“Türkiye’de Dini Hayat” Araştırması

Türkiye’de Dini Hayat Araştırması Diyanet İşleri Başkanlığı son zamanlarda iyi işler yapıyor.

Bunlardan biri de  “Türkiye’de Dini Hayat” araştırması. Araştırma yakınlarda yayınlandı.

Doğrusu beklenilenden daha kapsamlı bir araştırma olmuş.

Bu araştırma ile artık Türkiye’deki dini hayat hakkındaki değerlendirmeler spekülatif olmaktan çıkacak; daha gerçekçi analizler yapabilmek mümkün olacaktır.

Bu vesileyle araştırmanın yapılması ve yayınlanmasını sağlayan DİB Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Necdet Subaşı ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 

Evelallah Dindarız Abi!

Araştırma birçok açıdan ezberlerimizi bozacak nitelikte.

Türkiye’deki dini hayat ile ilgili ilginç verilerle karşı karşıyayız.

Bu veriler üzerine ilerleyen günlerde pek çok değerlendirme yapılacaktır muhtemelen.

Ancak bir hususun altını çizmek istiyorum: Doğrusunu söylemek gerekirse sonuçlar bana biraz abartılı gibi geldi.

Nedense sosyal hayatta karşılığını görmekte zorlandığımız bir dindarlık varmış gibi bir hisse kapıldım.

Mesela, % 50’nin neredeyse düzenli olarak beş vakit namaz kılması çok ikna edici görünmüyor.

Ya da ne bileyim, mesela % 83,5’un sağlığım iyi olursa Ramazan’da oruç tutarım demesi…

Yahut, 77’in zekat veriyor olması çok inandırıcı değil.

Ancak bu sonuçların çok inandırıcı görünmemesinin, araştırmanın bilimsel zaafından kaynaklandığını düşünmüyorum.

Araştırma büyük bilimsel bir ciddiyetle yapılmış.

Ben bunun, daha ziyade, sorulara yeterli dürüstlükte cevap verilip verilmemesi ile alakalı olduğu kanaatindeyim.

Yani Türk halkı Din’in emir ve yasaklarını; iyi, güzel ve doğru gördüğü şeyleri – kendisi çok fazla yapmıyor olsa bile – yapmadığını söylemeye utanıyor.

Din referans olma vasfını koruyor Peki, her halükarda araştırmanın sonuçlarını nasıl okumak lazım?

Bunu kısaca özetleyecek olursak şunları söylemek mümkündür:

– Türk halkı için Din, – her şeye rağmen – tahmin edilenden daha fazla, iyinin, güzelin ve doğrunun referansı olma vasfını koruyor.

– Türk halkı, Din’den kaynaklanan yahut referansı Din olan amelleri kabule yatkın duruyor.

Bu da bize Din’in ve dini değerlerin toplumsal hayatta karşılık bulması için uygun bir psikolojik ortam olduğunu göstermektedir.

 

HAYATIN ÖZÜNE DAİR

Farz et ki kurşunun yok. Bir dua sür şarjöre ve bas tetiğe. O dua düşmanı bulur.

 

TADIMLIK

Modernitenin İslam dünyasında, sosyal, siyasal ve entelektüel yaşam üzerinde ağırlığını hissettirmeye başlamasından bu yana, İslam’ın dünyevileştirilmesi tehlikesi baş göstermiştir. Daha açık söyleyecek olursak, modernitenin iğva ve iğfaline uğrayan Müslüman zihinlerde, Din, hidayet olma vasfını yitirerek, modern ulus devletler için bir kalkınma ideolojisi ve modernleşmenin amaçlarını gerçekleştiren bir motivasyon unsuru haline gelmiştir.  [Modernizmin Kıskacında, Çıra Yayınları]

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here