ps.2

Hafta sonu darbe hukuku Mursi ve dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Yusuf El Karadavi gibi birçok seçkin şahsiyetin de aralarında bulunduğu 106 kişinin dosyasını, idam kararıyla ilgili görüş alınması için müftülüğe gönderdi. 106 kişi hakkında verilen idam kararı akıl tutulmasından başka bir şey olmayıp, Sisi cuntasının iflasını ispat eden skandal bir karardır.

Alınan idam kararının arkasında yalnız Mısır’ın kukla cuntası değil, aynı zamanda israil’in, Batı Emperyalizminin, Amerika’nın ve Ortadoğu’nun kukla rejimleride var. Bu kararla dünya Müslümanlarına ve özellikle İslami hareketlere gözdağı verilmek isteniyor.

Mursi’ye ve Mısır halkına verilen haksız, hukuksuz kararları ve alçakça saldırıları, despotizmi şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. İdam kararları Mısır’daki vahşetin tescilidir. Zulme sessiz kalmayıp meydanları terk etmeyerek, binlerce şehit vererek dünyada eşi benzerine az rastlanan örnek bir direnişe imza atanlar değil, darbeciler hesap vermelidir.

Haklı olanları cezalar susturamaz, gerçekleri darbeciler örtemez. Mısır’ın Müslüman halkının izzetli duruşunu ve iradesini cezalar teslim alamaz. İspat edilmiş tek suç bulunmazken milletin seçtikleri yargılanamaz, siyasi kararlarla özgür düşünce esir alınamaz, baskı, dayatma, idam sehpaları direnişi durduramaz. Zalimlere karşı mazlumlar kazanacak, siyonizmin tetikçisi darbeciler, onuruna sahip çıkanlara diz çöktüremeyecek. Mısır’a özgürlük direnişle gelecek.

Son hukuksuz karar ve Batı’nın sessizliği dünya sisteminin nasıl adaletsiz olduğuna ışık tuttu. Haksız hukuksuz kararlar karşısında sessiz kalan, darbecilere örtülü ve açık destek veren emperyalizmin kanlı yüzünü bir kez daha deşifre etti. Batının sadece kirli yüzü değil doğasındaki küfrü de bir kez daha ortaya çıktı.

Bu karar, uluslararası kamuoyunun tepki vermesi gereken ve insanlığın vicdanına sığmayan, darbeci zihniyetin zalimliğini tescilleyen bir karardır. Tarih tekerrürden ibarettir; Firavunlar zamanında Yusuf Aleyhisselam için verilen mahkeme kararı sanki tarihin bir cilvesi olarak bir kez daha tekerrür ediyor. Kuran-ı Kerim’de kınanan tek mahkeme Mısır mahkemesidir. Bugün yaşananlar, Mısır mahkemelerinde Firavun kültürünün hala etkin olduğunun göstergesidir. İnşallah bir gün Yusuf aleyhisselamın saraya dönmesi gibi Muhammed Mursi’nin de makamına dönüşü olur.

Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği gibi uluslararası kuruluşlar da sözde bu kararın uygulanmaması için insanlığın beklediği adımları atmalıdır. Özellikle bu konuda biraz duyarlı davranan Türkiye gibi devletler, bir an evvel uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek için diplomatik çalışmalar başlatmalıdır.

Mısır müftüsünede sesleniyoruz, Hukuki, insani, ahlaki ve vicdani olmayan bu kararı onaylama. Darbecilerin suçuna ortak olma. Zulme geçit verme. Aksi halde vicdan azabından kurtulamayacaksın. Vicdan azabından kurtulsan Allah’ın gazabından kurtulamayacaksın. Mahkeme-i Kübra’da hesabını vereceksin.

Peygamber Sevdalıları Gaziantep Koordinatörlüğü olarak, darbeci mahkemenin hukuk dışı, kin ve nefretin dışavurumu olan bu kararını tanımıyor, kararı verenleri nefretle kınıyor, telin ediyoruz. Bu bağlamda vicdan sahibi tüm insanları ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşları bu karara karşı tepki vermeye davet ediyoruz. Mursi dâhil tüm İhvan tutukluları serbest bırakılmalı, Muhammed Mursi’nin göreve iadesi sağlanmalı, darbenin asker-sivil tüm aktörleri cezalandırılmalıdır.

Selam olsun özgürlük, insanlık ve yaşam mücadelesi verenlere. Selam olsun mazluma ve mağdura sahip çıkanlara.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here