Av. Yaşar Atılgan, son günlerde artan mülteci sorunları ile ilgili çok kıymetli analizler yapmış.  Kendisine teşekkür ediyor ve bu hayati yazıyı ilginize arzediyoruz.

Suriyeli sığınmacılar ile ilgili sorunların olduğu hepimizin malumudur. Bu konuda çeşitli çevrelerden çeşitli tepki ve açıklamalar gelmektedir. Bu açıklamaların tamamının sağduyulu açıklamalar olduğunu söylemek de mümkün değildir. Sorunları görmezden de gelemeyiz. Ancak sorunlara yönelik tespit ve çözüm önerilerimizde dikkate almamız gereken yönler olduğunu da açık yüreklilikle ifade etmemiz gerekir.

Bizim millet olarak sahip olduğumuz değerlerimiz ,tarihten ve coğrafyadan gelen sorumluluklarımız vardır. Bu minval üzere bakış açımızda olması gereken ve unutulmaması gereken şu hususlar bana göre çok önemlidir.

-Öncelikle suriyeden ülkemize ve şehrimize sığınmış insanlar tarihi ve bölgesel olarak aynı kaderi asırlarca paylaştığımız bölgemiz insanlarıdır. Bu insanların insani ve islami açıdan kardeşlerimiz olduğunu bilmemiz gereklidir. Dolayısı ile kardeşlik hukukuna zede getirecek açıklama ve haberlerden kaçınmamız elzemdir.

-Suriyeli kardeşlerimiz “öteki” muamelesine tabi tutulmamamıdır. Kahrolası emperyalistlerin koyduğu ve bizim zoraki kabulümüzle oluşan sınırlar kalbimizin ve kafamızın sınırları değildir. Üstelik Suriyedeki savaş Suriyelilerden çok bölge üzerinde hesaplaşan Suriye dışı güçlerin savaşıdır.

-Bu kardeşlerimizin bize sığınmış olduğunu unutmamalıyız. Himayemize sığınanları imkanlarımız ölçüsünde korumak ve barındırmak bir onur ve şeref meselesidir Bu noktada şeref ve onurumuzu zedeleyecek davranışlardan kaçınmalıyız.

Her halk ve milletin çeşitli kişilik ve ahlaki zaaf taşıyan insanlarının bulunabileceğini ve zafiyetli kişi ve kişilikler yüzünden tüm toplumu mahkum etmememiz gerektiğini her daim hatırımızdan çıkarmamalıyız. Zaafiyetli kişiler yüzünden adalet ve ölçüden ayrılmamalıyız.

-Eğer güvenlik, emniyet ve düzen anlamında çeşitli sıkıntılar var ise bunun öncelikli olarak sorumlusunun bizim ve yöneticilerimizin olduğunu bilmemiz ve bu sorumluluğu sığınan kardeşlerimize yıkmamamız gerektiğini hatırımızda tutmalıyız. Bu sorunları çözmek ve sükûneti temin etmek öncelikle bu ülke ve yöneticilerinin sorumluluğundadır.

Bir zamanlar Gazi şehrimizin savunulması sırasında da komşu illere sığınan on binleri unutmamamız ve buralardaki kardeşlerimizin bize sahip çıktığını hatırlamamız gerekmektedir.

Allah hiç kimsenin başına böyle felaketler getirmesin diye dua etmek ve merhamet duygularımızı canlı tutmak zorundayız. Allah Suriyeliler dolayımında bizi imtihan etmektedir. Bu imtihanı kazanmak ve cennet kapılarını aralamak düsturumuz olmalıdır. Unutmamalıyız ki merhamet etmeyene merhamet edilmez.

Son olarak şehrimizde büyük bir sorun varmış gibi yapılan açıklama ve haberler kötüniyetli provakatif eylemleri şehrimize davet edecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here