli çocuk okula gidemiyor, bu çocukların eğitim görmesi şart ancak bu konu ile ilgili henüz resmi bir çalışma yapılamadı, ancak biz Milli Eğitim camiası olarak bu sorunu çözebilmek için formüller arıyoruz. Şehrin değişik bölgelerinde çok dağınık ve yerleşik yaşamayan Mülteci çocukların okuyabilmesi gerek. Gördüğüm kadarı ile bu aileler kısa zamanda buradan gidici değiller, bu konuda halka ve sivil topluk kuruluşlarına büyük iş düşmektedir.

“SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINI ÇOK ÖNEMSİYORUM”

Gaziantep’e geldiğimde beni sevindiren şeylerden biriside sivil toplum kuruluşlarının çok faal olması, özellikle talimat verdim arkadaşlarıma eğer sivil toplum kuruluşlarından bir görüşme talebi gelirse diğer randevularımı iptal edip görüşmede öncelik sağlayın diye. Ben şehrimizdeki eğitim ile ilgili tüm sorunların çözümünde, sivil toplum kuruluşlarının çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bu konuda gelecek her türlü görüşme ve birlikte çalışma tekliflerine açığım. Bizim burada olma sebebimiz koltuklara bağlanıp oturmak değil, çocuklarımızın geleceğe eğitimli, donanımlı ve güvenle yürümelerini sağlamak. Eğitim bir insanın hayatını etkileyen en önemli şeydir ve bunun bilincindeyim.

“KOLTUĞUNDA OTURAN PERSONEL İSTEMİYORUM”

Ben mizaç olarak koltukta oturup mesai saatinin bitmesini bekleyen bir bürokrat değilim. Henüz yeni atanmamdan dolayı ziyaretler çok sıkı oluyor, ama artık dışarıya çıkmam lazım, okulları tek, tek gezeceğim, eksikleri yerinde tespit edeceğim. Benimle birlikte çalışan Şube Müdürü arkadaşlarım ve diğer personelimde makamlarında oturmayacaklar, böyle bir personel istemiyorum. Okullar arasında yirmişer okul şeklinde gruplar oluşturacağım, okul yönetimleri bu gruplarda bir araya gelecek ve istedikleri konularda münazara ve iletişim içerisinde olacaklar. Hazırlayacakları raporları bize sunacaklar ve biz çalışmalarımızda bu raporlardan faydalanmak suretiyle çözümleri daha çabuklaştıracağız” dedi.

“BEN YORULMAYA GELDİM”

Gaziantep’te tüm okullarda ayni eşit şartlarda eğitim veremeye çalışacağız. Bu konuda ciddi çalışmalar yapıyoruz. Şu anda tüm okulları gezip yerinde tespit yapıyoruz. İstişare ediyoruz. Okul müdürleri başka okulları ziyaret edip kendi okullarında olan ve olmayanları görüyorlar.
Ben bunu geçmişte de uygulamıştım. Farklı ilçelerden müdürler bir araya gelecek. Çünkü hepimiz ayni gemideyiz. Eğitimde Sevgi ve güveni tesis edeceğiz. Bizim birimize güvenmekten başka çaremiz yok. Ben Gaziantep’e yorulmaya geldim. Bu yorulmaya da razıyım” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here