Lozan Anlaşması ile İslam Dünyasının kurumsal kimliğine son verildi. Yeni oluşturulan Cheap True Religion Jeans   ülke ve toplumlar “ÜmmettenUlusa” denilebilecek yeni bir kimlik edinmeye yönelmek zorunda bırakıldı. Bu yapay, tepeden inme ve zorlama süreç günümüze kadar muhatap toplumlara inanılmaz acılar yaşattı.
Bir yandan inanç, gelenek ve tarihin taşıdığı değerler ve birikim; diğer yandan yeni seküler kültürün taşıdığı kodların birbirine uymaması ile oluşan baskı, Müslüman toplumlara süregelen bir çatışma hali yaşattı/yaşatıyor.
Zihinsel, kültürel, akidevi ve kimi zaman fiziki hem iç hem dış çatışma biçimleri bitmek tükenmez bir süreklilikle seyrediyor.
İslam Dünyasında önemli bir stratejik değere sahip Suriye’ye bu açıdan baktığımızda geçen yüzyılın başından beri yaşanan ve dikkatle incelenmesi gereken gelişmelerin olduğunu görürüz.
Öncelikle belirtmemiz gerekir ki; tarihte bugünkü anlamda bir Suriye sınırı hiçbir zaman çizilmemiştir. Kaynakların pek çoğunda Filistin, Ürdün ve Lübnan’ı içine alan bu bölge Bilad’üşŞam olarak anılmıştır. Suriye’nin kuzeyi ise, tarihsel True Religion Jeans UK    olarak; Arap, Türk, Kürt ve İran kaynaklarının ittifakı ile Selçuklu Türklerinin adını koyduğuKürdistan ile komşudur.
Günümüzde Suriye olarak anılan topraklar Osmanlı Döneminde bir bütün halinde olmayıp farklı eyaletlerin sınırları içinde yer almıştır:
Halep Eyaleti), Diyârbekir Eyaleti, Musul Eyaleti, Rakka Eyaleti, ŞamEyaleti(Kudüs içindedir), Trablusşam Eyaleti, Zülkadiriye Eyaleti. Belgelere göre,Kürdistan Eyaleti veya Vilayet-i Kürdistan adıyla kurulan yönetim bölgeleri, yaygın kanaatin aksine, bu toprakların tümünü değil bazı kısımlarını kapsamıştır.
1920 tarihinde kurulan Fransız Manda Yönetimi, Suriye’de etnik ve dini gruplara göre birden fazla devlet kurulmasını kararlaştırdı: Şam Devleti, Halep Devleti, Alevi Devleti, Dürzi Emirliği, Hatay Cumhuriyeti ve Lübnan Devleti.
Bunlardan Lübnan ve Hatay dışındakiler daha sonra birleşerek Suriye adı altında İkinci Dünya Savaşı sonrası Birleşmiş Milletlere katıldı (1946).
Fransa tarafından kurulan Halep Devleti olarak ifade edilen bölge Kürdistan’ın Batısıdır(Rojava) ve sınırları içinde Kürtlerin yanında Arap ve Türkmenler de yaşamaktadır. Geçmişte bağımsız bir adlandırmaya sahip olan bölge; günümüzde Türkiye, Irak ve İran’ın doğal uzantısı olarak tanımlanabilmektedir.
Suriye’de Ulus Devlet süreci; Dünyadaki pek çok örnekte olduğu gibi, Fransız fiili işgalinin uzaktan yönetime dönüştüğü 1946’dan sonra oturmaya başlamıştır.1953`te Mişel Eflâk’ın önderliğinde kurulan Baas (Arap Sosyalist Diriliş Partisi) ve 1970’de Hafız Esed’in yönetimi ele geçirmesi sonucu kurulan Baas Rejimi bu sürecin en önemli aşamalarındandır.
1923’te kurulan Türkiye’deki Tek Parti Yönetiminin sona erdiği ve çok partili sistemin hayata geçtiği 1950’de Suriye, bu anlamda henüz yolun başındadır. İçinde bulunduğumuz iki binli yıllarda bile Suriye’deki Tek Parti Yönetimi devam etmektedir.
İyiliği kötülüğü bir yana, Türkiye’nin yirmi beş yılda geçtiği süreci Suriye henüz tamamlayabilmiş değildir. Türkiye’deki dönüşüm, aynı tarihlerde ve aynı formatla kurulan diğer halkı Müslüman Devletlerden çok daha hızlı seyretmiştir.
Arap Sosyalist Diriliş Partisi (Baas) ifadesi ve birçok uygulamadan da anlaşılacağı üzere; Devletin hâkim unsuru, (Türkiye’de Türkler gibi) Suriye’de Araplardır. Yine benzer şekilde ikinci sırada nüfus yoğunluğuna Kürtler sahiptir.
Uygulamalar açısından bakıldığında Türkiye ile Suriye arasında büyük benzerlikler olduğu görülür. Türkiye’de kurulan cümlelerdeki Türk kelimesinin yerine Arap kelimesini yerleştirecek olursak garip kaçmaz ve Suriye’de kurulan rejimi ve resmi ideolojiyi kolayca anlayabiliriz.
Kürtlerin maruz kaldığı politikalara baktığımızda da büyük benzerlikler görülür. Ulus devletlerin tek ulus ve dindışlığa dayalı ortak ideolojisi Suriye’ye da hâkimdir. Tek tip vatandaşlığı kabul etmeyenler en katı ceza, baskı ve tecride tabi tutulur.

Kürtler, Türkiye’de olduğu gibi red, inkâr ve asimilasyon politikaları altında büyük mağduriyetler yaşamışlardır. Red ve inkâr politikalarının başka yerlerde rastlanmayan en ilkel uygulaması ise Suriye’de sergilenmiştir: Yüz binlerce Kürt; hiçbir hakka sahip olmasın diye vatandaş olarak kabul edilmemiş ve kimliksizyaşamaya mahkûm edilmişlerdir.

01.09.2013

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here