Darbeciler hatırlanmazken Erbakan dualarla anılıyor

Darbeciler hatırlanmazken Erbakan dualarla anılıyor

Milli Gazete Ankara Temsilcisi Mustafa Yılmaz ve Saadet Partisi Gaziantep İl Başkanı Mehmet Karalar, Referans gazetesini ziyaret etti.

Ziyarette 16 Nisanda gerçekleşecek referanduma ilişkin önemli açıklamalarda bulana Yılmaz, “28 Şubat Post modern darbesinin 20’ıncı yıldönümünde tankları yürütenlerin adını hatırlayan yok ama 27 Şubatta ebediyete uğurladığımız Necmettin Erbakan hocamız dünyada ve Türkiye’de 300 yerde anılacak.” dedi.

ERBAKAN DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE 300 YERDE ANILACAK

Milli Gazete Ankara Temsilcisi Mustafa Yılmaz ve Saadet Partisi Gaziantep İl Başkanı Mehmet Karalar, Referans gazetesini ziyaret etti. Ziyarette 28 Şubat Post modern darbesi ve 16 Nisanda gerçekleşecek referanduma ilişkin önemli açıklamalarda bulanan Yılmaz, “Hem 28 Şubat Post modern darbesinin 20’ıncı yıldönümündeyiz hem de sadece Türkiye değil İslam coğrafyasına ufuk açmış, rota çizmiş bir liderin de 6’ıncı ölüm yıl dönümdeyiz. İkisini arka arakaya gelmesini tevafuk olarak değerlendiriyorum. Ama iki tarihi yan yana sıralamamın nedeni şu; 28 Şubatta tanklar yürüdü. 20 yıl sonra baktığımızda tankları yürütenlerin adını hatırlayan yok ama 27 Şubatta ebediyete uğurladığımız Necmettin Erbakan hocamız sadece bu yıl dünyada ve Türkiye’de 300 yerde anılıyor. O dönemin Genelkurmay Başkanı 28 Şubat bin yıl sürecek dedi ama bugün geldiğimiz tabloda 28 Şubatı gerçekleştirenlerin adını kimse hatırlamazken ve hatırlayanlar da bedduayla anarken bugün Erbakan hocamız 300 yerde dualarla anılıyorsa 28 Şubatın değil 27 Şubatın bin yıl süreceğinin göstergesidir.” dedi.

ERBAKAN’IN ÖNEMİ 60 YIL SONRA ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK

Necmettin Erbakan’ın bu coğrafya için öneminin 60 yıl sonra çok daha iyi anlaşılacağını ifade eden Yılmaz, “Necmettin Erbakan hocamızın ölümünün üzerinden 6 yıl geçtikten sonra bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Maalesef Necmettin Erbakan hocamızı yaşarken kıymetini bilemedik. Ama coğrafyamızda gelişen olaylar sanki Necmettin Erbakan hocamızı haklı çıkartmak üzere gelişiyor. Ben bunun yeterli olmadığını düşünüyorum. Necmettin Erbakan hocamızın bu coğrafya için önemi 60 yıl geçince çok daha iyi anlaşılacak. 600 yıl geçince çok çok daha iyi anlaşılacak. Onun hedeflediği yeni bir dünya inşallah kurulmuş olacak. O yüzden bugün tarihi bir gündeyiz. Bu tarihi önemsiyorum” dedi

EVET DİYENLER BÖLÜCÜ, HAYIR DİYENLER VATAN HAİNİ DEĞİL

16 Nisanda gerçekleşecek referandum sürecine de değinen Yılmaz, “16 Nisanda evet diyenler bölücü değil, hayır diyenler de vatan haini değildir. 16 Nisanda millet bir irade ortaya koyacak ve bir karar verecek. Bir kere bu ülkenin çocuklarıyız. Evetçiler de hayırcılar da bu ülkenin çocukları olarak sonuca saygı duymak zorundayız. Çünkü bu toprak üzerinde yaşayan herkes bu topraklara gönülden bağlı. Düşüncelerimiz farklı olabilir. Kararlarımız farklı olabilir. Ama hepimiz bu milletin evladıyız. Bu coğrafyanın çocuklarıyız. Coğrafyası ortak olanların gelecekleri de ortaktır. Türkiye’nin başına bir felaket geldiğinde Türküyle Kürdüyle, Ailevisiyle Sunisiyle hepimiz zarar görüyoruz. Ama kalkınmış bir Türkiye’de hepimiz yararlanırız. Bu süreçte bunun farkında olmak lazım. Olabildiğince kutuplaşmadan uzak durmak lazım. Biz bir milletiz, ümmetiz. Bu coğrafyada her türlü acıyı ve sevinci birlikte yaşıyoruz. Bu ülke zenginleşirse hepimiz bundan faydalanırız.” ifadelerini kullandı.

