logo

25 Temmuz 2017

Okulların hali içler acısı… değil mi?

Okullar kapanmadan haftalar öncesinden öğretmenler öğrencilerin okula gelmesini istemiyor ve erken tatile giriyorlar. Bu bariz örneği kimse inkar edemezken, bu konu ile ilgili Bimer’den bana gelen cevap hiç de şaşırtıcı değil.

İşte bu konuyu hem Bimer’e ve de Cimer’e gönderdim. Bu yanlışlığı gördüm ve buna duyarsız kalamazdım.

“Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başbakanım” diyerek başladım mektubuma.

“Okullarda öğrenciler mağdur ediliyor!

Okullar kapandı, öğrencilerimiz karnelerini aldılar.

Herkes sevinçli(mi).

Karne sonrası, geçen cumartesi günü PYBS bursluluk sınavına girdi öğrencilerimiz.

Bu çocuklar sınava girdi ama, bilmediği sorularla karşılaştılar.

5. sınıfa giden bizim de bir öğrencimiz vardı.

Soru kitapçığını aldım, sorulara baktım, inanılacak gibi değil.

Bu okulda geçen cuma günü karne alında ama üç hafta öncesinden zaten öğretmenler tatile girmişti.

Öğretmenleri çocuklara: “okula gelmeyin” diye telkinde bulunmuşlardı.

Bu yüzden Türkçe dersi ile Sosyal dersinin son konularını öğretmenleri işlemedi.

Ve çocuklar bu şekilde sınava girdiler.

Bizim çocuğun okulu Fatih Yavuzselim Ortaokulu.

Okullarda son güne kadar eğitimin devam etmesi gerekirken neden son sınav yapıldıktan sonra tatil gibi bir hava estirilir ve öğretmenler öğrencilerin okula gelmesini istemez?

Bununların dayanağı nedir?

Bu okulda, Sosyal öğretmeni ile Türkçe öğretmeni son konuları işlemeden çocukları sınava gönderiyor.

Bu öğretmenin vicdanı sızmayacak mı?

Tabi varsa vicdanı sızlar yoksa nasıl sızlayacak ki?

Diğer okulları bilmem ama malesef bizim okulun (İstanbul Fatih Yavuzselim Ortaokulu) durumu bu.

Ben öğretmenleri (bunlar nasıl öğretmense) önce Allah’a şikayet ediyorum, ettim.

Öğretmenlik yapıyorum diyecekler, devletten maaşını alacaklar sonrada çocukları mağdur edecekler, devletin verdiği müfredatı da uygulamayacaklar?

Bu sorun yeni değil, önceki yılalarda da olmuştu.

Gereğini saygılarımla arz ederim.” diyerek sözlerimi sonlandırdım. Herşey gayet açık değil mi?

Bana Bimer’den gelen cevap:

“Sayın NEVZAT ÖZKAYA,

T.C. Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)’ ne yapmış olduğunuz 1700833647 sayılı başvurunuz 25.07.2017 tarihinde TEMEL EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ tarafından cevaplanmıştır: BİMER başvurunuz incelenmiş olup;

Şikayet konusu olan 5. sınıfların derslerinde konuların tamamının işlenmediği bilgisinin yanlış olduğu, 2016-2017 Eğitim öğretim yılı bitiminde tüm öğretmenlerden ders kesim raporu alındığı ve derslerin tamamının işlenmiş olduğu okul müdürlüğü tarafından Müdürlüğümüze bilgi verilmiştir.

Bilgilerinize sunarım.”

Eeeee….
Bak sen ben yalancıymışım, ben yalan söylüyormuşum.

Bakın, “Eğitim öğretim yılı bitiminde tüm öğretmenlerden ders kesim raporu alındığı ve derslerin tamamının işlenmiş olduğu okul müdürlüğü tarafından bilgi verilmiş.” Vallahi pes doğrusu.

Yemin edeyim mi?

Vallahi de işlememişler, billahi de son konuları işlemişler. Şimdi bu yeminden sonra kimin yalancı olduğunu okuyucularımız karar versin.

Ben yukarıdaki yazımda da söylemiştim.

Allah’a havale ettim. Hadi okul bu yazı ile o tuttuları sözde rapor ile üst makamları aldattı.

Ya Allah’ı nasıl aldatacaklar?

Tabi ben o yazıyı gönderirken işi sağlama aldım ve Allah’a havale ettim, şikayetimi önce ona ilettim.

Çünkü Adli ilahi sahibi yalnızca O’dur.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.