556805_4082429619606_771550577_n

Anteppress: Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Ramazan Deveci: 1965 yılında İslahiye’de doğdum. Lise yıllarından beri Vahyi anlama ve anlatma çalışmalarının içerisindeyim. Bir anlamada eğitim çalışması içerisinde olduğumu söyleyebilirim. Sürekli olarak okuyorum, bir taraftan da yazmaya çalışıyorum. Ekran Gazetesi isimli haber sitesinin genel yayın yönetmenliğini yapıyor, düzenli olarak yazıyorum. Dergi, vakıf, dernek yöneticiliği yaptım yapıyorum. Halen İslahiye’de İmam Hatip ve ilahiyat gönüllüleri derneğinde yöneticilik yapıyorum. Emekliyim ve kendimi bir Kuran talebesi olarak nitelendiriyorum.

 

Anteppress: Sizce “Eğitim” nedir? Bize bir “Eğitim” tanımı yapabilir misiniz?

Ramazan Deveci: Eğitim insanı yetiştirme, geliştirme, bir anlamda terbiye işidir.  Eğitim bana göre “Kamil insan” yetiştirme sanatıdır. İnsan yetiştirmesi, eğitmesi en zor olan varlıktır. Onun için insanı eğitmek yeryüzünün en zor işlerindendir. Emek, sabır, ve sistemli bir metot gerektirir.

 

Anteppress: Bir “Eğitim Paradigması” oluşturacak olsanız nasıl bir paradigma oluşturursunuz?

Ramazan Deveci: Allah insanı yaratmış ve onları eğitmek için Peygamberler ve kitaplar göndermiştir. İnsanlık tarihinin ilk eğitimcileri Peygamberlerdir.  Ben kendi düşünceme göre bir eğitim paradigması oluşturacak olsaydım. Kendime öncelikle vahyi esas alırdım. İkinci olarak İmam Ali’nin “çocuklarınızı kendi döneminize göre değil, onların dönemine göre yetiştirin” sözünü esas alırdım. Bu vahyin öğretilerine göre zamanı okumak demektir. Üçüncü olarak eğitilmesi gereken muhatapların durumunu dikkate almak gerekir. Bu üç unsuru dikkate alan bir eğitim paradigması oluşturmaya çalışırdım. Bu eğitim çalışmaları için Allah Resulünün güzel bir örneklik olduğunu düşünüyorum.

İster ailede ebeveynler, ister eğitim kurumlarındaki profesyonel eğitimciler olsun kendilerine temel ilke olarak bu üç esası almaları gerekir diye düşünüyorum.

10641240_10204465165369688_4657101598981606971_n

Anteppress: Değerlendirme ölçütlerini (DGS, YGS, LYS, KPSS vs) sağlıklı buluyor musunuz?

Ramazan Deveci: Eğitimi sadece Fizik, Kimya, Matematik gibi bilimler olarak alıyorsanız, değerlendirme ölçünüz YGS, SBS gibi sınavlar olur. Bana göre eğitimin öncelikli hedefi kamil insan, erdemli insan yetiştirmek olmalıdır. O zaman eğitimdeki başarıyı o toplumdaki fertlerin ahlakı değerlere erdemliliğe sahip olup olmadığına göre değerlendirirsiniz. Yani eğitime bakış açınıza göre değerlendirme ölçüsü çıkar.

Resmi eğitim sistemi ne yazık ki her yönü ile yanlışlar içermektedir. Burada müsaade ederseniz, kısaca resmi eğitim politikası ile ilgili bir değerlendirme yapmak istiyorum. Öncelikle zorunlu eğitim ya hiç olmamalı, olacaksa kesinlikle ilkokul seviyesini aşmamalıdır. 12 yıllık zorunlu eğitim esasen bir zulümdür. Okulu sevmeyen okuma kapasitesi olmayan çocukları zorla eğitim sürecine sokmak çocukların diğer kabiliyetlerini köreltmektedir. Bunun sonucu olarak ta, birçok meslek çalıştıracak çırak bulamamaktadır.

Ak parti iktidarı on yıldır sürekli olarak eğitim politikasını değiştirmekte, değiştirdikçe de eğitimi felç etmektedir. Bana göre AK parti hükümetleri ne yazık ki ekonomide sağladıkları başarıyı dış politikada ve eğitimde sağlayamamıştır. Eğitimde yapılan bazı olumlu açılımlar olmakla birlikte (çok sayıda okul yapmak, İmam hatiplerin önünü açmak, kılık kıyafet serbestliği gibi vb.)  eğitimde birçok yanlış yapılmıştır. Ak Parti hükümetleriliselere geçiş sınavını kaldırmak istediklerini söyleyip sürekli yeni sınavlar koymuştur.Halbuki SBS türü sınavları kaldırmak çok zor değildi.

Yapılması gereken var olan Fen liselerini sınırlı sayıya indirmek meslek liseleri dışındaki tüm liseleri eşitlemekti. Bu durumda Sınırlı sayıdaki fen lisesi için sınav yapılacak diğer liselere isteyen öğrenci gidip kaydını yaptıracaktı. . Fen lisesi sınavlarına girmek için belli bir not ortalaması istenir, bu durumda fen lisesi sınavlarına herkes girmeyecekyada giremeyecekti.  Sonuç olarak, öğrenciler istediği liseye kaydını serbestçe yaptıracağı için, meslek liselerinin ve İmam hatip liselerinin eğitim seviyesi de yükselecekti. Bana göre liselere geçişte yapılması gereken budur.

