Şalom Gazetesi Türkiye’deki Yahudilerin çıkardığı haftalık bir gazete.
Gazetede Gaziantep Yahudileri ile ilgili ilginç bir söyleşi yayınlandı.
Bu söyleşi vesilesiyle aslında yakın geçmişi ne kadar az bildiğimiz bir kez daha ortaya çıktı.
ANTEP PRESS bu söyleşiyi ASIM GÜZELBEY’İN BİLİNMEYEN BİR YÖNÜ DAHA başlığıyla yayınladı.
Muhtemelen ANTEP PRESS’de okumuşunuzdur.
Okumayanlara da okumalarını öneririm.
Söyleşi Gaziantep’li Yahudi bir Rav ailesinin çocuklarından olan Özkul Arkadaş ile yapılmış.
Rav size çok tanıdık bir kelime olarak gelmeyebilir.
Haham demek aslında.
Yani Yahudi din adamı.
Daha yakınlara kadar Gaziantep’te sinagogları olan, hahamları olan Yahudi bir nüfus olması bazılarımıza çok ilginç gelebilir.
Ama öyle.
Bu Yahudiler öyle şehirde tecrit falan da edilmiş değillerdi.
Filistinliler gibi gettolarda yaşamıyorlardı.
Şehrin merkezinde oturuyorlardı.
Gaziantep’in yerlilerinde pek çok dostları vardı.
Bunlardan birisi de Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Asım Güzelbey’in ailesi idi.
Yani Asım Güzelbey o yıllarda hem bu haham ailesiyle, hem de muhtemelen diğer Yahudi komşuları ile yakın dostluğu olan bir ailenin çocuğu olarak büyüdü.
Özkul Arkadaş’ın anlattığına göre Asım Güzelbey ile çocuklukları birlikte geçmiş.
Öyle ki, çocukluk yıllarında başlayan bu dostluk bu güne kadar sürmüş.
Nitekim kendisiyle söyleşi yapılan Rav (Haham) Moşe Arkadaş Levi’nin oğlu Özkul Arkadaş bu dostluğa sık sık atıfta bulunuyor.
Gaziantep’e büyük bir özlem duyan Özkul Arkadaş Gaziantep’e karşı olan borcunu ödemek için şehirdeki Yahudi mirasını yeniden ihya etmeye kalkıştığında doğal olarak en büyük yardımcılarından biri kadim dostu ve çocukluk arkadaşı Asım Güzelbey olmuş.
Söyleşideki bir anekdot şahsen beni çok duygulandırdı.
Eminim sizi de duygulandırmıştır.
Asım Beyin o aile ile o kadar sıcak ve samimi bir dostluğu var ki, Özkul Beyin anlattığına göre Şabat Günlerinde gidip o haham ailenin sobalarını yakıveriyor.
Bilindiği gibi Şabat (sebt , yani cumartesi) günü Yahudilerin ibadet günüdür.
O gün ateş yakmak, paraya dokunmak, arabaya binmek vb. birçok işi yapmak yasak ve günahtır.
O gün ibadetle, yani Tevrat okuyarak yahut sinagoga (havraya) giderek geçirilmelidir.
Muhtemelen soğuk kış günlerinde – sırf dindarlıklarından dolayı günah olur diye – sobasını yakamayan Yahudi komşularının sobalarını yakarak onları üşümekten kurtaran Asım Güzelbey’le ilgili bu anekdot hangimizi duygulandırmaz?
Şahsen ben, birileri gelse de sobamızı yaksa diye bekleyen kimsesiz Müslümanlar adına umutlandım.
Öyle ya, soğuk Şabat günlerinde Yahudi dostlarının sobasını yakan Asım Güzelbey, soğuk Şubat günlerinde Allah’tan başka dostu olmayan kimsesiz Müslümanların sobasını yakmaz mı?

05.02.2012