Yazgı kesin:
Her canlı ölümü tadacaktır.” (K. Kerim: 21/35)
                            
* * *
 
İnsanoğlunun yazdığı en anlamlı kitabe mezar taşları.
Ama kaç kişi okuyor ki?!
 
* * *
 
İşte bak yazıyorum:
Öleceğiz.
Ne kadar kolay yazdım.
Ö-l-e-c-e-ğ-i-z!
Sekiz harften müteşekkil basit bir cümle.
Oysa insanlık tarihinin en anlamlı cümlesini kurduğumun farkında mıyım?
Ve aynı zamanda tüm diğer cümleleri anlamsız kılan tek cümleyi…
 
* * *
 
Elimde “Erbain”.
İsmet Özel okuyorum.
Ölümle şaka olmaz diyenler
kıyasıya yanıldılar bu çağda” demiş üstad.
Yanılıyorsun üstad!
Tam tersine, ölümle şaka yapmaya kalkışanlar kıyasıya yanıldılar her çağda.
Çünkü ölüm, kendisine şaka yapılmasından asla hoşlanmaz.
 
* * *
 
Ölüm karşısında insanlar iki çeşittir.
Bazıları:
ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar…” (K. Kerim: 2/19)
                                                                
Veyl onlara!
 
Bazıları da:
“…Biz Allah’a aidiz ve yine Ona döneceğiz…” derler. (K. Kerim: 2/156)
                                                
Ne mutlu onlara!
 
* * *
 
Ölüm çeşit çeşittir.
 
Bazıları şehit olur.
Bazıları Hakkın rahmetine kavuşur.
Bazıları Ahirete göçer.
Bazıları ölür.
Bazıları geberir.
 
* * *
 
Ölümü hatırlayın” buyurmuş, Efendimiz.
Ne kadar önemli bir uyarı.
Ölüm bizi bir an bile unutmazken, bizim ölümü unutmamız doğru olur mu?
 
* * *
 
Radyoda bir şarkı çalıyor:
“…
ölüm gerçek hepsi yalan
…”
El-hak doğru.
Ama ne söyleyen farkında, ne dinleyen.
Yeryüzünün en büyük hakikatlerinden birini arabesk bir şarkıya indirgeyenler, tavuğun önüne inci tanesi atmış olmuyorlar mı?
Ama ne fark eder.
Tavuğun inciye yem muamelesi yapması, incinin değerini düşür mü?
 
* * *
 
Bak dostum!
Resmi törenlerdeki “Sen ölmedin kalbimizde yaşıyorsun” teraneleri seni aldatmasın.
Unutma ki kalpler de ölürler.
 
* * *
 
Tanrı öldü!” buyurmuş Nietzsche.
Zavallı Nietzsche!
Ona Tanrı’nın ölümsüz olduğunu birileri söylemeliydi.
Ama artık Nietzsche yaşamıyor.
Çünkü “Nietzsche ölsün!” buyurmuş Tanrı.
 
* * *
 
O, hanginizin daha iyi ameller işleyeceğini anlamak için hayatı ve ölümü yarattı.” (K. Kerim: 67/2)
                                                                                                               
Farkında mıyız acaba!
 
* * *
 
Sorun “ölmek ya da ölmemek” değil.
Sorun nasıl bir ölümle öleceğimiz?
İşte bütün mesele bu!
 
* * *
 
Ölümü şeb-i arus (düğün gecesi) bilmek için Mevlana olmak gerek.

11.01.2012