Ensar Vakfı Afyon Şubesi adına dinleyici olarak benimde katıldığım ve 23-24 Kasım 2013 tarihlerinde İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Davut Paşa Kampüsünde Düzenlenen Yüzüncü Yılında İmam-Hatip Liseleri Uluslar arası Sempozyumu yurt içinden ve dışından bir çok akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi.


Ensar Vakfı Afyon Şubesi adına dinleyici olarak benimde katıldığım ve 23-24 Kasım 2013 tarihlerinde İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Davut Paşa Kampüsünde Düzenlenen Yüzüncü Yılında İmam-Hatip Liseleri Uluslar arası Sempozyumu yurt içinden ve dışından bir çok akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Sempozyumun düzenleyicileri arasında İlim Yayma Cemiyeti, İlim Yayma Vakfı, ÖNDER, Ensar Vakfı, TÜRGEV (Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı)  ve DEM (Değerler Eğitim Merkezi) gibi STK’lar yanında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Esenler Belediyesi destek verdi.

“Yüzüncü yıl” ifadesi benim gibi birçok kişi için başta şaşırtıcı gelecektir. Çünkü yaygın bilgiye göre imam-hatip liseleri CHP’nin iktidarı döneminde kurulmuştur. Ancak bu bilginin yanlış bir bilgi olduğu sempozyum esnasında ortaya çıktı. 1913 yılında Tevcih-i Cihat nizamnamesiyle açılan Medresetül Vaizin ve Medresetül Eimme vel Huteba (İmamlar ve Hatipler Medresesi) imam hatip liselerinin ilk nüvelerini oluşturmaktadır. 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat kanunu ile kapatılan medreselerin yerine imam hatip liseleri açılır. Ancak bu okullarda programda çoğunlukla bilim ve yabancıl dil eğitimi verilir. Din dersleri ikinci plandadır. Hocalarının çoğu da özel bir dini eğitim görmemiş kişilerden oluşmaktadır. Amaç aslında cumhuriyete bağlı din adamı yetiştirmektir. Buna rağmen 1930’lu yılların başında tekrar kapatılır.

1946 seçimlerinin hileli bir şekilde kazanılması CHP’de bazı değişimlere yol açar. Halkın taleplerine kulak verilmesi gerektiği kabul edilir ve 1949 yılında İslami kimliği olan bir kişi, Şemsettin Günaltay başbakanlığa getirilir ve o günkü şartlarda Dindar denebilecek kişileri kabineye alır. Aynı yıl, ortaokul mezunu, askerliğini yapmış kimseler 10 aylık bir kurs programından geçirilerek din adamı olarak mezun edilir. Yıl sonuna kadar 50 kişi mezun olur. CHP’nin “biz açtık” dediği imam-hatip liseleri işte bu kurstur.

Asıl bugünkü hali ile imam-hatip liseleri Demokrat Parti döneminde Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri’nin imzası ile açılmıştır. Yıl 1951. Aslında CHP önce İmam-Hatip okullarını kapatmış, daha sonra da seçimleri kaybedeceğini anlayınca halkın isteklerine bir parça kulak vermek zorunda kalmış ve sınırlı bilgilerle mezun olan din adamı yetişmesini sağlamıştır.

1951 yılında İstanbul Samatya’da ilk imam-hatip lisesi 270 öğrenci ile eğitim öğretim hayatına başladı. Fakat devletin atadığı öğretmenler içinde din dersleri verecek kimse yoktur. İslami alanlarda ders verecek hocalar, ne yazık ki yıllar süren dini eğitim yasağı sebebiyle yoktur. Merhum Celalettin Ökten hoca, Ömer Nasuhi Bilmen, Hasan Basri Çantay, Mahir İz, Nurettin Topçu gibi isimlerle görüşerek onların bu dersleri vermesini sağlar ve imam-hatipler bugünkü halini almaya başlar. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri kendisine imam-hatiplerin sayısının arttırılması talebinde bulunanlara şöyle cevap verir “Beyler! Siz ne diyorsunuz? Mevcutların kapatılması için Türkiye’nin bütçesi kadar rüşvet teklif edenler var!”

Ancak siyasi iradenin iyi niyetine rağmen engeller çeşitli şekilde devam eder. Örneğin imam-hatip öğrencilerine verilen pasolar okuduğu okulla evi arasında sınırlıdır. Oysa diğer öğrencilerde bir sınır yoktur. Öğrenciler ise bunun çaresini evi en uzak bir yer göstererek aşarlar. 1960 darbesi ve 1971 muhtırası da imam-hatip liselerine darbe vuran diğer gelişmelerdir. 1972 yılında imam-hatip okulunda okumak olmak için erkek olma şartı getirilmiş ve kız öğrencilerin okula gitmesi yasaklanmıştır.

Yakın zamandaki en önemli sorun ise 28 Şubat kararlarının hayata geçirilmesi ile birlikte 8 yıllık kesintisiz eğitimin uygulanmasıyla gerçekleşmiştir. İmam-hatip öğrencilerinin ayrımcılığa tabii tutulması neticesinde imam-hatiplerin orta kısımları kapatılmış ve lise kısmı ise adeta öğrencisiz hale getirilmiştir. Çünkü üniversiteye girişte katsayı uygulaması ile imam-hatip liselerinden mezun öğrencilerin başka alanlara girmesinin önüne geçilmiş ve sadece ilahiyat fakültelerinin yolu açılmıştır. Döneminde neredeyse tıp fakültelerini geçen puanlarla öğrenci almıştır ilahiyat fakülteleri. Tüm ülke bazında 2002-2003 yılında 450 imam-hatip lisesi ve 71100 öğrenci vardı. Ancak eğitimde yapılan ve 4+4+4 olarak biline uygulama sonrasında ve beraberinde katsayı zulmünün ortadan kalkmasıyla birlikte kısa sürede öğrenci artışı sağlanmıştır. 2013-2014 yılında orta ve lise kısmı dahil 2074 imam-hatip lisesi ve 450696 öğrenci sayısına ulaşılmıştır.

Merhum Celalettin Ökten hocaefendinin diktiği fidanlar bütün ülkeyi sarmaktadır. Bu vesile ile hocamızı rahmetle ve minnet anıyoruz. İmam-hatiplerle ilgili daha ayrıntılı bilgi için Yrd. Doç. Dr. Mustafa Öcal hocanın Ensar yayınlarından çıkan 100. Yılında İmam-Hatipler adlı kitabına ve Hüseyin Yorulmaz’ın Hat yayınlarından çıkan Bir Neslin Öncüsü Celal Hoca isimli kitaplarına bakılabilir.

28.11.2013