Kategorize etmeden, bitmeyen tükenmeyen bir vicdan azabı dilesem…


Başka yolu yok doktor… 

***

Kim hangi karanlık boy ölçüşebilir doktor.
İçimde durmadan üreyen çoğalan o acının verdiği karanlıkla.
Alaşağı edilmiş bir istikbalin ağırlığını taşımak ne mümkün. İstikbal kalbimde yaradır…
Affedin doktor bu dünyayı sevmedim.
Affedin ve cezalandırın beni, kırk satırla, kırk katırla , kırk ilaçla kırk şokla… 
1

Yoksa bu vicdansız hezeyan tükenmeyecek içimizde..

Bu ahlaksız yükselişler, bu merhametsiz medcezirler ne zaman son bulacak ?

İnsanlar neyin peşinde , neye ulaşmak için kör bir çaba içinde?

Alabildiğine tüketen, tüketirken neyi incittiğini , neyi azalttığını görmeyen,

Olabildiğince görmezden gelen, duymazdan gelen, yani “summun bukmun umyun” …

Peki ya sonra doktor?

İstenenler elde edildikten sonra.. Bir şeye ulaşana kadar, bir işe girene kadar,  bir makamı elde edene kadar, bir paraya erişene kadar,   o şeyi elde edinceye kadar olan bitene ne olur doktor?

Eski defterdir, yok mudur hesabı?

Allah tövbe edenlerin ve hakkına girilenden af dileyenlerin hesabını kapatır.

Bu insanlar neye güvenerek kendi hesaplarını kendisi kapatıyor?

Dibine kadar çekilen azaplar , bir yalanın içine gizlenip nasıl yol buluyor, zamanın akışına?

Delirmek üzere olan nefisler , nasıl bir yalanla aklını başına topluyor?

Hani şu hiç iyi ol(a)mayacağını haykıranlar, ölüm deyince sırayı kimseye kaptırmayanlar ?

Söyle bana doktor, kalbi kırık olanların tarihi nerede başlar?

* * *

Fe eyne tezhebun ? Bu gidiş nereye?

Bu umursamazlıklar nereye götürür insanlığı, hangi yanaşılacak limanı gösteriyor fenerler ?

Dilinden Allahı düşürmeyenler cebinden zulmü de düşürmüyor, gözünden yaş düşürenlerin kalbindeki taşlar düşmüyor.

İnsanlar okudukları kitaplara, dinledikleri ayetlere göre değil piyasaya göre,  zamanın yargısına göre yürütüyor işlerini…

Ve hiç ihtimal vermiyor haksızlık edebileceğine.. Haksızlığın tanımı her gün yeniden şekilleniyor…

Sağlık diyorsun, sağlık tıbbi değil, nasıl yaşadığımız, nasıl  ticaret yaptığımız , nasıl ibadet edip kime teslim olduğumuz ile ilgili bir sorun !

Söyle o zaman aklı başında olup vicdanı kurumuşlar mı , yoksa aklı başından kalbine kaymış olanlar mı hasta ?

Böylesi bir dünyada iyi olmak istemiyorum doktor. İyi deyince onlar gibi olmaktan korkuyorum…

Ve sadece bitmek tükenmek bilmeyen bir vicdan azabı diliyorum..

Eğer düşersem iğva kuyusuna, kendime de…

Çünkü korkmuyor insan azab-ı cehennemden, yokmuş gibi Allah yokmuş gibi davranıyor, yürüyor , koşuyor, alıyor, satıyor, düşünüyor, tartıyor , karar veriyor !

* * *

“De ki : Bulunur elbet iyi hal üzere kaybolan kişi” 2

 

Kemal Sayar, Otoyol uykusu  – “Bütün firaklardan gelen feryatlar”  adlı denemesinden
2 Kemal Sayar, İki Güneş Arasında – “Rüknettinin kalbi için kehanetler” şiirinden

 

17.10.2011