logo

Üç Aylar ve Regâib Kandili

Üç Ayların Önemi

Hidayet ve rahmet kaynağı olan1, Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği Ramazan ayının yaklaştığını müjdeleyen mübarek aylarla buluşmanın saadetini yaşıyoruz. Üç aylar, Müslümanların geçmişinin muhasebesini yaparak ibadetlerini yoğunlaştıracağı, günahlardan temizlenip arınacakları, aralarında sosyal dayanışma ve yardımlaşmanın hazzını yaşayacakları önemli zaman dilimleridir. Mü’minler, diğer aylara göre bu aylarda namazlarına daha fazla dikkat etmekte, nafile, keffâret ve kaza şeklinde oruç tutmaya özen göstermekte, zikirlerini fazlalaştırmakta, dualarını çoğaltmakta, Kur’an tilâvetini (okuyuşunu) artırmakta, tevbelerini yinelemekte ve nefis muhasebesini yapmaktadırlar. İyiliklerin ve güzelliklerin daha fazla hakim olduğu bu aylar, dinî ve kültürel hayatımızı derinden etkilemektedir. Çünkü bu aylar, ilahî rahmetin ve bağışın daha fazla ortaya çıktığı aylardır.

Üç Ayların Din ve

Sosyal Hayata Etkisi

Üç ayların gelişi, yeniden derin bir tefekkürün, esaslı bir murakabenin ve kapsamlı bir nefis muhasebesinin yapılması için mühim bir fırsattır. Dünya menfaati, makam endişesi, nefsanî arzuların tesiri, mal hırsı, moda haline gelen körü körüne taklitler ve benzeri olumsuzluklar, birçok insanı etkilemektedir. Müslüman kesimde ve dindar olarak kendini algılayan mü’minler arasında büyük bir savrulma yaşanmaktadır. İmanla bağdaşmayan hayat tarzları gelişmektedir. Yine öyle bir çağda yaşıyoruz ki, insanların dini hassasiyetleri azalmış, menfaat kaygısı ve dünyevileşme hırsı dinî değerlerin üstüne çıkmıştır.

Peygamber Efendimiz, “Karanlık gecenin (zifirî) karanlıklarına benzeyen fitneler ortaya çıkmadan amellerde yarışın. Çünkü o fitneler ortaya çıktığı vakit kişi, mü’min olarak sabahlayacak; kafir olarak akşamlayacak, yahut mü’min olarak akşamlayacak, kafir olarak sabahlayacak, dinini azacık bir dünya menfaati karşılığında satacaktır.”2 buyurarark, amellerde yarışmayı tavsiye etmiş ve ileride dinî hassasiyetlerin azalacağına hatta dünya değerleri karşısında dini değerlerin feda edileceğine işaret etmişlerdir. Resûl-i Ekrem efendimizin beyan buyurduğu ve tarif ettiği bir zaman dilimi içerisinde bulunulduğunun farkında olan Müslümanlar, üç ayları bin ganimet olarak düşünmelidir. Tam bu noktada üç ayların da bereketi ve feyzi ile bireysel ve toplum olarak yenilenmeye, arınmaya ve kendimize gelmeyle ihtiyacımız vardır. Bu olumsuz gidişatın, günahlarla kuşatılan hayatın, kirlenen duygu ve nazarların, tereddüt içerisinde imanın zevkine varamayan kalplerin, fesada uğrayan zihin ve düşüncelerin üç ayların rahmet ikliminde ferahlanmaya, mağfiret deryasında temizlenmeye ve kendine gelmeye ihtiyacı vardır.

Birey, aile, toplum ve millet hayatının düzelmesinde ve cemiyette güven, barış ve huzurun temininde üç ayların tesiri oldukça önemlidir. “Rabbinizin bağışına ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!”3 âyetinde mü’minler koşuya çağrılmaktadır. Bağışlanmanın ve arınmanın en önemli, en verimli ve en anlamlı olduğu zaman dilimi ise üç aylardır. Üç aylar tabiri caizse, bireyin, ailenin ve toplumun kendine geldiği, imanın izzetinin fark edildiği, ahlâkî güzelliğin tadına varıldığı, fakirin, yoksulun, yetimin, öksüzün, muhtaçların yüzünün güldüğü mübarek günlerdir.

Recep Ayı

Kur’ân’da ayların sayısının on iki olduğu açıklanır. Bu hususta şöyle buyurulur: “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin….”4

Haram aylar, hürmet edilmesi gereken, savaş ve kan dökülmesinin yasak olduğu kamerî aylardır. Bu aylar, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarıdır. Cahiliye devrinde Arablar, haram aylarına saygı gösterirler ve bu hürmetlerinden dolayı bu aylarda savaş yapmaktan sakınırlardı. Hatta bir adam babasının veya kardeşinin katiline rastlasa, ona aldırmaz, kötü söz bile söylemezdi. Merhum Hamdi Yazır’ın ifade ettiği gibi, on iki ayın hepsinde de haramdan, günahtan ve haksızlıktan ve özellikle zulmetmekten kaçınmak gerekir.5 Kur’ân, bütün zaman dilimlerinde günah işlemeyi, haram yemeyi, insan haklarına tecavüz etmeyi yasaklamıştır. Ancak bu aylarda işlenen günahlara verilecek cezanın ve yapılan güzel amellere verilecek sevabın kat kat olması söz konusudur. Bu sebeple bu aylarda Müslümanların daha dikkatli ve hassas olmaları gerekir.