YGS sınavlarını kaldırmanın ülkemiz gerçeğine uymayacağını söyleyerek bu sorunun cevabını daha fazla uzatmadan burada noktalamak istiyorum.

53760_10204465186970228_7892953181237496473_o

Anteppress: Bölge ve Gaziantep’in eğitim seviyesini nasıl buluyorsunuz?

Ramazan Deveci: Eğitimdeki başarı YGS ve SBS sınavlarındaki başarı ile ölçülünce Gaziantep’in eğitim seviyesi tabi ki başarısız bulunur. Gaziantep sanayisi gelişiyorsa, Gaziantep’te erdemli ve ahlaklı insanlar yetişiyorsa Gaziantep eğitim seviyesi yüksektir demektir. Gaziantep’in sanayisini geliştiği doğru ama erdemli ve ahlaklı insanları ne kadar yetiştirebiliyoruz bu gerçeğe baktığımızda, genel olarak ahlaki yozlaşmanın arttığını gençlerimizde kötü alışkanlıkların arttığını görürüz. Bu durumda eğitim seviyemizin düşük olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

Anteppress: Eğer düşük olduğunu düşünüyorsanız çözüm öneriniz ne olur?

Ramazan Deveci: Eğitim seviyesini arttırmak için merkezi hükümet, okul ve öğretmen ihtiyacı noktasında çok güzel çalışmalar yapıyor. Öncelikle merkezi yönetim zorunlu eğitimi ilkokul seviyesine indirirse Gaziantep’in eğitim seviyesine ciddi bir katkı sunmuş olur. Bir anlamda okuma kapasitesi olmayan insanlar eğitim seviyesini düşürmektedir. Bu resmi bakış açısına göre.

Bizim bakış açımıza göre ancak erdemli ve ahlaklı insan yetiştirerek eğitim seviyesini arttırmak mümkün olur. Bunun içinde öncelikle yerel yöneticilerimiz İmam Hatip liselerinin eğitim kalitesinin artması için çalışmalar yapmalıdır.  İmam hatiplerin öğretmen ve öğrenci kalitesinin arttırılması, öğrenme isteği olan iyi öğrencilerin İmam Hatip liselerini tercih etmelerinin sağlanması gerekiyor.

Vesivil toplum kuruluşları diyanet camiası, ahlaklı ve erdemli bir nesil yetiştirmek için çalışmalar yapmalıdırlar. Eğitimcilerimizin okullardaki birinci hedefi belki de fizik kimya öğretmeninde öncesinde, ahlakı ve erdemi öğretmenin çabası olmalıdır.

 

Anteppress: Bütün eğitim taraflarını (bakanlık,müdürlük,okul idaresi,öğretmen,öğrenci,veli) eğitime dahil etmek için nasıl çalışmalar yapılmalıdır?

Ramazan Deveci: Bu soru yukarıdan aşağıya eğitimdeki sorunu doğru tespit ederek koordineli çalışma yapmayı gerektirir. Ama ne yazık ki, yöneticilerimiz bize göre eğitimdeki sorunu ve çözüm yolunu doğru tespit edemediler. Kendi tespit ettikleri sorunlara çözüm üretirken de koordineli bir çalışma yürütmüyorlar. Belki de bu koordineyi sağlamadıkları için doğru bir tespit yapamıyorlar.

Ancak alt düzeyde okul müdürleri, öğretmenleri, öğrencileri, velileri, okul derneklerini, sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek kendi tespit ettikleri sorunların çözümü noktasında çalışmalar yapabilirler. Bunun için idarecilerin, öğretmenlerle, öğrencilerle, derneklerle iştişare içerisinde olması gerekir.

546459_3805538017489_1813621618_n

Anteppress: Bir “Egitim Hayali”niz var mı? Ve son olarak eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Ramazan Deveci: Kendimi bir Kuran talebesi olarak nitelendiriyorum. Bütün okumalarımı Kuran’ı daha iyi anlamak ve daha iyi anlatmak için yapıyorum. Şimdi bir hayalim var Gazze’ye gitmek belli bir süre Gazze’de kalmak, oradaki özgürlük mücadelesine katkı sunmak ve Kuran dili Arapça’ yı öğrenmek istiyorum. Arapçayı öğrenmek Kuran eğitimime ciddi bir katkı sağlayacaktır. Özgür Mescid-i Aksa’da sabah namazı kılmaktı diğer bir hayalimde.Şimdi ona özgür Mescidi Aksa’da, üç beş Müslümanla da olsa tefsir dersi yapmayı, yada tefsir dersi dinlemeyi eklemek istiyorum. Özgürlük hayallerini çoğaltmak lazım diye düşünüyorum.

 

 

10649654_10204703324083507_5876736975731603721_n

 

 

Anteppress: Katıldığınız için teşekkürler…

Ramazan Deveci: Ben sizlere teşekkür ediyorum ve sizleri özgür Kudüs’te buluşmak duası ile selamlıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

Adsız6

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here