Yazmak zor iş, yazmaktan murad edilen maksadı hasıl etmek daha da zor…


Düşünmeye başlamak bireysel eylemdir.İnsan bunu dışarıya aksettirmedikçe kendi iç dünyasına anlam katabilir. Düşünceyi kaleme almak, duyurmak ise artık sahiplenilecek bir eyleme dönüşür ve o söz insanı ya esir eder ya da yüceltir.Zor zamanda yazmak bu sebepten olsa gerek ,  insanın sınırlarını daha  bir net görmesini sağlar.

Konumuz Suriye ve haftalardır , toparlamaya çalışıyorum olanları. Bir yanda kan revan içindeki çocuklar, yıkılmış şehirler.. Her gün bir istatistik rakamı gibi gözümüzün önüne serilen şehit rakamları..

Diğer yanda açıklamalar, toplantılar , uluslararası stratejik değerlendirmeler , seçimler , iddialar..

Suriye`deki ayaklanmada birbirine zıt çok şey var. Silahlanmanın gerekliliği en baştan sağlıklı bir şekilde ele alınabilseydi sonuç böyle mi olurdu bilinmez. Ama muhaliflerin açıklamalarında sürekli silah talebi geliyor olması ve bunu karşılayacak olanların da Batılı emperyalistler olması insanı çileden çıkarıyor.

Gün be gün farklı ülkelerden Suriye`ye savaşmaya gidenlerin fotoğrafları sosyal medyada yer alıyor. Canlarını ve namuslarını korumak pahasına kaçan ve ülkemize sığınanların dramları farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Bir çok yardım kuruluşu hiç de kolay olmayan bu durumda yardım etmeye çalışıyor Suriyeli kardeşlerimize…

Ancak tam bu yazıyı yazmaya niyetlenirken gördüğüm iki haber, tıpkı yukarıda belirttiğim açıklamalardakine benzer bir biçimde beynimi bulandırıyor.

Suriyede cihad var mı? Evet… Esed zalimliğini halkına karşı hınçla kullanıyor mu? Evet

Vicdan , akıl ve insani hasletler bu davada Esad`ın karşısında olmayı gerektirir mi? Evet…

Bütün bunlara Evet… Peki sürece ABD ya da batılı güçler destek veriyor mu? Cihad penceresinden oradan gelenlerin söylediklerine bakıldığında ,Hayır..

En azından bekledikleri ve uygun zamanı kolladıkları kesin, Ortadoğuda birarada yaşayan halkların birbirini öldürmesi onların daha çok işine gelmektedir kanımca.

Peki bu ülkeler destek vermiyor ise son günlerde çıkan silah verelim artık haberleri neyin nesi?

ABD silah verirseniz engel olmayacağız demiş, İngiltere , Fransa geç kalmayalım demiş..

Esed`in zayıfladığı aşikar ki varolan durumu lehlerine çevirmek istemekteler…

Muhaliflerin açıklamalarındaki batılı güçlerin desteği bu mudur ?

Eğer öyleyse bu içerde savaşan cihad eden gruplar tarafından nasıl değerlendirilecek?

Biliyoruz ki ABD El-Kaide dolayısıyla silah vermeye yanaşmamıştı..

Daha da beteri birkaç gün önce yapılan seçimlerde başbakan olarak seçilen Gassan Hito`nun ABD de yaşayan bir işadamı olması çok mu normal ?

Hemen ardından İslam cephesi komutanları açıklama yapıyor ve diyor ki, Direnişçi olmayan ve Suriye dışından hiçbir hükümeti kabul etmiyoruz !

Başlangıçta yapılan hatalar , gelinen noktada bir acziyete dönüşebilir ve bu en başta olmadığı halde son noktada emperyalistlerin müdahalesiyle tamamlanacak bir Suriye “hazanına” dönüşebilir..

Hükümetin bu konularda bir önlemi ya da tedbiri var mı? Ya da Türkiye`de cihada destek veren topluluklar batılı güçlerce ortaya çıkacak çözüme ne kadar sıcak bakacaklar ? Hepsi muamma..

Binlerce mülteci ve yıkılmış şehirler bir zaferle yeniden ayaklanacak umudu kendinden bulabilirdi belki bunca can kaybına rağmen… Ama sonuç düşünüldüğü ya da  gözlerimizi kapatıp hayal ettiğimiz gibi olmazsa , ortaya çıkan durumun hesabını vermesi gereken insanların sayısı hiç de az olmayacak….

Rabbim Suriyeli kardeşlerimizin haklı davalarını hayırla sonuçlandırsın, ayaklarımızı kaydırmasın…

20.03.2013