logo

Senden özür dileriz çocuk!

Senden özür dileriz çocuk!  

Bir dünya bırakın biz çocuklara,

ıslanmış olmasın gözyaşlarıyla!

Bir vatan bırakın biz çocuklara,

göklerde yer açın uçurtmalara!

Diye bir şarkı söylerdin amcalara.

 

Amcalar sana barış ve huzur dolu yarınlar bıraksın diye.

Dünyayı sevilir ve birlikte yaşanır bir yer kılsınlar diye.

Çocuklar annelerine sarılıp uyusunlar diye.

Akşam işten gelecek babalarını heyecanla beklesinler diye.

Oyuncaklarıyla oynamak için arkadaşlarını çağırsınlar diye.

Parktaki kaydıraklardan neşeyle kaysınlar diye.

 

Ama amcaların senin sesini duyamayacak kadar meşgul be çocuk.

Onlar ihtiras ve hırslarından dolayı sana kapalılar.

Daha çok mevzi kapmak için, daha çok zengin olmak için plan yapmakla meşguller.

Ne seni dinleyecek zamanları, ne de senin anlayacak vicdanları var.

Kendi çocuğuna sarılarak ayrılan pilot amcaların seni bombalarken çocuk olduğunu düşünecek empatiden çok çok uzak.

 

Bizler büyümeye hasret tüm çocuklara şiirler yazarken,

mavi emzikli çocukların edebiyatını yaparken,

İftar sofrasında sahilde öldürülen çocukları izlerken,

siz hep ölüyordunuz çocuk.

Bu ne yılandır ki beşikteki bebeği sokar,
bu ne namert silahtır ki habersizce, sessizce patlayıverir.

 

ama emin ol hesabı sorulacak ey çocuk:

Elleriyle dizlerini çürüten anaların,

Çocuğu erkenden kendisinden alınan babaların,
seher vakti sessizce akan kanların,
bir de suçlarını bilmeden öldürülen arkadaşlarının.

Ama beraber ağlayacağız ağlanacaksa,
gülünecekse beraber güleceğiz.
Belki sana şimdi mutluluklardan söz etmek olmayacak,
ancak er geç sevdanın tanyeri ağaracak.

 

Bunları anlamak için güzel aklını yorma emi!

Bunlar inandıkları şeylere de sadık değiller,
senin saçların denli dürüst değiller inan.
Bunlar Hiroşimada ölen çocuğun destanını yazarlar da seninkini yazmazlar.
Acıları onlara layık görmezler de sana layık görürler.
Maalesef ki sana sağır ve dahi kördürler.
Ayağına diken batsa Rus çocuklarının, Amerikan çocuklarının, yahudi çocuklarının; ayağına diken batsa feryad-u figan koparırlar da…
Burunlarının dibindeki Aylan’ları görmezler, seni asla sevmezler.
Seni hiç mi hiç sevmezler.

Bu yüzden çocuk dediklerinde sen değilsin kastettikleri, asla sen değilsin.
Ki bu yüzden özgürlük dediklerinde sen kelepçeleri, ölümleri anla.
Eşitlik dediklerinde sen ezilmeyi anla kendi payına.
Onların şarkılarını söylemedikçe sen bunları böyle anla ey çocuk!

 

Oysa bana dünyayı kucakla deseler gelip sana sarılmak isterdim.

Senin üzerine yağdırılan bombalarla aranda perde olmak isterdim.

Acılı bir dünya ile tanışmanı önlemek için 24 saat evcilik oynamak isterdim seninle.

Dünyanın senin odandan ve oyuncaklarından ibaret olduğunu sana haykırmak isterdim.

Yeryüzünde hiçbir insanın çocuklara kıyacak kadar kötü olmadığını ispatlamak isterdim.

Seni vurmaya gelen jetlerin aslında anka kuşu olduğunu söylemeyi çok isterdim.

Helikopterden yağan misketlerin oyunlarını renklendirmek için olduğunu söylemeyi çok isterdim.

Ama biliyorum ki, onların hesabı benim temennilerimden çok çok güçlü.

Senin üzerinden yapılan pazarlık ise çok çok büyük.

Ve yine biliyorum ki onlar çocukları öldürmekten asla vazgeçmeyecekler.

 

İşte bu yüzden tüm amcalar adına senden özür diliyorum.

Dünyanı huzurlu kılamadığım için senden özür diliyorum.

Lakin sevimli bir kuş olup cennete uçtuğunu biliyorum.

Ve seninle orada buluşmayı çok istiyorum.

 

Selam ve dua ile.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.