akader-profil-resmi    

YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI PAROLASI  (AHLAKÎ ÇABA VE ERDEMLİ YAŞAM)

İnsanın var olan düzende, kendisini yaşanır kılacak çabaların peşinden gitmesi ancak tanımlı bir ahlak ekseniyle anlam bulacaktır.Yalnız bu çabalama,günümüz dünyasında insanı oldukça zorlamaktadır.Çünkü dünyacı güç,ahlaksal ilkelerle ciddi şekilde çelişmekte, çoğu zaman mal ve mülkün önünde eğilen bir varlığa dönüştürmektedir bireyi.Yeni biçimlenmiş kişilik yapısıyla insan, kendisine çevresi tarafından inandırıldığı hurafelerinbakış açısıyla,kendi güçsüzlüğüne ve kendisinin birey olarak bir anlam taşımadığının önemsizliğine inandırılmıştır.Boyun eğmenin kendisine sevgi ve saygı getireceği yönündeki  telkinler,insanı var olan iradeözgürlüğünden uzaklaştırmıştır.Bir fıtrat olarak vicdan,insanın kendi içine kendi katkısıyla yerleşmiş ama sonradan oluşan yeni kişilik biçimlemesiyle,tamamen kendi isteklerine hizmet eden kurumsal bir amaca dönüşmüştür.İnsanın kendi vicdanına göre yaşayacağı ahlaksal çaba maalesef,hocaefendi, STK vekurumsal yapılarla kısıtlanmaya gidilmiştir.Günümüz insanının özgür düşünmesi ve konuşması,bugün ciddi çevresel etkilerle kısıtlanmakta,yani bireye senin adına herkes senin gibi düşünüyor,herkes zaten senin söylediğini söylüyor gibi telkinlerleinsan,kendinden emin bir şekilde baskı altına alınıyor.Böylelikle güçlü insan görece olarak zayıflatıldı.İnsandaki güçsüzlük ve yalnızlık duygusu arttı.Düşünme ve söz söyleme grupların tekeline geçtiğinden,insanın fıtratındaki girişimcilik ruhuda öldürülmüştür. İnsan iradesini kısıtlayan hangi güç olursa olsun,Allah’ın insana yüklediği anlamı değersizleştirecektir.

Kant’a göre ahlakın kaynağı asla tecrübe olamaz. Ona göre insanlarda bir iyilik iradesi vardır. Bu irade de davranışları menfaat gözetmeksizin ortaya koymanın ta kendisidir. İnsanlar bu iradeyi tecrübeden değil,kendinde olandan kazanmaktadırlar.Ahlakî çabainsanın hiçbir zaman kaçamayacağı bir yazgıdır.Yeniden hayata değer katacakçabalar içine girmeli insan.Bizi kuşatan yenidünyayı,yeni biçimlenmiş insan kimliğinden,kendi medeniyetimizin bizlere yüklediği ahlaki ve irfanî insan kimliğine yeniden büründürmeliyiz. Kendi değerlerimizi erdemli bir yaşam mecrasında sürdürmek için,zihin ve kalp dünyamıza yeniden yükleme yapmalıyız.Bizi biz yapan değerlerimizi idraklerimize yeniden giydirmeli.Yenidünyanın inşasında bize dayatılan değil bize ait olan değerleri müfredat programlarımızda, okullarımızda, evimizde,,mahallemizde ve sokaklarda uygulamaya koymalıyız. Eğitim sistemimizi robotlaşmış insan yetiştirenanlayıştan arıtmalıyız.Cemiyetin ve hayatın içinde olan,hayata ünvanıyla, makamın kibriyle değil,insanlığı ile değer katan insan modeli yetiştirmeliyiz.Eğitimsistemimiz;ne istediğini bilen ve sorgulayan,kendi mutluluğunun yanında cemiyetin mutluluğunu düşünen, genele uyan ama benliğini yitirmeyen,kendinden emin insanlar yetiştirmeli.İnsan kendiliğindenliğini zihinsel kavrayışla ve ruhsal doyumla sağlamalı,toplumsalbenliği,bireysel benlikle güçlü kılmalı.Erdemli bir yaşam hep birilerinin güdümüyle değil,insanın kendi iç dünyası  ve zihinsel analizi ile kendiliğinden,doğalbir şekilde kendini anlatma ve izah etmek ile olur.Çekingenlik ve soyutlanma yaşama karşı duruştur.Kişinin kendisi olması; kişiyi yürekli ve özgür kılmasının yanında kişiye bir duruşta sağlar.

İnsan fiziksel doyumluluğun ötesinde, asıl ruhsal doygunlukla bir anlam kazanmaktadır.Farabi ahlâkî davranışları ve işleri, düşünme gücünün en faydalı ve en güzel olanı keşfetme yeteneği ne kadar ise erdemin de o ölçüde olduğunu belirtiyor.

Ahlaksal çaba, bireye erdemli yaşamaadına, toplumdaki rolünü ve toplum adına gerçekleştireceği hizmetleri gerçekleştirmesinde yeterli nitelikleri kazandırmalıdır.Eğitim bireye toplumun psikolojik temsilcisi olarak değer katar.Hakikatin bulunması yönündeki çaba ise insana güç katacak ve geliştirecektir. İnsanakademik başarıyı aşırı başarma ihtiyacından çıkarmalı. Eğitim sistemimiz uysalolmayan, özgüveni yüksek insan tipi yetiştirmeli. Soru soracak cevap talep edecek insan yetişmesini sağlayacak bir eğitim zihniyeti oluşturulmalıdır.  Çocuklarımızın eğitimi ile ilgili dünyada kendine yer açma, bireysel ikballer elde etme yerine,toplumsal sorumluluk bilinci taşıyacak bireyler yetiştirmeli;Öğrencilerimize okul öncesinden, ilkokuldan, ortaokuldan ve  ortaöğretimden itibaren tarihe, edebiyata, kültüre ve bilime dönük belgesel çalışmalar yaptıracak bir eğitim anlayışıgeliştirmeliyiz. Aynı zamanda tarihimizde öncülük etmiş biyografileri müfredatımızın ana temalarına yerleştirip okullarımızda çocuklarımıza okutmalıyız.

AKADEMİK EĞİTİMCİLER DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

ABDURRAHMAN ÖRNEK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here