KH5G5K9S

Mustafa Öztürk’ten Habil’ce Bir Tavır…

Mustafa Öztürk yaptığı açıklamada “Her kim bundan böyle bizim hakkımızda ne kadar ağır söz söylerse söylesin, kendi adıma “dövene elsiz, sövene dilsiz” olacağıma dair söz veriyorum” dedi.

Mustafa Öztürk yaptığı açıklamada “Her kim bundan böyle bizim hakkımızda ne kadar ağır söz söylerse söylesin, kendi adıma “dövene elsiz, sövene dilsiz” olacağıma dair söz veriyorum.” Dedi.

Daha önce girdiği tartışmalarda kullandığı ağır ifadelere için özür mesajı yayınlayan Mustafa Öztürk; Habil’ce bir tavır ortaya koydu.

Bu tavrından dolayı Mustafa Öztürk hocayı tebrik ediyoruz. Esasen ben Müslümanlardanım diyen herkesin bu tavrı göstermesi gerekiyor.

İşte Mustafa Öztürk’ün Özür Beyânı olarak yayınladığı mesaj;

En son katıldığım bir televizyon programında bizi “müşrik” ve “şeytanın dölü” gibi ifadelerle eleştiren kişiye ve geçenlerde Caner Taslaman’ın yazdığı bir yazıya verdiğim cevapta kullandığım ağır ifadeler ilk vehlede nefsî bir ferahlık verdi; ancak sonradan yüreğimi ezdi. Çünkü kötü söz en nihayet sahibine aitti. Şayet bu kavga gürültü, şahsi bir mesele olsaydı, “ağır sözler sahibini bağlar” denilir ve belki de az çok tolere edilebilirdi. Ama bu çirkin kavganın tam ortasında “Ben Müslümanım” diyen herkesin ortak değerleri olan İslam, Kur’an gibi kutsallar yer alıyor ve maalesef her kavgamız bizden çok, bu kutsalların zedelenmesine yol açıyor. Mademki biz görünür oldukça kavga gürültü de büyüyor; bu yüzden bize daha az görünür olmak düşüyor.

İşte bu sebeple, her kim bundan böyle bizim hakkımızda ne kadar ağır söz söylerse söylesin, kendi adıma “dövene elsiz, sövene dilsiz” olacağıma dair söz veriyorum. Bu mübarek Ramazan vesilesiyle, şu veya bu sebeple kendileri hakkında ağır ifadeler kullandığım herkesten içtenlikle özür diliyorum; bizi seven insanlardan, kendilerini sukut-ı hayale uğratmam sebebiyle hassaten özür diliyorum. Ayrıca, bundan böyle sadece ilmî düzeyde çalışıp yazarak konuşacağımı, özellikle Kur’an’ın tarihselliği fikrimin sonuna kadar arkasında durduğumu ve hiç kimseyle polemiğe girmeksizin bu konuyla ilgili kitap çalışmasını tamamlayıp yayımlamanın zorunlu olduğunu belirtmek istiyorum.

 

Dövene elsiz gerek

Sövene dilsiz gerek

Sen derviş olamazsın

Derviş gönülsüz gerek

Yunus

Prof. Dr. Mustafa Öztürk – 7 Haziran 2016

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here