SAADET PARTİSİ’NİN EVET DEMİYORUZ DEMESİ BİR NEZAKET ÖLÇÜSÜDÜR

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun referandum öncesinde yaptığı açıklamasıyla   bir nezaket ölçüsü ortaya koyduğunu belirten yılmaz, “Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bu noktada müthiş bir nezaket ölçüsü ortaya koydu. Bazıları anlamamakta ısrar ediyorlar ama hayır ifadesi kullanmak yerine biz buna destek veremeyiz ifadesini kullanması müthiş bir nezaket örneğidir. Toplumun ihtiyacı olan bir örnektir. Çünkü Türkiye’de yeterince fay hattı var. Üzerinde oynanan, milleti kutuplaştırmaya yönelik bir takım gerginlikler ortaya koymaya çalışan birçok faktör var. Böyle bir ortamda bir de evetçiler ve hayırcılar diye kutuplaşırsak, evetçileri bölücü, hayırcıları vatan haini olarak görürsek bundan hepimiz zarar görürüz. Saadet Partisi evet demiyoruz diyerek müthiş bir nezaket ölçüsü ortaya koydu. Herkesin bunu anlaması lazım.” şeklinde konuştu.

REFERANDUM SÜRECİNDE HERKES KENDİNİ ANLATMASI LAZIM

Referandum sürecinde siyasetçilerin birbirlerini eleştirmek yerini kararının gerekçesini anlatması gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Referandum sürecinde herkes kendini anlatması lazım. Yani evet diyen bir siyasetçi hayır diyen siyasetçiyi eleştirmek yerine kendi evetini savunması gerekiyor. Hayır diyen siyasetçiler de evet diyen siyasetçileri eleştirmek yerine hayırın gerekçelerini ortaya koyarak kendini anlatması gerekiyor. Sonuçta 16 Nisan sabahı yine bu ülkede yaşayacağız. Birbirimizin yüzüne bakmaya devam edecek noktada bunu götürmemiz lazım. Bu konuda da elbette en büyük sorumluluk siyasilere düşüyor.” diye konuştu.

REFERANDUM SÜRECİ NEZAKET ÖLÇÜSÜNDE GİDERSE MİLLET KAZANIR

Eğer referandum sürecinde nezaket ölçüsünde gidilirse her halükarda millet için hayırlı bir sonuç ortaya çıkacağını belirten Yılmaz, “Son dönelerde siyasiler üsluplarını aşağıya çekmeye başladılar. Bu sevindirici bir haber. Bunda Saadet Partisi’nin etkili olduğunu düşünüyorum. Eğer referandum süreci nezaket ölçüsünde giderse biz inanıyoruz ki her halükarda bu vatan ve millet için hayırlı bir sonuç ortaya çıkacaktır. Ama gerginleşirsek, kutuplaşırsak birbirimizi anlamak yerine ötekileştirirsek sonuç ne olursa olsun yine kaybederiz. Yani kazanmak da kaybetmek de bence evet ve hayırla ilgili değil. Bu dönemde ortaya konulacak duruş ve üslupla ilgilidir.” ifadelerini kullandı.

Meseleyi sadece yönetim sistemine bağlamak doğru değil. Yani evet çıkarsa Türkiye uçacak, hayır çıkarsa batacak diyerek tanımlanamaz. Ülkenin ekonomik gücü ne kadar, ülkenin parası ne kadar değerli, Ülkenin kaç tane üreten fabrikası var, Kaç tane savunma sanayisine ait yerli milli silahınız var? Asıl mesele budur. Ülkenin her 5 gencinden biri işsizse, borcunuz 700 milyar dolara ulaşmışsa, yeni borç bulmak için varlık fonunu oluşturup babadan kalma malları da satılığa çıkarıyorsan sisteminizin adı parlamenter sistem olmuş, başkanlık sistemi olmuş bir anlam ifade etmiyor. Sistem sadece yönetimle ilgili değil biraz üretimle ilgili, ne kadar ürettiğinizle ilgili.

REFERANDUMUN SONUCUNU KARARSIZ OLAN KİTLE BELİRLEYECEK

Referandumun sonucunun kararsız olan kitlenin belirleyeceğini belirten Yılmaz, “Referandumla ilgili anketler başa baş gidiyor. Referandumun sonucunu kararsız olan kitle belirleyecektir.”

ERKEN SEÇİM BEKLEMİYORUM

Referandumdan sonra erken bir seçim beklemediğini belirten Yılmaz, “Referandumdan evet çıkarsa da hayır çıkarsa da erken seçim beklemiyorum. 16 Nisanda evet çıkarsa sistem fiilen başkanlık sistemine dönüşecek. Hayır çıktığı an gidecek seçimde sonucu kestirmek çok mümkün olmaz. O yüzden AK Parti o riski göze almaz.” diye konuştu.

TOPLUMUN HER KESİMİNİ KUCAKLAMAK ZORUNDAYIZ

Saadet Partisi Gaziantep İl Başkanı Mehmet Karalar ise, “Referandum sürecinde biz toplumun her kesimini kucaklamak zorundayız. Yani gerginliğe yol açmadan tüm kesimlerle kucaklaşarak toplumu biraz daha rahatlatacağız. Önümüzdeki referandum sürecini bu şekilde sıkıntısız geçireceğimize inanıyorum. Ama hep ötekileştirerek gittiğimiz zaman öncesinde ve sonrasında büyük gerginliklere sebep olur. Referandum sonucunda sonuç ne olursa olsun herkesin birbiriyle kucaklaşmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here