Bildiğiniz gibi Mersin’de gencecik üniversite öğrencisi Özgecan Arslan hunharca katledildi.

Peki bu acı olayda en çok neyi tartışmamız, neyi konuşmamız gerekiyor.

Yıllar yılı maneviyatsız kalalım diye üretilen projeleri mi?

Batı taklitçiliği ve batı hayranlığı ile yetiştirilen gençlerimizi mi?

Sokak ve televizyonlarda kendilerini teşhir eden kadınları mı?

Sarhoş bir şekilde dolmuş kullanabilecek kadar denetimsiz katili mi?

Cani ogluna delil karartmada ona yardım edecek kadar alçalan baba ve arkadaşı mı?

 Dahası bu tür olaylar olunca ateş düştüğü yeri yaktığınıdan dolayı normalde “idam ve kısas”a karşı olan ama bu tür zamanlarda “idam ve kısas”ı  savunanları mı?

Bunu sizin takdirinize bırakıyorum.

Şu bir gerçek ki bu olayların çözümü için sadece bu olaylar başımıza geldiğinde değil, her zaman için önleyici tedbirler alınması gerektiğini unutmamak lazım. Toplumumuzun maneviyatını en yüksek seviyeye çıkarıp, vicdan polislerini harekete geçirip, manevi anlamda gereken tedbiri aldıktan sonra maddi anlamda da “pembe otobüs” gibi çözümleri bir an önce hayata geçirmeliyiz.