Kafirleri bulduğunuz yerde öldürün(1-191)

Evlerinize arkadan girmeyin(1-189)

Ve müminlerden sana uyanlara kanatlarını indir. (26/213)

Biz ona şah damarından daha yakınız. (50/16)

 

Bunlar; istanbul escort içinde asla yanlış bulunmayan kitabımızın ayet çevirilerinden bazı örnekler.

Düz bir okuma ile anlaşılmayan veya yanlış anlaşılabilecek böyle örnekleri çoğalmak mümkün.

 

İşte birileri; usulden yoksun olarak ayet okuduğunda, kafirleri bulduğu yerde öldürülmesi gereken caniler,

usulden yoksun olarak hadis okuduğunda, sarık bağlamayanı fasık,

usulden yoksun olarak fıkıh okuduğunda, kıyamda sağ eli sol elini kavramayanı namazı kabul olunmayan beynamaz diye tanımlayabiliyor.

 

Çünkü bütün ilimlerin başı ve ön şartı usul okumaktır.

Bugün usulsüzce kur’an, hadis, fıkıh, tarih, kelam okunduğu için bu kadar curcuna var.

İşte bu sebeple;

Eline tekfir kılıcını alanlar, herkesi kesmeye,

İman-metresini cebinde taşıyanlar, insanların imanını ölçmeye,

İnternet bağlantısından başka hiçbir sermayesi olmayanlar fetva vermeye,

Üstad ve hocalarını mehdi görerek diğerlerini toptan yanlışlamaya,

Fişi takarak işinin bittiğini sananlar kendilerini dev kulelerde görmeye,

başlamış…

 

Birileri; Türkleri şamanizme döndüremeyince gelenek göreneklerini kutsal,

Kürtleri Zerdüştliğe döndüremeyince ateşi kutsal,

Şiayı Ahura Mazdaya döndüremeyence ehli beyti kutsal kültler haline getirmeye çalışıyor.

Tabi onların; müslümanların binlerce ortak noktasını değil, ayrıntılardaki farklılıkları işlemesi gerekiyor ki maksat hasıl oluna.

 

Bu günlerde Mehmet Yaşar Soyalan Hocamın, “Kutsalın eğemenliğinden, adaletin eğemenliğine” kitabını okuyorum. Tespitler gerçekten çok çarpıcı. Okumanızda ve içerik hakkında kafa yormanızda büyük faydalar var. Eğer ümmet böyle açılımları es geçerse önümüzdeki yüzyılda çok büyük felaketler kapımızı çalacak demektir. Zaten yeryüzünde savaşlardan dolayı öldürülen insanların büyük kısmı Müslüman. Asıl korkunç olan ise savaşta ölen her 10 müslümandan 8’ ini bir başka Müslüman öldürüyor.

İşte kitap, kutsal ve adalet kavramlarının nasıl mecrasından çıktığını, kutsal kültlerin hristiyanlık ve eski dinler tarafından bize nasıl bulaştığını bütün serencamıyla anlatıyor.

Dini tarih, akıl, vahiy, usul, coğrafya, muradı ilahi vs. bağlamlarından kopuk bir vaziyette anlamanın doğurduğu sorunlar gün gibi ortadadır. Korkarım bu sorunların önüne geçmezsek bir kar yumağı gibi hepimizi ezip geçecek.

 

Bu ümmetin; elindeki büyük hazinesine rağmen sersefil hali,

Selam ve merhamet kökenli dinine rağmen kanrevan hali,

İlim ve hilmin yegane kaynağına sahip olmasına rağmen gaddarca hali,

Esenlik ve kardeşliğin teminatı olan öğretilerine rağmen düşmanlık ve kin kokan hali bizi derin düşüncelere gark-etmektedir.

 

Ümmete bulaşan ölümcül ve öldürümcül hastalıkların teşhisini ve bu hastalıkların tedavisini işleyen böyle mütefekkirlerin ve eserlerin artması dileğiyle.

 

Selam ve dua ile…

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here