Ramazan Çetin Yazdı…

 

İtalyanlar Trablusgarb’a hücum ettikleri  zaman  Hint Müslümanları  büyük bir miting tertip ederek bu tecavüzü telin etmişler ve bize yardım için ianeler toplamışlardır. Muhammed İkbal bu mitingde urdu dili ile yazdığı şu şiiri okumuştur.

“Dünyanın insanı muzdarip eden hallerinden çok sıkılmış başka bir  aleme  göçmüştüm.Melekler,beni  Hazreti  Muhammed’in(sav)  huzuruna  götürdüler.Peygamberimiz sordu.

“Bana  o  alemden   bir  hediye getirdin mi?”

“Ya Resalallah,dedim;dünyada huzur ve rahat kalmadı.arzu ettiğimiz hayat,ele geçmiyor.Varlık bahçelerinde binlerce  lale gül var.Fakat hiç birinde vefa kokusu yok.;Buna rağmen  huzurunuza  hediye olarak bir şişe getiriyorum.Bu şişenin içinde  o derece değerli bir şey  vardır  ki,bunu cennette dahi bulmak imkansızdır.Bu şişede de ümmetinizin şerefi vardır.bu şişede Trablus şehitlerinin  kanı vardır.”(şarktan haber)

    İşte halimiz, ahvalimiz,binler  ızdırap içindeyiz.Can kaleminde mürekkep kalmamış,uhuvvet bahçesinde laleler solmuş.Ahu eninlerle dolu günler ve geceler.Ümmetin  şerefi  nerede? Akıllar  düşünme imkanlarından mahrum,kalpler aşkın derinliğinden  uzak,ruhlar  dünya elinde perişan.Fikirler geceden karanlık.Enaniyet  imparatorluk kurmuş.Sadakat ve safiyet pınarında su kalmamış.Heyhat baştan başa  hayat ve toprak kızıla boyanmış,incinmeyen  gönül kalmamış.Bu cihan böyle manadan yoksun mu kalacak. Düşünce denizi incisiz mi olacak.Her varlık  O’nun aşkının şehidiyken,devir nefis adına kabaran  devekuşu gibi olmuş., Ya rabbi uyanık kalpler ihsan eyle,istikbal  gecemizi  izzet  ve şerefinle  ahsen eyle…

Ey sevgili!  giden aydınlıklar geri gelir mi  gelmez mi,

Aşkın mahlesinden  badı saba eser mi esmez mi?

İttihad-ı İslam’a   muhtaçken  ümmetin çocukları

Bu iftirak  bu elem bu ayrılık biter mi bitmez mi?

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here