Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Bekmez, “Türkiye’de kısa vadeli politikalarla kalıcı algı değişikliği meydana getirmek neredeyse olanaksızlaştı” dedi.

Bekmez, yaptığı açıklamada, “alışılmışın dışında” geçen yerel seçimlerde çeşitli “çirkinlikler” yaşandığını belirtti.

Sivil iradeye yapılan müdahalelerin yine sivil irade tarafından geri püskürtüldüğünü ifade eden Bekmez, “Eşine az rastlanır karalama kampanyası millet nezdinde etkisiz kaldı” diye konuştu.

Bu durumun sadece siyasete bağlanamayacağını aktaran Bekmez, şunları kaydetti:

“Seçim sonuçları, iyileşen ekonomi ve reel piyasalardaki istikrar dolayısıyla güven telkin eden durumun ortadan kalkmasına müsaade edilmemesinden kaynaklandığını görüyoruz. Başka bir ifadeyle Türk seçmeninin ‘miyobik’ tavır sergilemediği ve uzun vadeli politikalara daha çok prim verdiği tescillemiş oldu.”

Son 10 yılda Türkiye’nin sivil toplum anlayışında bir “derinleşme” gözlendiğini dile getiren Bekmez, “Ülkedeki ‘kamusal ve özel alan’ ilişkisinin boyutu muğlaklıktan kurtarılmış ve minimal unsurlar içeren devlet anlayışıyla, fert ve bireysel özgürlükler ön plana çıkarılmıştır” şeklinde konuştu.

Ekonomi istikrara kavuştukça, insanların refah düzeyinin de gelişme gösterdiğine dikkati çeken Bekmez, “Ekonomik istikrar devam ettiği sürece,Türkiye’de kısa vadeli politikalarla kalıcı algı değişikliği meydana getirmek neredeyse olanaksızlaştı. Son yerel seçimleri bu bağlamda değerlendirdiğimizde AK Parti’nin başarısı kimseyi şaşırtmamalı” diye konuştu.

Bekmez, demokratikleşme ve sivil toplum ruhunun tabana yayılmasıyla artan beklentilerin ekonomiyi şaha kaldırdığına işaret etti.

Türkiye’de, ekonomik ve siyasi tedbirlerin küresel unsurlar içeriyor olması gerektiğini gören bir yönetişim anlayışı olduğunu vurgulayan Bekmez, şöyle devam etti:

“İşsizliğin, iflasların ve dış borçların artıp, kapasite kullanım oranlarının hızla düştüğü küresel kriz ortamlarının bile, sadece ılımlı olumsuzluklar oluşturarak teğet geçtiği bir ülke haline gelinmesinin ne badireler sonucunda elde edildiğini her vicdan sahibi yüreğinde hissediyordur. İran ve Irak ile geliştirilen ilişkiler çerçevesinde oluşacak ekonomik getirileri ve Türkiye’nin bir enerji koridoru haline gelmesi ihtimalinin stratejik boyutlarının da göz ardı edilmemesi gerekir.” –

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here