Tek suçlu siyasetçi mi? | ANTEPPRESS
evden eve nakliyat ve ilçeleri. bakırköy evden eve nakliyat

logo

Tek suçlu siyasetçi mi?

Bu siyasetçiler acayip adamlar abi!
Beyazı kara, karayı beyaz yapar.
Adamı sulu dereye götürür, susuz getirir.
Anneni boyar babana satar.
Ayak oyunları desen onlarda, adam kayırma desen onlarda,
Torpil yaparak liyakatsız insanları işe yerleştirme desen onlarda,
Toplumun bütün damarlarını kontrol etmeye çalışma onlarda,
Tüm kurum ve teşkilatlara hükmetme isteği onlarda,
Bütün paraların üstüne konma doyumsuzluğu onlarda,
Tüm ihaleleri kapma hırsı onlarda,
Akraba-yı taallukat ne kadar adamı varsa işe yerleştirme onlarda,
En yakın arkadaşının bile rakibi olması durumunda ayağını kaydırma onlarda,
Yıllardır milletvekili seçildiği partisi kendisini liste dışı bıraktığında partisine bir anda düşman olma onlarda,
Aslında nefret ettiği insanın yüzüne gülmeler, zoraki ziyaretler, yalancı tebessümler, sahtekar nezaketler hepsi onlarda.
İstediğini alamayınca kendi partisinin aleyhinde propaganda yapma onlarda,
Herkesi tek tek arayarak “parti beni listeye koymadı, sakın oy vermeyin ki kıymetimi anlasınlar” deme onlarda,
Meydanlarda vatan millet deyip özelde sadece kendi menfaatlerine hizmet etmeyi öngörme desen yine onlarda.
İhaleler, satın almalar, adam bulmalar, adam devşirmeler, transferler, reklamlar…
İnsanların cenazesi üzerinden, sevinçleri üzerinden, düğünleri üzerinden, etnik yapıları üzerinden, inançları üzerinden oy devşirmeye çalışma yine bunlarda.
Cenazede ağlama, düğünlerde gülme numarası yapma bunlarda.
Sonra bunları fotoğraflayıp bunun üzerinden oy devşirmeye çalışmak yine bunlarda.
Abi bunlar varya içkiciyle alemci, dindarıyla hocacı oluverir.
Bu siyaset çok kirlenmiş abi, siyasetçiler desen toplumun en kirli insanları…

Bir dakika ya:
Kirli olan sadece siyaset ve siyasetçiyse bunlar gökten zembille mi indi?
Senin benim komşum akrabam değil mi bunlar?
Dahası acaba onları usulsüz isteklerimizle biz mi kirtetiyoruz acaba?
Burada tek suçlunun siyasetçi olmadığını söyleyelim bir kere!
Onun kadar o siyasetçiyi o hale getirenler de suçludur.
Yalakalığı seven, şakşakçı, münafık fıtratında, hakkı olup olmadığına bakmadan kendi işinin görülmesi için siyasetçilerin peşinden gidenler de siyasetçiler kadar kirli ve suçludur.
Siyasetçiyi meydana getirenler de aslında toplumlardır.
Bizler toplum olarak dürüst iş yapmayı, kendi hakkımızın dışında bir şey istememeyi, liyakatsiz olduğumuz bir makama mevkiye talip olmamayı bilseydik siyasetçiler de bunun üzerinden oy devşirmeye kalkmazdı.
Burada siyasetçiyi ve idarecileri biraz bu yanlışlara itekleyen unsur aslında toplumun yanlış tavrıdır.
Bu yüzden bizler elbette ki her bir siyasetçimizin temiz olmasını isteriz ve bunu istemeye hakkımız vardır.
Ancak bundan önce kendimizi temizlemeye, hakkımız olmayanı istememeye, torpil aramamaya, kayırma istememeye çalışmamız lazım.
Dolayısıyla siyasetçi ve yöneticiyi temiz kılmak için bizim de temize talip olmamız, onlardan yanlış bir şey istemememiz, yanlış yaptıklarında onları uygun bir dille uyarmamızın şart olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız.
Siyasetin bu kirli yüzünden ve hemen herkese bir şekilde zararlı dokunmuş yönünden hepimiz şikayetçi oluruz. Lakin hiçbirimiz çıkıp acaba bizim hiç suçumuz yok mu, suç sadece siyasetçide mi diye düşünmeyiz.
Oysaki siyasetçileri bu hale getiren ve böyle siyasetçiler üreten bizim usulsüz isteklerimiz ve yanlış davranışlarımızdır.
Toplum dürüst olarak ne istediğini bilirse, o vakit siyasetçiyi de dürüst olmaya, temiz olmaya davet edebilir.

Unutmayalım ki, insanların en temizi olan peygamberler de siyaset yapmışlardır.
Ülkeler idare etmiş, insanları yönetmiş ve toplumu ıslah etmek için onlara liderlik etmişlerdir.
Onlar, siyaset yolunda yürürken yanlış usullerin hiçbirisini ihtiyaç duymadığı halde günümüz siyasetçileri buna ihtiyaç duyuyorsa bunun altında neyin yattığını çok iyi analiz etmemiz gerekiyor.
Hz Ömer, halife seçildiğinde “ben eğer yanlış bir iş yaparsam ne yaparsınız?” diye sormuş, o güzide toplum da “Şüphesiz ki seni şu eğri kılıcımızla düzeltiriz ey Ömer” demişlerdir.
İşte bize Ömer gibi yanlış yaptığımda ne yaparsınız diyecek alicenaplıkta idareciler lazım. Yani bu cesareti halkına verecek siyasetçiler lazım.
Diğer taraftan seni eğri kılıcımızla düzeltiriz diyecek kadar cesur ve doğru bir halk lazım.
Eğer öyle olmazsa o zaman şikayetlendiğimiz, sitem ettiğimiz bu sorunlar var olmaya devam edecektir.
24 Haziran, temiz bir toplum ve temiz bir siyaset adına bir milat olur umarım.
İşin başına hakkı, hukuku ve adaleti savunan insanlar gelir umarım.

Selam ve dua ile.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.