Düşman ya da dost… Ortası yok mu bunun?

Gerek güncel olaylarda gerekse kişisel ilişkilerde bizlere iki seçenek dayatan kim ya da ne?

Bu iki tabirden önce bizi en güzel tarif eden bir kavram daha var oysa: “Müslümanlar Kardeştir.”

Ne güzel değil mi? Duyması, söylemesi bile güzel.

Arkadaşlar, hepimiz gündelik hayatta bu düşman ya da dost diye nitelendirilen kişilerle öyle ya da böyle bir şekilde karşılaşıyoruz. Kimisi arkadaşımız, kimisi akrabamız, kimisi de bir tanıdığımız.

Gerek hizmet içerisinde gerekse parti teşkilatı içerisinde çok güzel kardeşlerimiz olduğu gibi, tavır ve davranışlarını tasvip etmediğimiz birçok kimse var.

Ekranlardan olayların çok boyutlu olduğunu, amacın sadece dershane, yolsuzluk vs olmadığını görüyoruz. Bir hesaplaşma var ve bu hesaplaşmada taraflar farklı ve yanlış yerlerden kendilerine destek sağlamaktan çekinmiyorlar.

Bu devam edecek. Her iki tarafta az veya çok kaybedecek. Seçim sonucu bunu biraz daha ortaya çıkaracak.

Bütün bu hesaplar yukarılardakilerin hesabı.

Elbette bir Müslüman olarak, bir seven olarak, bir taraf olarak içimizde beslediğimiz neticeler var.

Ama, fakat, lakin…

Vurgulamak istediğimiz nokta şu:

Bizler, yani bu yazıyı okuyan, yazan, ve olayları bu pencerelerden izleyip, seyredenler, yani “kardeş olanlar”

Yahu dilimiz, yüreğimiz, düşlerimiz bozuluyor.

Taraf olabiliriz ama düşman olmayalım!

Bizlerin düşman ya da dost kavramından önce gelen “kardeş” kavramı var.

Bunu unutmayalım.

Birbirimize bakarken, atarken, tutarken en çok da bunu unutmayalım.

Zaten Allah bunu unutturmuyor. Nere de mi?

Cami de yahu cami de. Cenazede, düğünde, sokakta, çay ocağında, e bir de huzuru mahşerde…

 

Taraf olduğumuz kesime ve karşımızda gördüğümüz kesime bakarken dua edelim.

“Allah`ım,” diyelim.” Halimiz harap. Yani kötü. Ben ne yapabilirim bu durumda. Elimden ve dilimden kardeşime bir kötülük gelsin istemiyor ve olayı sana arz ediyorum.

Allah`ım bak!

İşin içinden çıkamıyorlar ve çıkamıyorum.

Benim abim haksız da olabilir, haklı da.

Ama bu işten hepimiz zarar göreceğiz.

Dilimden korkuyorum Rabbim, dilim ile birilerine zarar vermekten korkuyorum. Elim ile birilerine zarar vermekten …

 

Sen bizleri kardeşler olarak nitelerken ben düşman olarak nitelemekten korkuyorum. Karşımdaki dostum ya da düşmanım olamadan öte kardeşim.”

Yazı biter. İçimdeki bitmese de yazı biter.

Son bir serzenişle, heyecan ve endişeyle tekrar edeyim:

Çocuklar biz kardeşiz!

Bir şeyler olacak ve bitecek. Zararı çok ya da az.

Kaybeden hükümetin ardından kaybeden bir cemaatin ardından payımıza düşen zararları çekeceğiz.

Sonra…

Sonra kaybeden bu diyarı terk etmeyecek. Yine kapı önünde, camide, sokaklarda karşılaşacağız.

Ama en kötü zarar da bu tanımı yitirmek olacak.

Kardeşliğimiz baki kalmasın mı?

Bitti ama yine söyleyelim:

Taraf olabiliriz ama düşman olmayalım!

Kardeş kalmaya özen gösterelim!

 

28.12.2013

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here