Sanat güzeldir. Güzel, zaten sanatla tarif edilir ve taltif olur. Sanat olmazsa bir objenin tarifi yapılamaz. Sanat açısındandır nesnenin hallerinin söylenişi.
Yeri ve zamanı gelmişken büyük sanat duayeni, akademisyen gönül adamı Prof. Mehmet Zeki Kuşoğlu’nu anarsak sanırım sözlerimiz de yerine oturur.
Sevgili hocam, rastladığı objelerin medenî ve kültürel kıymetlerini fark ve takdir etmekte mahir hakiki bir sanat erbabıdır zatı alileri.
Hocam’la yağmurlu bir günde, bir günlük bir mesaimiz oldu. Hocamla biraz, yani birlikte gezmiş oldu. Sabah Hocam’ı yenge hanımefendi ile birlikte Kadıköy’deki evinden aldım.
Hocamı almadan önce ne maceralarla ulaşabildim Kadıköy’e ne maceralarla.
Neyse Efendim onca sıkıntıyı anarak takrar strese girmeyelim. Hocamın muhabbetleri ile o stresten kurtulmama sebep zaten. Yoksa şimdi tekrar o eziyetleri, cefayı tekrarlasak hocamı nerden bulacağız rahatlamak için.
Hocam öyle muhabbet bir insan ki tarifi imkânsız. Çok hoş bir gün geçirdik. Dönüşte eve bıraktım kendisini. Kendilerini eve bıraktım bırakmaya da o beni bırakmadı.
Hocam evine davet etti. Aman Allah’ım ne ev öyle. Bir müze… Mükemmel bir müze.
Hayatımda ilk defa, böyle yaşayan, yaşanan bir müze ev gördüm. Bu müze evin hocam hayatta iken halka açılması gerekli diye düşünüyorum. Benim gördüğümü herkes görmeli.
Hocama dedim ki: “Hocam, Antep’in gelmiş geçmiş ünlülerini saymaya başlasak bundan sonra ilk başta sen gelirsin. Yani Mehmet Zeki Antebi.” Dedi ki: “Tabi ki evlat.”
Yani söze öyle başlamalıyız Antep’ten bahsederken bundan sonra.
Mehmet Zeki Antebi’nin geçtiği hayat yoluna bir bakakım. 1943 yılında Gaziantep`de doğmuştur. Gaziantep’in medarı iftiharıdır. Bunu abartısız söylüyorum. Gaziantep’in iftiharıdır.
1949`da İstanbul`a yerleşiyor ve 1964 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu`ndan mezun oluyor. Aynı yıl herkese nasip olmayan çok kıymetli Hocam gibi istisna insanlara nasip olan devlet bursuyla ihtisas için Almanya`ya gidiyor. Batı Almanya’daki Kassel Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Grafik Tasarım mastırı yapıyor. 1969 yılında ihtisasını tamamlıyor ve ülkesine dönüyor. Almanya ve Avrupa`nın çeşitli müze ve kütüphanelerinde yaptığı araştırma sonucu Türk – İslam ve Doğu  sanatlarını daha yakından tanıma imkânı buluyor.
İhmal edilmiş, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatlarımıza yoğun mesai harcıyor. O dönemde hayatta olan bütün sanatkârlarla iletişime geçiyor ve teorisinin yanında pratiğini de geliştiriyor. Çok yönlü bir uğraşa ve kişiliğe sahip olan Hocam özellikle ahşap, taş ve maden sanatlarıyla ilgileniyor. Onların klasik ve çağdaş yorumlarıyla sergiler açıyor, makaleler ve kitaplar yazıyor, konferanslar veriyor. Ulusal ve uluslar arası kongrelerde 100`ün üzerinde tebliğ, bir o kadar konferans veriyor. Yurtiçi ve yurtdışında 70`in üzerinde kişisel sergi açıyor, bazılarında ise Dışişleri Bakanlığı Kültür Dairesini ve Kültür Bakanlığı’nı temsil ediyor ve bir o kadar karma sergiye katılıyor.
Sanatçı adam terörist, anarşist olmaz. Hocam bu konuya şöyle değiniyor. “Sanatı bilmeyen sevmez. Anarşinin kaynağı da cehalettir. Öyle ise halka bu sanatları öğretmenin yollarını aramalıyız.”
Terörden ve anatşiden kurtulmanın yegane yolu, sevgiden geçer, muhabetten geçer. Kısacası sanattan geçer. Sevmek çünkü başlı başına sanatın ta kendisidir.
Hocam’ın kitaplarına gelirsek;  Mezar Taşlarında Hüve`l Baki, İstanbul, 1984, Dünkü Sanatımız Kültürümüz, İstanbul, 1994, Resimli Ansiklopedik Kuyumculuk Terimleri Sözlüğü, İstanbul, 1994, Sedefkâr/ Altın Oymacı/Gümüş Kakmacı Mehmet Zeki Kuşoğlu, İstanbul, 1994, Osmanlı Kartvizitleri, İstanbul, 1996, Neler Söyledim, Neden Söyledim, İstanbul, 1997, Sözüm Bu Ülkeyi Sevenlere, İstanbul, 1998, Tılsımdan Takı`ya, İstanbul, 1998, Düşünmek Bizden Irak, İstanbul, 2005, Gelenekten Geleceğe Köprü İnsanlar, 2006, Resimli Ansiklopedik Kuyumculuk ve Maden Terimleri Sözlüğü, İstanbul, 2006, Türk Okçuluğu ve Sultan Mahmut`un Ok Günlüğü, İstanbul, 2006, Osmanlı Arması, 2008,  Osmanlı Mühürleri, 2008.’eserleridir.
Sevgili hocam seni iyi ki tanıdım. Seni tanımanın bahtiyarlığı içindeyim.
Var olasın.

14.10.2011