Yerel gündemi çok sağlıklı izlediğim söylenilemez.
Bu yüzden ANTEP PRESS’te görene kadar Türkiye Yazarlar Birliği Gaziantep Şubesi’nin 2010 yılı için “Edebiyat” ve “Hizmet” ödülleri verdiğinden haberim olmadı.
Haberi okuduktan sonra, ödül alanların tüm listesini görmek için internette şöyle bir araştırma yaptım.
İlgi çekici bir liste ile karşılaştım.
Bu kadar önemli (!) bir konunun neden TYB Gaziantep Şubesi’nin bizzat kendisi tarafından haber yapılmayıp, İHA’nın haberini iktibas’la yetinilmiş olması ayrı bir konu, TYB Gaziantep Şubesinin sitesinde konuyla ilgili hemen hemen başka hiçbir yazıya yer verilmemesi de ilgi çekiciydi. 
İlk etapta akla gelen, TYB Gaziantep Şubesi – diğer kelimeler biraz ağır kaçacağı için uygun bir kelime seçerek söyleyecek olursak – birtakım maslahatlar (!) gereği birilerine ödüller verdiği, ama ödül verdiği isimlerin camia tarafından pek fazla bilinmesini ve gündem edilmesini istemediğiydi.
Aksi takdirde TYB Gaziantep Şubesi için en önemli etkinlik olan ödüllendirme haberinin kendi sitesinde geçiştirilmesini izah etmek zor olacaktır.
Öte yandan, bu ödüllerin hangi kriterlere göre verildiği ve ödül verilen kişilerin bu ödüle hangi saikle layık görüldüğü üzerinde ayrıca durulabilir; ama ondan önce asıl üzerinde durulması gereken konu, tamamen bir meslek örgütü olan TYB’nin normal şartlarda sadece yazar, fikir adamı ve sanatçılara ödül vermesi gerekirken, hangi beklentilerle “Hizmet” ödülleri adı altında bir ödül alanı ihdas ederek, Belediye Başkanlarına, Vali’nin Hanımına, Kültür ve Turizm İl Müdürüne, Sosyal Hizmetler İl Müdürüne, Vakıflar Bölge Müdürüne ödül verme “işgüzarlığı”nı icra ediyor olmasıdır.
Yazarlarla ilgili bir meslek örgütü rastgele ödül ihdas edebilir mi?
Bari o zaman yazarları, fikir adamlarını ve sanatçıları da “Muhasebeciler Derneği” veya “Makine Mühendisleri Odası” falan seçip ödüllendirsin?
Şimdi diyeceksiniz ki: “Ne var bunda? TYB bu kişileri kültürel konulardaki hizmetlerinden dolayı ödüle layık görmüş. Olmaz mı?
Varsayalım ki haklısınız.
İyi de, mesela, “Hizmet” ödülleri kapsamında Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürünü, “Tarihi mekânlarda seyyar satıcıların nohut dürümü satmasını engelleyerek tarihi dokunun korunmasına hizmet ettiği” için ödüle layık görebilir mi?
Hadi diyelim ki, uygulayıcı konumdaki bir Müdür’ü ödüllendirmektense, emredici konumdaki Belediye Başkanını ödüllendirmek daha rasyoneldir(!)  İyi de, normalde bu ödüller “o yıl” yapılan hizmetler dolayısıyla verilmesi gerekirken, daha önce uygulanmış olan bir projeden dolayı 2008’de ödül alan bir kişiye aynı projeden dolayı 2011’de ödül verilmesini nasıl izah edeceğiz?
Hadi onu da geçtik, internette “sokak çocukları” ve “Ayşe Kamçı” isimlerinin neredeyse bir arada geçtiği tek bir haber yokken; medyanın ve devletin resmi haber ajansı olan Anadolu Ajansının fark edemediği, fark etse de demek ki habere değer bulmadığı Vali Beyin eşi Ayşe Kamçı Hanımefendinin “sokak çocuklarının rehabilitasyonu” konusundaki çabalarını sadece TYB Gaziantep Şubesinin fark etmiş olmasını neye yoracağız?
Demek ki Google’un arşivlemediği (!), ama TYB Gaziantep Şubesinin haber sitesinde yer alan pek çok haber var, bizim bilmediğimiz(!)  Ancak biz, TYB Gaziantep Şubesinin sitesinde “arama” butonu bulamadığımız için Ayşe Kamçı Hanımefendinin sokak çocuklarının rehabilitasyonu konusunda yaptığı çalışmalarla ilgili yaptıkları haberlere de ulaşamadık.
Vali Bey’in eşi Ayşe Kamçı Hanımefendinin “sokak çocuklarının rehabilitasyonu” konusunda yaptığı çalışmalarla ilgili sitelerinde yer verdikleri haberlerin linkini yollarlarsa şahsen memnun oluruz.
Yok, illa da – bizim bilmediğimiz herhangi bir nedenden dolayı – Vali Beyin eşine bir ödül vermekte fayda mülahaza etmişlerse ona diyecek bir şeyimiz yok. Ama bu durumda da hiç olmazsa Ayşe Kamçı Hanımefendi’yi “sokak çocuklarının rehabilitasyonu” gibi müphem bir konuda değil, “kültür sanat etkinliklerini desteklemek” gibi daha ortalama bir konuda ödüle layık bulabilirdi. En azından böylesi bir ödül gerekçesi TYB Gaziantep Şubesi için daha inandırıcı olurdu.
Vesselam bu konuda söyleyecek çok şey var. Yani bu hamur çok su götürür.  Ama TYB Gaziantep Şubesi tarafından zaten yeterince cıvıtılmış bir ödül ihdası hakkında daha fazla laf ederek iyice suyunu çıkarmamak için bu mevzuu –şimdilik- burada bitirmek istiyorum.
Zira, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Merkezi mesleki ciddiyetin gereği olarak her yıl “Yılın yazar, fikir adamı ve sanatçısı” ödülü verirken, TYB Gaziantep Şubesince ihdas edilen “Hizmet Ödülü” gibi bir ciddiyetsizliğe daha fazla söyleyecek söz bulamıyoruz.
Bu yüzden TYB Gaziantep Şubesini “Meşrutiyet ilan ettik olmadı, Cumhuriyet ilan ettik olmadı, bari biraz da ciddiyet ilan edelim” diyen Sakallı Celal’a havale edip, ANTEP PRESS yetkililerinden bir “Molla İbrahim Müteharrika Ödülleri” ihdas ederek  “Yılın en ciddiyetsiz ödül ihdası” dalında TYB Gaziantep Şubesini ödüllendirmelerini teklif ediyorum.

07.01.2011