Ak Parti bu gün temayül yoklaması yapacak.
Sonuçları şimdiden kestirmek mümkün değil.
Muhtemelen akşam saatlerinde sonuçları öğreneceğiz.
Ama Nejat Koçer ve Şamil Tayyar’ın temayülden iyi bir oy alacağını söylemek kehanet olmaz.
Neden derseniz, söyleyeyim:
Kulislerde İl Başkanı Ahmet Uzer’in delegelere “Başbakan’ın iki emaneti var.” diyerek Nejat Koçer ve Şamil Tayyar için oy istediği konuşuluyor.
Doğrusu bu “emanetler” gerçekten Başbakan’ın emaneti mi, yoksa Ahmet Uzer’in emaneti mi bilmiyoruz.
Ama bildiğimiz bir şey varsa bu iki ismin ikisi de “emanet” gerçekten.
İkisi de Ak Parti’de “emaneten” duran isimler.
Şamil Tayyar 28 Şubat dönemine başörtülü olarak meclise giren Merve Kavakçı`ya “Bu hanıma haddini bildirin” diye bağıran Ecevit’in partisinde siyaset yapmayı ve vekil olmayı içine sindirebilmiş, ama listede uygun bir yer verilmediği için istifa etmiş bir gazeteci.
Belki de o gün listede uygun bir yer bulsaydı bu gün kendisinden sabık DSP milletvekili olarak söz ediyor olacaktık.
Gün oldu, devran döndü ve 28 Şubatçıların tasfiye etmeye çalıştığı anlayış iktidar oldu.
Şamil Tayyar bu kez de Ak Parti’den aday adayı oldu.
Hani olmaz ya, ama ola ki yarın devran değişirse nerede olacağını bilemeyiz.
Nejat Koçer’in ise Ak Parti’nin hangi değerleri ile örtüştüğünü doğrusu bilmiyoruz.
Başbakan Sayın Koçer’i Ahmet Uzer’e, Ahmet Uzer de onu teşkilata emanet ettiğine göre demek ki Ak Parti ile bizim bilmediğimiz çok “derin” (!) bağları var.
Bu “emanet” meselesinin aslı astarı nedir bilmiyoruz.
Başbakan bu iki isimi ciddi ciddi Ahmet Uzer’e emanet mi etti, yoksa espri falan mı yaptı onu da bilmiyoruz.
Ciddi ise zaten yapacak bir şey yok.
Teşkilatın, kendilerine tevdi edilen “emanetlere” sımsıkı sarılması gerekir ki Partiden bir yere ayrılmasınlar.
 Yok, Başbakan Ahmet Uzer`e espri yapmışsa, gerçekten güzel bir espri olmuş.
Biz şahsen Başbakan`ın espri yaptığı kanaatindeyiz.
Ama muhtemelen Ahmet Uzer espri olduğunu anlayamamıştır.
Belki de Başbakan espri olsun diye şöyle demiştir: “Ahmet Bey, bu iki arkadaş emanet
Yani Sayın Başbakan demek istemiştir ki: “Ahmet Bey, bu iki arkadaş Ak Partide emaneten duruyorlar; Partinin asli sakinlerinden değil, onları sana emanet ediyorum, kendilerine göz kulak ol

19.03.2011