Hz. Peygamber’imizin en mühim mucizelerinden biri olan “Miraç” olayı, bu ayda meydana gelmiştir. Bu ayı anlamlı ve önemli kılan vakıa budur. Çünkü Miraç gecesinde Peygamber efendimiz, Allah’ın huzuruna yükselmiştir. İslâm dininde Kelime-i Şahadetten sonra en önemli ibadet olan namaz, bu gecede farz kılınmıştır.

Yine aynı gecede “Allah’a ortak koşmayınız. Anne ve babanıza hürmet ediniz. Hak sahiplerine haklarını veriniz. İsraf etmeyiniz. Geçim endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyiniz. Zinaya yaklaşmayınız. Haksız yere kimseyi öldürmeyiniz. Yetime en güzel muamelede bulununuz. Verdiğiniz sözü yerine getiriniz. Ölçülerinizi ve tartılarınızı tam ve doğru yapınız. Bilmediğiniz şeylerin ardına düşmeyiniz. Yeryüzünde kibirlenerek yürümeyiniz.”6 gibi, itkadî, ahlâkî, ticârî ve sosyal içerikli evrensel ilkeler, Receb ayı içerisinde bütün insanlığa meşrû kılınmıştır. Bu ayın bir başka önemi ve fazileti de bu özelliğinden kaynaklanmaktadır.

Regaib Kandili

Regaib kandili, dini literatürümüzde “üç aylar” olarak bilinen rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan manevîyât mevsimine girdiğimizin habercisidir. Regaib, elde edilmesi arzu edilen değerler, ihsanı bol, arzu edilen büyük sevap7 anlamlarına gelir.

Receb ayının ilk Cuma gecesine “Leyle-i Regâib” denir. bu gece, Allah’ın rahmet ve bağışlamasının bol olduğu, duaların kabul edildiği bir mübarek gecedir. Peygamber Efendimiz, bazı gecelerde duaların reddedilmeyeceğine dair şöyle buyurmuştur: “Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri çevrilmez: Bunlar: Recebin ilk Cuma gecesi, Şabanın on beşinci gecesi, Cuma geceleri, Ramazan Bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi.”8

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in anne rahmine regaib gecesinde düştüğüne (şeref vermiş olduğuna) dair yapılan bir rivayet, pek uygun görülmemektedir. Çünkü bu gece ile Peygamber sallâllâhü aleyhi vesellemin doğumu arasında geçen zaman, bunun aksini göstermektedir. Ancak Hz. Âmine’nin, Fahri Âlem Efendimiz’e hamile olduğunu bu geceden itibaren anlamış olduğu düşünülebilir. Bununla birlikte Regaib gecesi, mübarek bir gecedir. Zaten Regaib, nefis, arzu edilen, bahası ağır, ihsan ve lütfu bol anlamına gelen “Râgibi’nin” çoğuludur. Bu geceyi ibadetle ihya etmenin sevabı pek çoktur. Fakat bu gecede kılınacak namazın sünnet veya mendub oluşu hakkında kuvvetli bir delil yoktur.9

Mübarek gecelerle (kandil geceleri ile), ilgili özel nâfile namazı yoktur. Fakat bu geceleri vesile ederek nâfile namazı kılmak, Kur’ân-ı Kerîm okuyarak üzerinde düşünmek, tezekkür ve tefekkür etmek yararlı olur.10 Peygamberimiz Kadir gecesinde nasıl dua edileceğini soran Âişe vâlidemize şöyle demesini tavsiye etmiştir: “Allahümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa’fü annî (Ey Allah’ım! Sen şüphesiz çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni affet):”11

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde Regaib gecesini kaza namazı ve nafile namazları kılarak, Kur’ân okuyarak, bol bol Allah’ı zikrederek, tevbe ve istiğfarda bulunarak, akraba ve dostları tebrik ederek, kendimize, ailemize, bütün Müslümanlara dua ederek değerlendirmek, hem Ramazan ayına hazırlanmaya, hem günahların affına, hem de ilahi rahmet ve bağışlamaya ermenin bir vesilesidir. Resûl-i Ekrem Efendimizin “Allah’ım bize Recep ve Şaban’ı mübarek eyle ve bizi Ramazan (ayına ulaştır)”12 buyurduğu duayı yaparak bu ayların hakkımızda hayırlı ve mübarek olmasını, rahmet ayı olan Ramazana Rabbimizin bizleri esenlikle ulaştırmasını dileyelim. Unutmayalım ki, bu aylar, hayatımızın altın zamanlarıdır. Telafisi ve geri getirilmesi mümkün olmayan bu kutlu ayların kıymetini bilerek samimi Müslüman olmaya çalışalım. Kur’ân’ı yaşayan bir hayat kitabı yapalım. Kur’ân’ın emir ve yasaklarına göre hayatımızı tanzim edelim. Sünnete göre yaşayarak İslam’ın güzelliğini tadalım

Share
#

SENDE YORUM YAZ

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.